ABD'den Avrupa'nın Ortasında "Ortadoğu" Konferansı

ABD'nin Polonya'yla birlikte Varşova'da 13-14 Şubat'ta "Ortadoğu Konferansı" düzenlemesi Avrupa diplomasi çevrelerinde gerilime neden oldu

ABD'den Avrupa'nın Ortasında

PARİS — 

ABD'nin Polonya'yla birlikte Varşova'da 13-14 Şubat'ta "Ortadoğu Konferansı" düzenlemesi Avrupa diplomasi çevrelerinde gerilime neden oldu.

"Ortadoğu'da barış, istikrar, özgürlük ve güvenlik" temasıyla toplanan konferanstan dolayı ev sahibi Polonya memnuniyet duyduğunu açıklarken, bakan seviyesinde düzenlenen toplantıya Fransa ve Almanya, yalnızca bürokrat gönderdi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ise toplantıya katılmıyor.

Uzmanlar, bu konferansın Polonya başta olmak üzere Visegrad Grubu olarak bilinen Macaristan, Çekya ve Slovakya'nın Avrupa Birliği'nden biraz daha izole olmasına yol açacağı görüşünü dile getirdi.

ABD ile birlikte konferansı düzenleyen Polonya, İran, Suriye, Yemen krizi ve tıkanan Filistin-İsrail müzakerelerinin ele alacağı bakan seviyesindeki konferansa 80 ülkeyi davet etti. Rusya katılmayacağını açıkladı, İran ise davet edilmedi.

İran dosyasında ABD ile karşı karşıya gelen Avrupa Birliği, Amerikan ambargosuna rağmen ticareti sürdürme politikasından vazgeçmiyor. Mogherini, Afrika Birliği toplantısında olduğu gerekçesiyle katılmayacağını duyurdu ancak asıl katılmama gerekçesinin İran konusu olduğu belirtiliyor.

Avrupa'nın iki dinamo ülkesinin diplomasi şefleri Alman Dışişleri Bakanı Heiko Mass ve Fransız Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian da, toplantıya katılmayacak. Her iki bakanı da yüksek bürokratlar temsil edecek. AB ile Brexit görüşmelerinin sonuna yaklaşan İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ise katılacağını duyurdu. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, bu buluşmayı "umutsuz İran karşıtları sirki" olarak tanımladı.

Ev sahibi Polonya Dışişleri Bakanı Jacek Czaputowicz, konferansa 11 Ortadoğu ülkesinin bakan seviyesinde katılacağını açıkladı. Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, Ürdün, Kuveyt, Fas, Umman ve Yemen 'bakan seviyesinde', Mısır ve Tunus da bakan yardımcısı seviyesinde katılacağını duyurdu.

İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu da şahsen konferansa katılarak, hem ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, hem de Başkan Yardımcısı Mike Pence ile bir araya gelecek.

"Trump'ın Avrupa'daki müttefikleri"

Ancak ABD'nin gündemindeki konular ve toplantıya mekan olarak Polonya'yı seçmesi AB'yi endişelendirdi. Fransız Le Monde gazetesi, Visegrad Grubu Polonya, Macaristan, Çekya ve Slovakya'nın "Trump'ın Avrupa'daki müttefikleri" olduğunu ve Polonya'nın bu toplantıdan sonra AB'den biraz daha fazla izole olacağını yazdı. ABD'nin "açıkça Avrupa'nın dağılması politikasını izlediği" değerlendirmesinde bulunan Fransız gazetesi, ABD'nin Visegrad ülkeleriyle yakınlaşmasının, Paris ve Berlin'le ilişkilerini dondurduğu yorumunu yaptı.

Le Monde, Başkan Donald Trump'ın seçilmesine sevinen "ender" ülkelerden birisi olan Polonya'nın Trump'ın hassas olduğu Amerikan gazını satın alma ve silah anlaşmaları gibi konularda Washington yönetimine yönelik jestlerde bulunduğuna dikkat çekerek, Polonya'nın 2018'de Amerika'dan 4,75 milyar dolarlık patriot füzeleri aldığını, Konferans sırasındaysa 414 milyon dolar değerinde roketatar alacağını vurguladı.

Polonya ile yakın ilişkilere rağmen, 'enerji kaynaklarını çeşitlendirmeyen' Macaristan'ın aynı yakınlığı göstermemesinden şikayet eden ABD, bu ülkeler üzerindeki Rusya etkisinden endişe duyduğunu açıklıyor. Küçük bir Orta Avrupa turuna çıkan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Macaristan, Slovakya ve Polonya'da yaptığı açıklamalarda "Rusya'nın enerji politikalarının Avrupa'nın bağımsızlığını, Vladimir Putin'in de dünya demokrasilerini tehdit ettiğini" söyledi. Pompeo, "Putin'in NATO üyelerinin arasını açmasına izin vermeyeceğiz" diyerek, bu konudaki rahatsızlığını dile getirdi. Pompeo, Macaristan'ın ekonomik olarak da Çin'e bağımlı hale gelmeye başladığını, özellikle teknoloji devi Huawei'nin ülkeye yerleşmesinden kaygılandıklarını söyledi. Ancak ABD, Filistin-İsrail krizi konusunda Başbakan Victor Orban ile aynı çizgide buluşuyor.