21. Yüzyıl Yunanistan Demokrasisi

Berlin Türk Eğitim Derneği Rüştü Kam, Batı Trakya’da yaşayan Türklerin vaziyetini kendi gözünden bir makale ile yayınladı. On günlük bir gezi için Batı Trakya köylerini ziyarete giden Kam, tabiatın güzelliğinin yanında insanların mutsuzluğunu da gözlemlemiş. Gezi sırasında köylülerle, yerel yöneticilerle, imam ve öğretmenlerle konuşmuş ancak Türklerin dışardan gelenlere yardım ederken yaşadığı tedirginliği de sezinlemiş.

21. Yüzyıl Yunanistan Demokrasisi
Foto:Rüştü Kam
21. Yüzyıl Yunanistan Demokrasisi
21. Yüzyıl Yunanistan Demokrasisi
21. Yüzyıl Yunanistan Demokrasisi
21. Yüzyıl Yunanistan Demokrasisi
21. Yüzyıl Yunanistan Demokrasisi
21. Yüzyıl Yunanistan Demokrasisi
Berlin Türk Eğitim Derneği Rüştü Kam, Batı Trakya’da yaşayan Türklerin vaziyetini kendi
gözünden bir makale ile yayınladı. On günlük bir gezi için Batı Trakya köylerini ziyarete
giden Kam, tabiatın güzelliğinin yanında insanların mutsuzluğunu da gözlemlemiş. Gezi
sırasında köylülerle, yerel yöneticilerle, imam ve öğretmenlerle konuşmuş ancak Türklerin
dışardan gelenlere yardım ederken yaşadığı tedirginliği de sezinlemiş.
Berlin Türk Eğitim Derneği başkanı olmanın yanı sıra Denizlili bir gazeteci olan Rüştü
Kam’ın makalesi öncelikle 1821 tarihinde devlet olan Yunanistan’ın birinci Kralı Otto ile
başlıyor. Birinci Otto, Yunanistan’ın başına geçirilmiş Alman bir kral aslına bakarsanız. 10
milyon nüfusu içinde 150.000 Pomak, Makedon ve Roman nüfus ile beraber Türk azınlıkları
da barındıran Yunanistan’da, kendi kültürlerinin diğer toplumlara bir hediyesi olan
“Demokrasi” (Demos) kelimesinin esamesinin okunmadığını söylüyor yazar. Kilisenin
ortaçağda gerçekleştirdiği hak ihlalleri ve acıların bir devamının gerçekleştiğini, 21.Yüzyıla
kadar kat edilen tek aşamanın ise kadınların seçme ve seçilme haklarını elde etmiş olmaları ve
köleliğin kaldırılması olduğunu söylüyor.
Atina ve Lozan Antlaşmaları ile hakları garanti altına alınmış olan 150.000 Batı Trakya
Türk’ünün, anlaşmalar üzerinden doğan haklarının yine kağıt üzerinde kaldığının da altını
çiziyor. “Azınlıklar yok sayılmış, demokrasinin doğum yeri olan Yunanistan yapmış bunu.
Hatta ‘Batı Trakya’da Türk yok, Müslüman var!’ diyecek kadar ileri gidilmiş.” diye ifade
eden Rüştü Kam, Türk azınlığın Batı Trakya’da devlet memuru olamadığına,
gayrimenkullerinin ellerinden alındığına hatta ev yapmalarına dahi müsaade edilmediğini
makalesinde belirtiyor.
Yunan üniversitelerine 1997 yılına kadar alınmayan Türk öğrencilerin,
1997 yılından sonra da parmakla sayılacak kadar az sayıda olduklarına dikkat çekiyor.
Tüm bu zorlukların insanları göçe mecbur kılmasının yanı sıra, azınlık temsilcileri için
belirlenmiş %3 barajını eleştiren Kam, vakıf mallarının da Türklerinden elinden alınmak
istendiğini belirtiyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ile bozulmuş olması gereken,
bir seçilmiş (Türkler tarafından) bir atanmış müftü (Yunanistan tarafından) uygulaması ise
hala Yunanistan’ın mahkeme kararına uymaması üzerine geçerliliğine devam etmekte.
Yunanistan penceresinden bu argümanlara verilecek bir yanıt veya yaşanan zorluklara çözüm
üretmesi gereken yetkililerden ise henüz bir adım gelmiş değil.
Haber Metni :Ayşegül Tezcan