AB'de Göçmen Akınına Karşı Duvarlar Yükseliyor

Avrupa'da Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Schengen sınırlarının açılmasıyla kalkan "duvarlar" göçmen akını korkusuyla yeniden örülüyor. Son yaşanan göç dalgasıyla, AB sınırlarına duvar örülmesini savunan ülkelerin sayısı, üye sayısının yarısını aşarak 14'ü buldu

AB'de Göçmen Akınına Karşı Duvarlar Yükseliyor

Manş Denizi'nde Fransa'nın Calais kenti açıklarında çoğu Iraklı ve İranlı Kürtler'den oluşan 27 göçmenin yaşamını yitirmesi üzerine Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Birliği bakanlarının acil toplanması çağrısı yaptı. Macron, AB'nin göçmen akını karşısında ortak bir politika belirlemesini istedi.

AB bakanları ve Avrupa Komisyonu'nun, Calais kentinde Pazar günü bir toplantıda buluşması bekleniyor. Fransız basını, Fransa'nın "Belçika, Almanya, Hollanda ve İngiltere'nin göçten sorumlu bakanlarını ve Avrupa Komisyonu'nu Pazar günü Calais'de toplantıya davet ettiğini" bildirdi.

Başbakan'ın hizmetleri, "Bu toplantı, polis, yargı ve insani işbirliğini güçlendirmenin yollarını ve araçlarını tanımlamayı mümkün kılmalı", "göç akışlarında çalışan kaçakçı ağlarına karşı daha iyi mücadele" sağlamalıdır.ca

Belarus sınırına dayanan göçmenlerin çoğunluğu Iraklı Kürtler'den oluşunca, AB yönetimi önce Irak, Suriye, Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi ülkelerle temasa geçmeyi seçti. Ancak göç dalgasından korkan Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya gibi sınır ülkeleri, AB içindeki karşıt görüşlere rağmen, göçmen akınını "yeni duvarlar örerek" engellemek için kolları sıvadı.

Avrupa'da Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Schengen sınırlarının açılmasıyla kalkan "duvarlar" göçmen akını korkusuyla yeniden örülüyor. Son yaşanan göç dalgasıyla, AB sınırlarına duvar örülmesini savunan ülkelerin sayısı, üye sayısının yarısını aşarak 14'ü buldu.

Son olarak Polonya Sınır Muhafızları, yaklaşık 200 göçmenden oluşan bir grubun Polonya-Belarus sınırındaki çiti aşmaya çalıştığını bildirdi.

Sınır Muhafızları sözcüsü Anna Michalska, göçmenlerin sınırı geçmek için çitin bir bölümünü kütüklerle dümdüz ettiğini, 5 göçmenin yorgunluktan hastaneye kaldırıldığını söyledi.

Belarus'tan Polonya'ya girmeye çalışan göçmenler nedeniyle, beton, keskin dikenli teller ya da diğer metallerden örülen duvarlar yeniden AB sınırlarında yükselmeye başladı. Buna ek olarak, Polonya, Litvanya ve Letonya yüzlerce kilometrelik yeni beton duvarlar öreceğini açıkladı. Bu üç ülke, Litvanya ve Letonya sınır güvenliği ve duvar harcamalarının yüzde 50'sinin Brüksel tarafından ödenmesini istiyor.

"Çözüm" mü "nefret sembolü" mü?

AB'nin dış sınırlarını çevreleyen duvarlar konusunda ikiye bölünen AB içinde bir grup, duvarları "AB dışı ülkelerden göçmen geçişlerine karşı korunması için tek çözüm" olarak görüyor. Karşı çıkanlar ise "Berlin Duvarı’nın yeniden dirilişinin ve nefretin sembolü" olarak değerlendiriyor.

Şimdiden Belarus sınırına yüksek dikenli telleri yığan Polonya, Aralık ayında beton duvar inşaatına başlıyor. Yaklaşık 180 kilometre boyunca örülmesi planlanan duvarın tahmini maliyeti 345 milyon Euro. Litvanya da 508 kilometrelik sınırına 152 milyon Euro'luk duvar örecek. Üstelik gözetleme sistemleri için de 42 milyon Euro ekleyecek. Henüz sınırlarında göçmen akını yaşanmayan Letonya, tedbir için 38 milyon Euro bütçe ayırarak 136 kilometrelik bariyer inşa etme kararı aldı.

AB sınırlarında daha önce tabu olarak değerlendirilen duvar örme fikri giderek daha çok kabul görürken, bu fikre yönelik eleştiriler de azaldı. AB sınırlarında Fas'taki iki İspanyol yerleşim bölgesi Ceuta ve Melilla, Yunanistan ile Türkiye arasındaki duvar ve Calais'deki duvarların toplamını hesaplayan Hollandalı sivil toplum örgütü TNI'ye göre, 2018'in sonunda Avrupa'da karada veya denizde toplam 1.000 km duvar zaten örüldü. Buna yüzlerce km'yi bula yeni duvarlar eklenecek.

