Afganistan’da Çocuklarını Satmak Zorunda Kalanlar

Afganlar’ın üçte biri bugünlerde açlıkla boğuşuyor. Çocuklar açlıktan ölme riskiyle karşı karşıya. Bazı aileler çocuklarını bu korkunç durumdan kurtarmak için birini feda etmeye, daha doğrusu satmaya razı oluyor

Afganistan’da Çocuklarını Satmak Zorunda Kalanlar

Afganlar’ın üçte biri bugünlerde açlıkla boğuşuyor. Çocuklar açlıktan ölme riskiyle karşı karşıya. Bazı aileler çocuklarını bu korkunç durumdan kurtarmak için birini feda etmeye, daha doğrusu satmaya razı oluyor.

Arkadaşlarıyla oynayan küçük Sıddıka geleceğinin çalındığından habersiz. Anne-babası onu yurtdışında çalışan bir Afgan’a 2 bin dolara sattı.

Yalnız o değil, birçok küçük kız ya satıldı ya da satılmak üzere.

Kampta karşılaştığımız kızlar 10 yaşın altında görünüyor, ya satıldılar ya da satılmak üzereler. N eden bu kızların satıldığını sorduğumuzda Abdulaziz kendini zor tutuyor.

Abdülaziz, “Çocuklarımıza uyku hapı veriyoruz çünkü ağlıyorlar ve yemek istiyorlar. Bir dönem hayatımız vardı. Zengindik. Sonra kuraklık geldi. Savaş gençlerimizi öldürdü. Feryab eyaletinden Herat’a kaçtık. Yeni hükümet iş başına geldiğinden beri bir çuval buğday 25 dolara çıktı. Nasıl satın alacağız? 3 yıldır bu şekilde yaşıyoruz” diyor.

Anne-babalar diğer çocuklarını açlıktan kurtarmak için birini satıyor. Savaş ve kuraklık Afganistan’ı zaten harap etti. Ülke ekonomisi büyük çoğunlukla yabancı kaynaklara dayanıyor. Taleban 6 ay önce ülkenin kontrolünü ele geçirdiğinde Afganistan’a uluslararası mali destek de sona erdi. Afgan ekonomisinin çökmesi mali ekonomik sıkıntıları daha da arttırdı.

Afganların yüzde 90’ı günde 2 dolardan daha az kazanıyor. Nüfusun yaklaşık yarısı açlıkla karşı karşıya. Bir milyon çocuk tehlike sınırında.

İçinde bulunduğu durum Şirine’yi öfkelendiriyor. Yere bir çuval çöp fırlatıyor ve bağırmaya başlıyor.

Şirine, “İlaç için paramız yok, çocuklarımız için yemeğimiz yok. Bu korkunç soğukta, bu kayalarda yaşıyoruz. Bizi ısıtacak bir ateş yok. Çocuğum yeni bu çöpü getirdi. Bundan 3-5 kuruş kazanabiliriz. Bu bizim ettiğimiz değer” diyor.

Sıddıka’nın babası, kızını erişkin yaşa geldiğinde evlendirilmek üzere sattı. Ama bir kez satılınca artık diğer tarafın kızının hayatını kontrol ettiğini kabul ediyor.

Sıddıka’nın babası “Daha çok genç. Bir şey bilmiyor. Artık onlara ait. Başka seçeneğimiz olmadığı için bunu yaptık. Gelecekte onu neyin beklediğini bilmiyoruz” diyor.

Bizle konuşurken çevredeki insanlar da konuşmaya dahil olmaya başladı. “Hiçbir şeyimiz yok, ne yapmamız gerekiyor” diye sordular.

Sonra bir kadın öfkeli bir şekilde “hayvanlar gibi çocuklarımızı satıyoruz” diye bağırdı.

Ayesha Tanzeem