Alkollü İçecekler Zamlandıkça “Sahte” Riski Büyüyor

Döviz kuruna bağlı fiyat artışları alkollü içeceklerde sahte üretimi ve satış riskini de arttırıyor. Sahte içki tüketimine bağlı ölüm riskine karşı TMMOB Kimya Mühendisleri Odası ve Türkiye Tekel Bayileri Platformu gibi kuruluşlar yüksek vergilendirmeden vazgeçilmesi gerektiğini işaret ediyor

Alkollü İçecekler Zamlandıkça “Sahte” Riski Büyüyor

Türkiye’de enflasyonu düşürme iddiasıyla faiz indirimi politikasına devam edilmesi nedeniyle döviz kuruna bağlı fiyat artışlarıyla alkollü içeceklerde sahte üretimi ve satış riskini de arttırıyor. Sahte içki tüketimine bağlı ölüm riskine karşı TMMOB Kimya Mühendisleri Odası ve Türkiye Tekel Bayileri Platformu gibi kuruluşlar yüksek vergilendirmeden vazgeçilmesi gerektiğini işaret ediyor.

Alkollü içecek fiyatları ithal hammadde girdileri nedeniyle yerli ürünler de dahil olmak üzere döviz kurundaki tırmanış gerekçesiyle zamlanırken, Türkiye’de son bir hafta içerisinde sahte içki tüketiminden dolayı en az 50 can kaybı gerçekleşti. İstanbul Valiliği’nce sadece Aralık ayı içerisinde sahte içki kaynaklı zehirlenme vakası olarak en az 43 kişi sağlık kuruluşlarına başvuruda bulundu.

Son olarak Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), “yeni yıl öncesi öncesinde piyasaya sahte içki sürerek halk sağlığını tehlikeye atan suç örgütlerine yönelik harekete geçildiğini” açıkladı. Ülke genelinde “Zehir” kod adıyla operasyonlar yürütülmeye başlandığı vurgulanan açıklamada, “60 şüpheli şahıs yakalandı ve 31 bin 343 litre sahte/kaçak alkollü içki, 5 bin 220 etiket, 102 adet sahte bandrol ile 61 şişe alkol aroması ele geçirildi. Operasyon ile ilgili çalışmalar devam ediyor” bilgisi paylaşıldı.

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Başkanı Ali Nar ise, kimya uzmanlığı gerektirmesine rağmen ülke genelinde alkollü içecek üretiminin yaygınlaştığına dikkat çekti. Nar, bunun yüksek vergi oranlarıyla pahalı ürün fiyatlarından kaynaklandığını vurguladı.

Türkiye Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş da etil alkol satışına önce izin verilmişken sonra içki firmaları girişimiyle bunun yasaklandığını anımsatarak, alkollü içeceklere son beş yılda yüzde 234 oranında zam gelmesiyle birlikte özellikle de yılbaşı öncesinde yaygın şekilde sahte içki sorunu yaşandığını söyledi.

VOA Türkçe’nin mikrofon uzattığı tüketiciler ise, sağlık her şeyin başı yaklaşımıyla tekel bayilerinden alkollü içecek aldıklarını belirtirken, ancak hem fiyat artışlarından şikayetçi oldu hem de çevrelerinde çok fazla evde alkol üretimi yapanlar olduğunu anlattı.

“Devlet vergiyi azaltmalı ve güvenilir etil alkol sağlamalı”

VOA Türkçe’nin sahte içki sorununa ilişkin görüş aldığı TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Ali Nar, geçtiğimiz yıllara kıyasla şu anda sahte içki kaynaklı zehirlenme olaylarında ciddi artış görüldüğünü belirterek, “Hem ÖTV’nin hem KDV’nin yüksek olması nedeniyle insanlar daha ucuz ürünlere güvenli olup olmadığını çok fazla düşünmeden yöneliyor. Bu da insan sağlığı açısından kör olmak, zehirlenmek ve hatta ölüm gibi pek çok hayati soruna yol açıyor. Vergi oranlarından dolayı içkinin pahalı olması, tüketiciyi ister istemez merdiven altı ürünlere yöneltiyor” dedi.

Yılbaşı öncesinde sahte içki kaynaklı olaylarda artış olabileceğini işaret eden Ali Nar, “Kimya ile tanışmış olmak kimyager olmak anlamına gelmiyor. Üretim ve arz şekli ciddi bir iş. Üretiminde devletin denetiminde özellikle kimya mühendisi, biyoloji mühendisi veya kimyager gibi uzmanlar gözetiminde işlemler yapılması gerekiyor. Bilinçsiz üretici ya da tüketici bunun farkında değil. Tüketicileri kurumsal olmayan yapılardan, resmi bayi olmayan yerlerden alkollü içecek almamak gerektiğini konusunda uyarmak gerekiyor. Devlet mutlaka vergileri düşürmeli ki ucuz ürün arayışı oluşmamalı. Vergiler düşürülemiyorsa da piyasaya güvenilir denetim mekanizması içerisinde etil alkol sağlanmalıdır. Sonuçta alkollü içkiyi tüketici tüketiyor. En azından ölümleri önleyebiliriz” diye konuştu.

Etanol tarımsal bir ürün iken metanol kimyasal bir ürün olduğu için körlüğe ve hatta ölümlere yol açtığını söyleyen Nar, bu nedenle kimyager olmasalar da evlerinde içki üretmek isteyenlere piyasada denetimli etil alkol satışı olursa hayati riskin azaltılacağını anlattı.

