ABD'de Enflasyon Kalıcı Hale mi Geliyor?

ABD'de yüzde 8,3 olarak açıklanan Ağustos ayı enflasyon rakamı, Temmuz ayına kıyasla biraz azalma gösterse de, düşüş beklenenden az oldu. Piyasalar rakama ilk anda sert tepki gösterdi. Şimdi gözler Merkez Bankası FED’in faiz artışıyla ilgili kararına çevrilmiş durumda

ABD'de Enflasyon Kalıcı Hale mi Geliyor?

Amerika’da geçtiğimiz hafta, Ağustos ayının enflasyon rakamı açıklandı ve rakam beklentilerin üstünde kaldı. Şimdi gözler yeni haftada Merkez Bankası FED’in faiz artışıyla ilgili kararına çevrilmiş durumda. Amerika’da enflasyon kalıcı hale mi geliyor yoksa FED hedeflediği yüzde 2’lik enflasyon rakamına ulaşabilecek mi?

Amerika’da enflasyon aylardır ülkenin en önemli gündem maddelerinden biri ve bir süre daha öyle olmaya devam edecek.

Yüzde 8,3 olarak açıklanan Ağustos ayı enflasyon rakamı, Temmuz ayı rakamından biraz azalma gösterse de, düşüş beklenenden az oldu.

Piyasalar rakama ilk anda sert tepki gösterdi.

Associated Press haber ajansından Josh Boak, bunu şu sözlerle açıklıyor: “Neden böyle oldu? Yanıtı basit, enflasyon. Piyasa 8,1 bekliyordu. Enflasyon, piyasaların beklediğinden daha kalıcı görünüyor. Konut fiyatları bir yıl öncesine göre yüzde 6,2 arttı. Konut, tüketici harcamalarının yüzde 41’ine eşit ve enflasyonu yüzde 2’ye düşürmek istiyorsanız konut fiyatları bu şekildeyken nerdeyse imkansız. Piyasa da Merkez Bankası’nın ekonomiyi soğutmak için faiz politikasına devam edeceğini anladı. Bu da şirketler için daha az satış, daha düşük kar demek.”

Josh Boak’ın sözünü ettiği Merkez Bankası kararı Çarşamba açıklanacak.

Ağustos ayı enflasyon rakamıyla birlikte faiz artışının 75 değil 100 puan olabileceğini belirtenler var. Çünkü FED, 2022’nin başından bu yana 4 faiz artışı yaptı ve başkanı Jerome Powell enflasyonla mücadele konusunda agresif olacaklarının mesajını, katıldığı hemen her etkinlikte dile getiriyor.

Powell, son açıklamalarından birinde, “Bana göre doğrudan, yapmakta olduğumuz gibi güçlü hareket etmeli ve buna iş bitinceye kadar, kamuoyunun enflasyonun standart hale geldiği düşüncesine kapılmaması için devam etmeliyiz” dedi.

Yakıt fiyatlarının son dönemde önemli ölçüde düşmesi önceden Ağustos ayı enflasyon rakamına yönelik iyimser tahminleri arttırmış olsa da kira, sağlık harcamaları, araba, gıda gibi önemli kalemlerdeki artış trendinin devam etmesi iyimser beklentileri boşa çıkardı.

Amerikalılar’ın çoğu da enflasyonun etkilerini yaşamlarında yakından hissediyor.

Amerikalı çalışan George Flores’e göre, “En fazla artış kirada. Daha düşük fiyatlar söz konusuydu. Ama şimdilerde yüzde 20 arttı. Gıda fiyatları yükseliyor. Patatesin fiyatındaki etkisini görüyorum. Elektrik de yükseliyor.”

Emekli asker Angel Bernard da, “Birkaç ay önce dişçiye gittim ve 150 dolar ödedim. Daha önce 50, 55, en fazla 70 öderdim. Yemek yediğis izde ertesi günkü akşam yemeğini düşünür hale geldik. Karamsar olmak istemiyorum ama durum ben ve herkes için daha zor olmaya başladı” diyor.

Yakıt fiyatlarının son dönemde önemli ölçüde düşmesi de Amerikalılar’ı rahatlatmışa benzemiyor.

Bir devlet okulunda çalışan Rosa Dehais, “Fiyatlar düştü ama düşüş iki yıl öncesi gibi değil. Yani hala çok yüksek” diyor.


Maaşlarda tarihi artış

Ama madalyonun bir başka yüzü de var. Fiyatlar artıyor ama maaşlar da artıyor. Ağustos ayında maaşlar geçen yıla göre ortalama yüzde 6,7 arttı. Bu, yaklaşık 40 yıldaki en büyük artış.

İş gücü piyasası ülkede hala çok güçlü. Temmuz ayı sonunda işsiz her bir kişi için iki iş imkanı açıldı.

İnsanlar iş değiştirmeye, ev arkadaşlarından ayrılıp, tek başlarına kiralık eve çıkmaya devam ediyor.

Araç fiyatları artsa da, restoranda yemek geçen yıla kıyasla yüzde 8 pahalansa da, hala araba satın alanların sayısı fazla ve hala restoranlar dolu.

ANONS Talebe dayalı enflasyondan da bahsediliyor. Yani tüketiciler ki ekonomik büyümenin yüzde 70’ini temsil ediyorlar, harcamaya devam ediyorlar, daha fazla ödemek istemeseler de. Bir de salgın döneminin olumsuz etkileri hafifliyor. Tedarik zincirinde yaşanan problemlerin nerdeyse sona ermesi enflasyonun üzerindeki baskıyı azaltması bekleniyordu ama öyle olmadı.

MacroPolicy Perspektif’ded ekonomist Laura Rosner Warburton, nakliye maliyetlerinin düştüğüne, tedarik zinciri sorununun azaldığına, üretimin arttığına dikkat çekiyor ama şirketlerin hala söz konusu ürünlerin fiyatlarını arttırmaya devam ettiğini kaydediyor ve bunu ‘sorunlu’ olarak niteliyor.

Bazı ekonomistler de şirketlerin, daha çok ödemek isteyen tüketicilerden istediklerini aldığı düşüncesinde.

Yatırım bankası Jefferies’de baş ekonomist Aneta Markowska, “Görünen o ki perakendeciler fiyatları, yapmak zorunda olduklarından dolayı değil, yapabildikleri için yükseltiyor” diyor ve ekliyor “Tüketici talebi hala çok yüksek.”

İşte bu nedenle Merkez Bankası FED, tüketici talebinin de hala yüksek olduğunu hesaba katarak muhtemelen beklendiği gibi yeni haftada yine faiz artışına gidecek. 75 puan mı 100 puan mı olacak ya da bir sürpriz mi geliyor? Onu dünya kamuoyu Çarşamba günü görecek.

Ama faiz artışı beklendiği gibi gerçekleşirse bu da resesyon tartışmalarını bir kez daha alevlendirecek.

Kongre seçimlerine iki aydan az bir süre kala Powell’ın alacağı kararlar ve enflasyonun seyri Demokratlar’ın Kongre’deki kaderini belirleyeceğe benziyor.

Serhan Akif Akyıldız