AİHM'den Demirtaş ve HDP Vekilleri Hakkında Karar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, cezaevinde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile 40 HDP'li milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasının anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddesine aykırı olduğuna karar verdi

AİHM'den Demirtaş ve HDP Vekilleri Hakkında Karar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, cezaevinde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile 40 HDP'li milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili beklenen kararını verdi.

AİHM, Demirtaş ve HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasının anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ifade özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddesine aykırı olduğuna karar verdi. Mahkeme, her milletvekili için 5 bin 500 Euro maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmetti. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, "Bu karar üzerine dokunulmazlıklar kaldırıldıktan sonra başlayan ve yürütülen bütün davalar derhal durdurulmalıdır" dedi.

Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bir başkan ve iki hakimden oluşan AİHM Özel Komitesi, Selahattin Demirtaş ve aralarında Ertuğrul Kürkçü, Osman Baydemir, Dilek Öcalan, Figen Yüksekdağ, Altan Tan, Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in de olduğu 40 milletvekili hakkındaki "son ve kesin" kararını verdi. Davayı 11 Ocak'ta görüşen mahkeme, kararın "başvuranın iddiaları, davalı devlet hükümeti tarafından iletilen görüşler ve İfade Özgürlüğü Derneği tarafından sunulan iddialar dikkate alınarak" verildiğini belirtti.

Demirtaş ve 40 milletvekilinin, 20 Mayıs 2016 tarihli anayasa değişikliğine dayanarak dokunulmazlıklarının "siyasi görüşleri" nedeniyle kaldırıldığı gerekçesiyle mahkemeye başvurulduğu belirtilen kararda, söz konusu anayasa değişikliklerinin etkisinin AİHM tarafından alınan Selahattin Demirtaş davası kararında açıkça vurgulandığı belirtildi.

Demirtaş ve milletvekilleri, AİHM'e yaptıkları başvuruda, "Söz konusu anayasa değişikliğinin ardından, haklarında cezai kovuşturmanın başladığını, 14 milletvekilinin bu kapsamda tutuklu yargılandığını, kararın vekillerin siyasi görüşlerine dayandığını, ifade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğü haklarının ihlal edildiğini, bu bağlamda AİHS'in 9, 10, 11 ve 18'inci maddelerinin ihlal edildiğini" iddia etti. Ancak mahkeme, yalnızca "ifade özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddenin ihlal edildiğine karar verdi.

Kararda, "Başvuranlar, siyasi görüşleri nedeniyle milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasından şikayet etmektedirler. Mevcut içtihatları ve başvuranlar tarafından sunulan şikayetin niteliği ışığında, Mahkeme, mevcut davada ortaya atılan hususların sadece 10’uncu madde kapsamında incelenmesi gerekebileceği kanaatindedir. AİHM, 20 Mayıs 2016 tarihli anayasa değişikliğinin öngörülebilirliğine ilişkin Selahattin Demirtaş ve Demir Kerestecioğlu davalarında alınan içtihat niteliğindeki kararlarına atıfta bulunur. Mahkeme'nin bu kararlardaki gerekçesi ve vardığı sonuç, aynı anayasa değişikliğinden etkilenen ve milletvekili statüleriyle bağlantılı dokunulmazlıklarını kaldıran başvuranlar için de geçerlidir. Dokunulmazlıkların kaldırılması, AİHS'in ifade özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddesine aykırıdır" denildi.

AİHM, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında bir nedensellik bağı görmediklerini belirterek, istenilen tazminat miktarlarını onaylamadı. Ancak, her milletvekiline 5 bin Euro manevi tazminat, 500 Euro da dava masrafı ödenmesine hükmetti.

Kararda, mahkeme sırasında yaşamını yitiren iki milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat'ın ailesinin davayı sürdürmek için başvuru yapmadığı, Kadri Yıldırım'ın eşi Canan Yıldırım'ın ise davayı sürdürmek istediğini bildirdiği, bu talebinin mahkeme tarafından kabul edildiği de belirtildi.

Sancar “Yargılamalar durdurulmalı”

AİHM’in kararına HDP’den ilk tepki Eş Genel Başkan Mithat Sancar’dan geldi. Haftalık TBMM grup toplantısında konuşan Sancar, AİHM kararı sonrası bütün davaların durdurulması gerektiğini savundu. Açılan davalar nedeniyle tutuklanan HDP’lilerin serbest bırakılması gerektiğini söyleyen Sancar, “Bu iktidar anayasayı sürekli ihlal ediyor. Çünkü bu kararların gereğini yerine getirmek anayasanın 90’ıncı maddesinin ortaya koyduğu bir yükümlülük ve görevdir. Bu karar üzerine yapılması gereken nedir? Dokunulmazlıklar kaldırıldıktan sonra başlayan ve yürütülen bütün davalar derhal durdurulmalıdır. Bu davalar nedeniyle tutuklu olan bütün arkadaşlarımız, siyasi rehine olarak tutulan bütün yoldaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Biz bu kararların gereğinin yerine getirilmesi için hukuk mücadelesini elbette sürdüreceğiz ama iktidarın bunu yapmak için zorlanması büyük bir toplumsal gücün ortaya çıkmasıyla daha kolay olacaktır” dedi.

HDP Merkez Yürütme Kurulu’ndan yapılan açıklamada ise "kararın derhal uygulanması" istendi. Yargılamaların durdurulmasının yeterli olmayacağı ve tutuklu HDP’lilerin de serbest bırakılması gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

"AİHM’in verdiği bu karar, kesin nitelikli bir karar olup derhal uygulanmalıdır. Bugünkü kararla dokunulmazlıkların kaldırılması sonrası başlayan davalar derhal durdurulmalı, cezaevinde bulunan tutuklu arkadaşlarımız tahliye edilmeli, hükümlülerin infazları durdurularak arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır."

"Bu basit bir fikir özgürlüğü ihlal kararı değil"

AİHM kararını VOA Türkçe’ye değerlendiren Selahattin Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman, kararın basit bir fikir özgürlüğü ihlali kararı olmadığını söyledi.

HDP milletvekillerine yönelik yargılamaların meşruiyetinin ortadan kalktığını savunan Karaman, "Bu yargılamaların önünü açan adım, dokunulmazlıkların kaldırılmasıydı. 20 Mayıs 2016 tarihinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını getiren Anayasa değişikliği, Anayasaya aykırı bir düzenleme ise, ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu kararla onu ortaya koyuyor, demek ki bütün bu yapılan işlemler ve yargısal tasarrufların tamamı, halihazırda sürenler 6-8 Ekim olayları ile ilgili Demirtaş ve Figen Hanım yönünden süren yargılamaların meşruiyeti kalmamış durumda. Bunların tamamının tekrarlanması gerekiyor. Tutuklular varsa hemen tahliye edilmesi gerekiyor. Gömleğin ilk düğmesi buydu, bundan sona bütün düğmeler yanlış iliklenmiş oldu. Dolayısıyla sil baştan düzeltmek gerekiyor, düğmeleri yeniden açmak gerekiyor. Kesinleşmiş dosyaları yeniden yargılamaya konu etmek lazım, mevcut yargılamalarda yapılan bütün işlemleri iptal edip, başa dönmemiz gerekiyor" diye konuştu.