40 Yıl Çalışarak Bölgenin Biyolojik Hafızasını Oluşturdu

Bitki Biyoloğu Prof. Dr. Selçuk Ertekin, asistanlığa başladığı yıllardan itibaren topladığı bitkilerle Doğu ve Güneydoğu’nun biyolojik hafızasını oluşturdu. Yaklaşık 40 yıl bölge illerini gezerek 5 bine yakın bitki toplayan Ertekin, şimdi bitkileri dijital müzede sergiliyor

40 Yıl Çalışarak Bölgenin Biyolojik Hafızasını Oluşturdu

Bitki Biyoloğu Prof. Dr. Selçuk Ertekin, asistanlığa başladığı yıllardan itibaren topladığı bitkilerle Doğu ve Güneydoğu’nun biyolojik hafızasını oluşturdu. Yaklaşık 40 yıl bölge illerini gezerek 5 bine yakın bitki toplayan Ertekin, şimdi bitkileri dijital müzede sergiliyor.

Prof. Dr. Selçuk Ertekin, Dicle Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde öğretim görevlisi olduğu yıllarda, Doğu ve Güneydoğu’nun neredeyse tüm illerini gezerek, bilimsel çalışmaları için yabani bitki topladı. Topladığı bitkileri çalışmalarında kullandıktan sonra atmayan Ertekin, geniş bir bitki arşivine sahip oldu. Arşivini VOA Türkçe’ye açan Ertekin, 40 yıla yakın bir süredir bitki topladığını söyledi.

Bine yakın türden yaklaşık 5 bin bitki topladığını ifade eden Ertekin, “Biz örneklerimizi bilimsel amaçlı olarak doğadan topluyoruz. Buradan topladığımız yabani bitkiler ya da doğal bitkileri preslerde kurutuyoruz. Kuruttuktan sonra kartonları etiketliyoruz, isimlerini, teşhislerini yapıp, kartonlara yapıştırıyoruz. Ondan sonra bir dijital herbaryum oluşturduk, dijital herbaryumda herkese açık yayınlıyoruz. Asistanlığa başladığım yıllardan beri bitki topluyorum. 30-40 yıldır bitki topluyorum. Benim kişisel olarak topladığım 5 bine yakın bitki örneği var, tür sayısı için binin üzerinde diyebilirim” dedi.

Doğu ve Güneydoğu’nun biyolojik hafızası

Ertekin bitki toplamak için Şanlıurfa’dan Ağrı’ya kadar bölgenin neredeyse tamamını gezdi. Öğretim görevlisi olduğu Dicle Üniversitesi'nden ihraç edilen Ertekin çalışmalarına ara vermedi. Ertekin, bitki arşivini dijital herbaryumda yani bilimsel bitki müzesinde sergilemeye başladı.

Ertekin, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile Yeni Yaşam Derneği’nin destek verdiği çalışmanın önemini şu cümlelerle anlattı: “Aslında bizim oluşturmaya çalıştığımız herbaryum yani bilimsel bitki müzesidir. Bilimsel bitki müzeleri bir yerde bitki koleksiyonların kaydedildiği yerdir, hafıza evidir. Herbaryumlar bilimsel amaçlı kullanılan, insanların bitkileri tanımasını sağlayan, bilimde de çok çeşitli işlevleri olan bitkileri tanımada kullandığımız yöntemlerden biridir. Bu şekilde bitki örnekleri uzun yıllar saklanabiliyor. Yüzyıllar boyunca saklanabiliyor ve insanlığa hizmet ediyor. Bunların geçmişte nerede yayıldığını, nasıl bir bitki olduğunu, nesli tükenme altında olup olmadığı ancak bu şekilde, bu kayıtlardan öğrenebiliriz.”

Soyu tükenen bitkiler kaybolmaktan kurtuldu

Ertekin’in arşivinde soyu tükenen veya tükenme tehlikesi altına olan bitkiler de bulunuyor. Hem arşiv, hem herbaryum sayesinde bitkilerin gelecek nesillere aktarılabileceğine dikkat çeken Ertekin, “Bitkinin tohumları varsa çoğaltılabilir. Bu bitki örneklerini kurutuyoruz, bunlardan moleküler analiz, DNA analizleri yapılabiliyor, akrabalık ilişkileri bulunabiliyor. Bir yaprak parçasıyla yapabiliyorsunuz. Bilim açısından bu anlamda çok önemli. Soyu tükenme konusunda net konuşamayız ama çok yüksek tehdit altında olan bitkiler var. Bu tehditler de uluslararası kriterlerle belirleniyor. Nesli doğada tükenmiş bir bitki artık tamamen tükendiğini ifade edilir. Çok sayıda bitki kritik tehlikede olan türdür” diye konuştu.

Mahmut Bozarslan