AB'den Gazetecileri Hedef Alan Davaları Kısıtlama Yasası

Avrupa Komisyonu, hükümetlerin ve şirketlerin muhalif gazetecileri ve hak savunucularını susturmayı amaçlayan hukuki girişimlerini kısıtlamak amacıyla yasal düzenleme teklifinde bulundu

AB'den Gazetecileri Hedef Alan Davaları Kısıtlama Yasası

Avrupa Komisyonu, hükümetlerin ve şirketlerin muhalif gazetecileri ve hak savunucularını susturmayı amaçlayan hukuki girişimlerini kısıtlamak amacıyla yasal düzenleme teklifinde bulundu.

27 üyeli Avrupa Birliği'nde demokrasinin durumunu değerlendirme altına alan Avrupa Komisyonu, geçen yıl, kamusal katılıma karşı stratejik davalar olarak bilinen adımların ”ciddi bir kaygı unsuru” olduğunu belirtti.

Yeni hukuki önerilerde bulunan Avrupa Komisyonu, açıklamasında, "Kamusal katılımı hedef alan açıkça temelsiz olan ya da suistimal niteliği taşıyan yargılamalar, Avrupa Birliği'nde yeni ortaya çıkan, ancak giderek yaygınlaşan bir olgu haline geldi" ifadelerine yer verdi.

Avrupa Komisyonu, genellikle hakarete dayalı orantısız davaların, hedef alınan kişileri korkutma, bu kişilerin kaynaklarını tüketme ve genellikle farklı yargı alanlarında açılan birden çok davayla elini kolunu bağlama amacı güttüğünü kaydetti.

Komisyon, siyasi gücü ya da parası olan davacılar tarafından açılan bu davaların hedef alınan kişiler üzerinde şok etkisi yarattığını, bu kişiler arasında akademisyenler, LGBT toplumu üyeleri, çevreciler ve sendikacıların yer aldığını belirtti.

Açıklamada yer alan ayrıntılar arasında, Malta'da yolsuzlukları soruşturan gazeteci Daphne Caruana Galizia hakkında, öldürüldüğü 2017 yılında yaklaşık 40 hakaret davası açıldığı da bulunuyor.

Avrupa Komisyonu'nun Değerler ve Şeffaflık Komiseri Yardımcısı Vera Jourova, "Bir demokraside servet ve güç, hiç kimseye gerçeklerin üzerinde avantaj sağlayamaz. Kamu çıkarı sözkonusu olduğunda risk alan ve ses çıkaranları korumaya yardım ediyoruz" şeklinde konuştu.

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği içinde hiçbir ülkenin kamusal katılıma karşı stratejik davalara ilişkin önlem almadığının ve sadece dört ülkenin bu davalara karşı adım atmayı düşündüğünün altını çizdi.

Bu tür davaların erken aşamada reddine olanak tanıyacak ve tüm hukuki masrafların sorumluluğunu davacıya yükleyecek olan yeni kuralların yürürlüğe girmesi için Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanması gerekiyor.

Yeni kuralların, kara para aklama ya da iklimle ilgili meseleler gibi, geniş kapsamlı sosyal çıkarların sözkonusu olduğu, sınırlar ötesi sonuçları olacak davalar üzerinde de etkili olması öngörülüyor.

Avrupa Parlamentosu'ndaki yeşil cephe, öneriyi memnunlukla karşıladı, ancak yetersiz buldu. Bunun nedeni, yeni kuralların, üye ülkelerin kendi içindeki davalarda da benzer önlemler almak zorunda bırakmaması ve bu davaları ceza hukuku yerine medeni hukuk kapsamı altında değerlendirmesi.


Avrupa Birliği, geçen yıl bu konuya ilişkin raporunda, kamusal katılıma karşı stratejik davaların devlet bütçelerinden fonlanmasına ilişkin kaygılar olduğunu ifade etmişti.

Avrupa Komisyonu'nun bugünkü tasarısı uyarınca kamusal katılıma karşı stratejik davaların hedef aldığı kişiler, tazminat davası açabilecek ve mahkemelere, caydırma amacıyla davacılar aleyhine ceza talebinde bulunma yetkisi tanınacak.

Tasarı ayrıca Avrupa Birliği ülkelerinin, İngiltere dahil birlik dışından ülkelerin Avrupa Birliği vatandaşları aleyhine açılan davaları düşürmesine de olanak tanıyacak.