"AB duvar masraflarının yarısını ödesin"

AB Komisyonu üzerine baskı yapan 12 AB üyesi ülke, sınırlara örülecek duvarların AB tarafından finanse edilmesini istiyor. Bu ülkeler Polonya, Estonya, Litvanya, Letonya Macaristan, Avusturya, Bulgaristan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Yunanistan ve Slovakya.

AB başkanlığını elinde tuttuğu için "tarafsızlık" yükümlülüğüne tabi olan Slovenya ile Schengen serbest dolaşım anlaşmasına katılmayan Romanya'nın da desteği eklenince duvarları savunan ülke sayısı 14'ü buluyor. Bu da AB’ye üye devletlerin yarısından fazlası anlamına geliyor.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de, Kasım ayı başında bu talebe "Komisyon ve Avrupa Parlamentosu'nun çitler ve duvarlar için fon sağlanmayacağına dair uzun süredir devam eden ortak bir tutumu var" yanıtını verdi.

AB Komisyonu başkan yardımcısı Margaritis Schinas da duvarları ödemeyecekleri açıklamasını yineledi. Ancak Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel'in geçtiğimiz günlerde bu tür bir finansmanın "yasal olarak mümkün" olduğunu vurgulaması, konunun AB içinde giderek daha güçlü dillendirdiğinin bir göstergesi.

Paris'te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştükten sonra Le Figaro Gazetesi'ne konuşan Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, Brüksel'e açıkça, "Biz işimizi yapıyoruz. NATO'nun doğu kanadını ve AB'yi savunduğumuzu gösteriyoruz" mesajını verdi. Macron'a duvarların AB tarafından ödenmesi konusunu görüşmediklerini belirten Morawiecki, önceliğin "AB'nin sınırlarındaki tehditlere karşı ortak politika belirlemek" olduğunu söylediğini, Macron'un da kendisiyle aynı fikirde olduğunu dile getirdi. Ancak daha sonra bu konunun gündeme geleceğinin işaretini de verdi.

Morawiecki, "Zaten bizim sınırlarımızda bir bariyer var. Yunanistan ile Türkiye arasındaki çok yüksek duvarlar kadar da sıkı değil bunlar. Ama evet, etkisi çok olumlu olacak bir duvar öreceğiz. Biz işimizi yapıyoruz. NATO'nun doğu kanadını ve Avrupa Birliği'ni savunduğumuzu gösteriyoruz. (Belarus Cumhurbaşkanı) Bay Lukaşenko'ya da Avrupa'ya şantaj yapmayacağını gösterdik. Polonya ile AB arasında, duvarın finansmanında yüzde 50'lik bir paylaşımın adil olduğunu düşünüyorum" dedi.

Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukaşenko'yu, AB yaptırımlarına misilleme olarak 27 üyeli bloğu istikrarsızlaştırmak amacıyla göçmenleri piyon olarak kullanmakla suçlanıyor. Belarus ise göçmen krizini planladığı şeklindeki suçlamaları reddediyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, "Belarus ve Polonya arasında mahsur kalan veya kaybolan insanların, dondurucu soğuklarda günlerce ve hatta haftalarca yiyecek ve su olmadan ormanlar, bataklıklar ve nehirler arasında yaptıkları yolculukların yürek parçalayıcı" olduğunu belirterek, Belarus sınırında en az 13 kişinin insanlık dışı koşullardan dolayı hayatını kaybettiğini açıkladı.

AB'den sınırlara 6,4 milyar bütçe

AB, 2014 ile 2020 yılları arasında sınır gözlemi, geçiş yollarının onarımı ve görevlilerin eğitimi için 2,8 milyar Euro'luk fon aktardı. 2021-2027 Bütçesi'nde bu iş için 6,4 milyar Euro ayrılması planlanıyor.

Ancak uzmanlar, "duvarlar etrafındaki tüm girişimleri finanse eden AB'nin" duvarı finansman sağlamadığını söylemesinin gerçekleri yansıtmadığını belirtiyor. Brüksel Salı günü Polonya, Litvanya ve Letonya'nın Belarus sınırlarını güçlendirmesine yardımcı olmak için 200 milyon Euro yardımda bulunma kararı aldığını açıkladı. Bu para duvarları finanse etmese de bu yapılara yerleştirilecek gözetim sistemleri ve burada görev yapacak personelin eğitimi için kullanılacak.

Arzu Kılıç