Alman Ekonomisi 2022'de Toparlanabilecek mi?

2020’nin başından bu yana dünyayı sarsan Corona pandemisinin yarattığı ekonomik belirsizlikler ve çelişkiler, 2022’yi de belirleyecek gibi görünüyor. Avrupa Birliği’nin en büyük ve zengin ülkesi Almanya’da da durum aynı

Alman Ekonomisi 2022'de Toparlanabilecek mi?

2020’nin başından bu yana dünyayı sarsan Corona pandemisinin yarattığı ekonomik belirsizlikler ve çelişkiler, 2022’yi de belirleyecek gibi görünüyor. Avrupa Birliği’nin en büyük ve zengin ülkesi Almanya’da da durum aynı.

Ülkenin önde gelen ekonomik düşünce kuruluşları, Corona virüsü salgınında dördüncü ve olası beşinci dalgasına paralel devam eden tedarik darboğazlarının ekonomide toparlanmayı baskılaması nedeniyle, Almanya’nın büyüme tahminini aşağıya çekmiş durumda.

Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), ülke ekonomisine ilişkin 2021, 2022 ve 2023'ü kapsayan büyüme tahminlerinde güncellemeye gitti. Ifo, geride kalan 2021 için büyüme tahminini yüzde 2,5'te sabit tutarken, yeni yıl için yüzde 5,1'den yüzde 3,7'ye düşürdü. 2023 büyüme beklentisini ise yüzde 1,5'ten yüzde 2,9'a yükseltti.

Almanya Merkez Bankası da (Bundesbank), Corona’nın 2022’in ilk aylarında Alman ekonomisinin büyümesini durduracağını ve toparlanmasını geciktireceğini bildirdi. Bundesbank, 2022 için gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüme tahminini yüzde 5,2’den 4,2’ye indirdi.

G7 başkanlığı Almanya'da

Bu arada Almanya yeni yılla birlikte, 1 Ocak 2022’den itibaren G7 başkanlığını bir yıllığına devralıyor. Dünyanın en önemli yedi sanayi ülkesi Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, ABD ile gözlemci olarak Avrupa Birliği’nin devlet ve hükümet başkanları, resmi olmayan bu forumda merkezi küresel meselelerle ilgili yaklaşımlarında ortak yol bulmaya çalışıyorlar.

G7 üyelerinin Corona krizinin yol açtığı sarsıntıları ağırlıklı olarak ele alacağı zirve, Bavyera’daki Elmau Şatosu’nda 26-28 Haziran 2022 tarihleri arasında gerçekleşecek.

Euro 20 yaşında

1 Ocak 2022, Avrupa Birliği'nin ekonomik ve parasal birlik politikası çerçevesinde hayata geçirilen Euro açısından çok önemli bir tarih. Euro, bundan tam 20 yıl önce, 1 Ocak 2002’de Almanya ve Fransa başta olmak üzere AB’nin 12 ülkesinde ortak para birimi olarak tedavüle girdi. 1 Ocak 1999'da kağıtta hayata geçen Euro başlangıçta sadece bankacılık ve mali yatırım işlemlerinde kullanıldı. Ancak üç yıl sonra, 1 Ocak 2002'den itibaren Avrupa vatandaşlarının ceplerine girmeye başladı.

Daha sonraki yıllarda 6 AB ülkesi de Euro’yu kabul edince, Euro bölgesinin içinde bulunan ülkelerin sayısı 18 oldu. Bugün 340 milyonluk coğrafyada kullanılan ve sayısız mali krizle test edilen Euro’nun ne kadar başarılı olduğu sürekli tartışılıyor.

Euro için en önemli sınav 2008’deki bankacılık krizi oldu. Küresel krizin tetiklemesiyle patlak veren Avrupa borç krizinde başta Yunanistan olmak üzere, Portekiz, İrlanda, İspanya ve Kıbrıs gibi ülkeler borçlarını ödeyemedi.

Başta Almanya olmak üzere diğer Euro Bölgesi ülkeleri, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) sağlanan kaynaklarla kurtarma paketleri devreye sokuldu. Corona sürecinde de AB’deki eski çatışmalar tekrar gün yüzüne çıkarak, birliğin ortak hareket etme kabiliyetini sınadı.

Başbakan Angela Merkel devreye girerek, ekonomileri Corona virüsü salgınından olumsuz etkilenen İspanya ve İtalya gibi AB ülkelerine yapılacak maddi yardımlara ilişkin paket konusunda uzlaşma sağladı. Paketle, ekonominin toparlanabilmesi için işçilere ve işverenlere 500 milyar Euroluk destek verildi.

Almanlar Euro'ya güvenmiyor

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’nın istikrarının sembolü ve dünya piyasalarında da doların rakibi olan Alman Markı’nın yerine gelen Euro geride kalan 20 yılda krizleri aşsa da halkın çoğunluğunun kalbini fethedemedi. Üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen Almanlar’ın büyük bölümü alışveriş yaparken Euronı fiyatları hala marka çeviriyor.

Euro son yıllarda ülkede artış gösteren enflasyonun ve pahalılığın da simgesi oldu. Pahalı anlamına gelen ‘teuer’ ve Euro kelimelerinden oluşan ‘Teuro’ kavramı Almanca diline girdi. İstatistikler de Euro’nun birçok tüketim malzemesi fiyatının önemli ölçüde artmasına neden olduğunu gösteriyor. Bu yüzden elektronik eşyalar ve telekomünikasyon hizmetlerinde fiyatlar ucuzlamasına rağmen, halk arasında Alman Markı nostaljisi sürüyor. Bundesbank da Alman halkının elinde hali hazırda toplam 12,4 milyar değerinde Mark bulunduğunu açıkladı.

Alman Markı’nın piyasada günlük kullanımı mümkün değil; ancak elinde mark bulunan kişiler istedikleri zaman paralarını Euro’ya çevirme imkanına sahipler. Alman Merkez Bankası şubelerinde, 1 Euro 1,95 Mark ediyor. Merkez Bankası’nın verilerine göre, 166,6 milyon mark banknot ve 23,4 milyar madeni para bankalara geri dönmedi.

Cem Dalaman