4 Kanala Para Cezası Veren RTÜK’e Sansür Suçlaması

4 Kanala Para Cezası Veren RTÜK’e Sansür Suçlaması

4 Kanala Para Cezası Veren RTÜK’e Sansür Suçlaması

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Gezi davasındaki karar duruşması sonrası Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grup Başkanvekili Özgür Özel ve Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın adliye önünde yaptığı açıklamaları canlı olarak yayınlayan Tele1, Flash TV, KRT ve Halk TV’ye reklam gelirlerinin yüzde 3’ü kadar para cezası verdi.

RTÜK’ün oy çokluğu ile verdiği cezanın gerekçesi olarak ‘‘iktidarı küçük düşürme ve aşağılama’’ gösterildi.

Özgür Özel, cezaya konu olan Gezi mahkumiyetlerine dair açıklamasında ‘‘And olsun ki bu kumpası kuranlardan, beraat etmiş Gezi'yi yeni yargılama talimatı verenlerden hesap soracağız. Tarih önünde Recep Tayyip Erdoğan hesap verecektir’’ ifadesini kullanırken Ahmet Şık, ‘‘Hepimizin bir yemin etmesi gerekiyor. O yemin çocuklarımızın geleceğine dair bir söz. Bugün karşı çıkmazsanız haysiyetinizden vazgeçmiş olacaksınız. İktidar zaten haysiyetsiz. Bunlar zaten suç örgütü. İtiraz etmeyen herkes bu kararın sorumlusudur’’ değerlendirmesi yapmıştı.

Dört televizyona verilen cezalarla ilgili gazetecilik örgütleri tepkili.

TGC: ‘‘RTÜK, iktidarın sansür aygıtı’’

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) bir kez daha Radyo Televizyon Üst Kurulu’nu iktidar adına ceza dağıtmaktan vazgeçmeye çağırdı.

TGC’den yapılan açıklamada, ‘‘Radyo Televizyon Üst Kurulu kararlarıyla gazeteciliğe müdahale etmekte, haberi engellemekte, iktidar adına sansür ve cezalandırma görevini yürütmektedir. İktidarın kamu yararına olmayan uygulamalarının eleştirildiği TV kanallarına mutlaka ceza verilmektedir. İktidarı küçük düşürme ve aşağılama iddiasıyla verildiği belirtilen bu karar, RTÜK’ün tüm faaliyetlerini iktidarın çıkarını koruma üzerine kurduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. İktidarı eleştiren medya kuruluşlarını ekonomik olarak zayıflatmaya çalışanların maaşlarını almalarını engellemeye neden olacak bu kararlar, Anayasa’ya, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne de aykırıdır. RTÜK’ü iktidarın sansür aygıtı olmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz’’ dendi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası da bu kararı ‘‘sansür’’ olarak değerlendirerek ‘‘sansür kuruluna hayır’’ şeklinde açıklama yaptı.

RTÜK üyesi Taşçı: ‘‘Bu açık bir sansür’’

Hem toplantıyı hem de RTÜK’ün aldığı kararı kamuoyuna ilk duyuran kişi olan RTÜK üyesi İlhan Taşçı da gazeteci örgütleriyle aynı kanaati paylaşıyor.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Taşçı, ‘‘Aslında bakarsanız RTÜK yönetimi bizim muhalefetimize rağmen daha önce de oy çokluğuyla mesela Engin Altay, mesela Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamalar üzerinden televizyonlara cezalar vermişti. Ancak bu kararın şöyle önemli bir farkı var. Bu kez canlı yayınlar nedeniyle ceza veriliyor. İşte bu tehlikeli çünkü RTÜK’ün yayın hazırlığı ve yayın aşaması için bir yaptırımı yok. Tam da bu nedenle milletvekillerinin canlı yayında yaptığı basın açıklamalarına yönelik bir sansür bu. Bir milletvekilinin basın açıklamasını canlı yayında verdiği için Halk TV, KRT ve Tele 1’e ceza veriliyor. Bu açık bir sansür. Muhalefetin görevi bir iktidarı demokratik yollarla, seçimle devirerek iktidara gelmek. Şimdi bunu söyleyeni canlı yayınlamak bile suç haline getiriliyor’’ dedi.

RTÜK üyesi Konuralp: ‘‘Bu karar milletvekilleri açısından ihlal yaratıyor’’

Bir başka yönetim kurulu üyesi Okan Konuralp da RTÜK’ün verdiği bu kararı basın özgürlüğü bakımından ‘‘garabet’’ olarak niteledi.

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda RTÜK üyesi Konuralp, ‘‘RTÜK, Özgür Özel ve Ahmet Şık’ın Gezi Davası’na ilişkin sözlerini canlı yayınlayan KRT, TELE1, Halk TV ve Flash Haber’e para cezası verdi. Oysa Özgür Özel ve Ahmet Şık’ın değerlendirmeleri ifade özgürlüğü ile yasama sorumsuzluğunun güvencesi altındadır. Milletvekilleri açısından bu yönüyle ihlal yaratan karar, TV’ler açısından da basın özgürlüğü ihlali ve sansür hamlesidir. Uzman raporlarında, mevcut iktidarın ve mahkeme heyetinin itibarının zedelendiği iddiasının da bulunması ayrı bir garabettir. RTÜK’ün aldığı kararlara atfen anımsatmak isterim ki Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Çiğden Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Yiğit Emekçi’nin itibarlı özgürlükleri yakındır. Çünkü demokrasi kazanacak, şüphemiz olmasın’’ dedi.

Halk TV’nin patronu Mahiroğlu: ‘‘Artık tuzun koktuğu ve sözün bittiği noktadayız’’

VOA Türkçe’nin ulaştığı Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu ise durumun ortada olduğunu, bu konuyla ilgili yeni bir yorum yapmak istemediğini söyledi.

Mahiroğlu, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ‘‘Seçilmiş vekillerin basın açıklaması yapması ne zamandan beri suç oldu diye sormayacağım; bu cezanın evrensel yayın ilkelerine aykırı bir durum olduğunu da sorgulamayacağım çünkü artık tuzun koktuğu ve sözün bittiği noktadayız’’ ifadelerini kullandı.

Hilmi Hacaloğlu