“Son beş yılda alkole yüzde 234 zam geldi”

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Türkiye Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş da, köylülerce taşrada usulüne uygun şarap üretenler olduğunu anımsatarak, “Genellikle de son beş yıldır her yılbaşı öncesinde sahte içki meselesi göz önüne geliyor. Oysa Avrupa’da yaşayanlar kendi içkilerini üretebiliyor. Burada sorun etil alkol satışı içerisine metil alkol karıştırılması. Merdiven altı, fason işletmecilerde alkollü içki üretimi için diye etil yerine metil alkol satışı yapılıyor” tespitini aktardı.

İnternet aracılığıyla yüzlerce işletme tarafından etil alkol satışı yapılmaya devam edildiğini kaydeden Aybaş, “1 Mart 2018 itibariyle tekel bayilerince etil alkol satışı yapılması yasaklandı. Oysa bizlerde TAPDK (Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı) denetiminde ruhsatlı satış yapılıyordu. Bu kaçak alkol sorunu büyümeye devam edecektir çünkü yüksek derecede vergi oranı var ve zamlar var. Son beş yılda alkole gelen zamlar yüzde 234’tür. Dünyada hiçbir yerde yok. Mesela bu nedenle bizim ülkemizde üretilen, Türk malı Yeni Rakı bile Avrupa’dan kaçak girdi. Maalesef izahı olmayan şey. Ve bu yaşandı ülkemizde” dedi.

“10 boş şişe 1 dolu şişe bira ediyordu, şimdi 60 boş şişe ile zor”

Ocak 2022 itibariyle alkollü içecek fiyatlarında ÖTV artışı olacağını ve üretici firmalarca satış fiyatı zammı yapılacağını vurgulayan Aybaş, “Mevcut zamlar, hepsi kur artışı kaynaklı. Henüz ÖTV ve firmalar zammı yansımadı. Beklediğimiz zam oran yüzde 30-35 arası. Konuşulanlar duyduklarımız… Döviz kuru maşallah yerinde durmuyor. 10 boş şişeye 1 adet bira alabiliyordunuz şimdi 60’a yakın boş şişe getirmeniz gerekiyor dolu bir şişe alabilmek için... Ne yazık ki fiyatlar durmayacak zamlar devam edecek ölümler de ne yazık ki trajikomik bir şekilde devam edecek. Oysa bizim ülkemiz sosyal içici. Alkolizmle mücadelede biz OECD ülkeleri içerisinde sondan dördüncüyüz. Herkeste artık şöyle bir cümle var: Hepimiz kimyager olduk. Ben bunu kabul etmiyorum kimyager değilsiniz. Etil alkol ve anason kitiyle kimyager olamazsınız. Sadece kendinizi kandırırsınız” diye konuştu.

CHP: “Sorun ÖTV oranı ve fiyat artışı kaynaklı”

Sahte içki kaynaklı ölümler, TBMM Genel Kurulu’nda 12 günlük bütçe görüşmeleri maratonunda da gündemdeydi. CHP’li vekillerce Özel Tüketim Vergisi’nin (ÖTV) alkollü içecek fiyatlarında yük oluşturduğunu belirterek, “kötü alışkanlıklardan koruma” gerekçesiyle AKP iktidarınca yüksek vergilendirme yapılmasıyla ucuz diye sahte içki pazarı oluştuğunu işaret etti.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, “Başka ülkelerde neden kaçak içkiden kimse yaşamını yitirmiyor? Acil bir düzenleme yapılmadığı takdirde her gün maalesef ölüm haberiyle karşılaşmaya devam edeceğiz. İktidar bu fiyat politikasıyla devam ederse maalesef bu ölüm artışları devam edecek. Alkollü ürünlerden alınan ÖTV oranlarının çok yüksek olması ve hızla yükselmesi bu durumun en büyük nedenidir. Bütçe açıklarını kapatmak alkol alanların görevi değildir. Sayıştay’ın 2019 raporuna göre, son altı yılda etil alkol kullanımı yüzde 448 arttı. Bu kadar yüksek vergi oranı ile alkollü içecekleri ulaşılmaz kılarsanız, ulaşmak isteyen insanlar başka yollardan alkolle buluşurlar. Kısacası iktidarın bütçe gelirini artırmak için tercih ettiği yüksek vergi oranları, halkın hayatını tehlikeye atmaktadır” dedi.

CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu da, son olarak Zara ilçesinde sahte içki nedeniyle 3 can kaybı olduğunu belirterek, “TEKEL bayilerini vergi dairesi, içki tüketenleri vergi mükellefi olarak gören düzen, insanları sahte içkiye yönlendiriyor. İktidar bağımlılıkla değil, vatandaşla mücadele ediyor” tepkisini paylaştı.

“Alkol fiyatlarında en pahalı 3’ncü ülkeyiz”

CHP olarak Cumhurbaşkanlığı’na “acil önlem alınmalı” çağrısı yaptıklarını kaydeden Adana Milletvekili Burhanettin Bulut da, “Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, alım gücünün düşmesi ve alkol üzerindeki vergilerin olağanüstü artışı nedeniyle sahte içki üretimi de fazlalaşmıştır. Vatandaşlar ağırlaşan bu şartlar altında daha ucuz ve içeriği tam bilinmeyen ürünlere yönelmektedir. Bilinçsizce tüketilen merdiven altı üretim sahte içkiler ve evde yapılan içkiler halk sağlığına yönelik ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Türkiye, 37 Avrupa ülkesi arasında alkollü içeceklerin en pahalı olduğu 3’üncü ülke durumundadır” bilgisini verdi.