Almanya Başbakanı Vergi Skandalı Nedeniyle Baskı Altında

Almanya tarihinin en büyük vergi sahtekarlığı skandalı olarak bilinen "Cum-Ex" soruşturmaları kapsamında ortaya çıkan yeni bilgi ve belgeler sonrasında Başbakan Olaf Scholz’u zor günlerin beklediği belirtiliyor

Almanya Başbakanı Vergi Skandalı Nedeniyle Baskı Altında

Almanya tarihinin en büyük vergi sahtekarlığı skandalı olarak bilinen "Cum-Ex" soruşturmaları kapsamında ortaya çıkan yeni bilgi ve belgeler sonrasında Başbakan Olaf Scholz’u zor günlerin beklediği belirtiliyor.

Hamburg merkezli Warburg Bankası'nın "Cum-Ex" olarak tanımlanan işlemler yoluyla neden olduğu vergi yolsuzluğu ile ilgili devam eden soruşturma ve yargı süreci kapsamında yapılan aramalarda, sosyal demokrat SPD’li eski politikacı Johannes Kahrs’ın bankadaki kiralık kasasında 200 bin Euro’nun üzerinde nakit para ele geçirilmesinden sonra, Kahrs’la uzun yıllardır çok yakın siyasi ilişkisi olduğu bilinen Olaf Scholz’un 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren gönderdiği ve kendisine gelen tüm e-maillerin Hamburg Savcılığı tarafından incelenmeye alındığı haber verildi.

Berlin’de siyasi çevrelerde büyük yankı bulan bu gelişmenin, "Cum-Ex" olayı çerçevesinde vergi kaçırılmasıyla alakası olmadığını iddia eden ve bu yöndeki tüm suçlamaları geri çeviren Scholz’u zora sokacağı ileri sürüldü.

Scholz, Warburg Bankası’ndaki usulsüzlüklerin yaşandığı dönemde, 2011-2018 yılları arasında Hamburg Eyaleti Başbakanlığı yapmıştı. Daha önce ortaya çıkan bazı belgelerde, olaya karışan Warburg Bankası ve diğer banka yöneticilerinin Olaf Scholz ve şu andaki Hamburg Eyalet Başbakanı, o günlerde Hamburg Maliye Bakanı olan Peter Tschentscher ile çeşitli kereler görüştükleri saptanmıştı.

İddialara göre Scholz, Warburg Bankası’nın öncülüğünde başka bankalar, yatırımcılar ve varlıklı vatandaşların sistematik olarak devletten, hiç ödemedikleri vergilerin geri ödemesi için karmaşık hisse senedi anlaşmalarına imza atması olarak özetlenen "Cum-Ex" adı verilen sistemden haberdar olmasına rağmen, buna açıktan göz yumurak olayın örtbas edilmesine katkıda bulundu.

Skandala Merrill Lynch, Santander ve Macquarie gibi büyük yatırım bankaları da dahil 100'den fazla bankanın karıştığı ortaya çıkarken, bu bankaların yanısıra yüzlerce varlıklı kişinin hiç vergi ödemeden devlet hazinesinden vergi iadesi aldıkları saptandı.

Yapılan tahminlerine göre, bu sahtekarlık sonucunda Alman devlet hazinesi en az 30 milyar Euro zarara uğratıldı. Scholz, söz konusu bankaların ve yatırımcıların vergilendirme usulsüzlüklerinin 2020’de ortaya çıkması sonrasında, kendine yönelik eleştirileri ve soruları Warburg Bankası yetkililer ile yaptığı görüşmelerin içeriğini hatırlamadığını söyleyerek yanıt verdi.

Ancak soruşturma sürecinde Warburg Bankası’nın Scholz’un partisi SPD’nin Hamburg örgütüne o dönemde onbinlerce Euro bağışta bulunduğuna dair somut verilerin saptanması ve son olarak SPD’nin aynı dönemde mali işlerinden sorumlu Johannes Kahrs’ın hesabının bulunduğu Sparkasse adlı bankada kiraladığı kasada 200 bin Euro’nun üzerinde nakit para çıkması olaya yeni bir boyut kazandırırken, gözler bir kez daha Scholz’a ve skandaldaki rolüne çevrildi.

Scholz şimdilik suskunluğunu sürdürüyor. Ancak başbakanın gelecek hafta 19 Ağustos’ta Hamburg’da Cum-Ex skandalını Araştırma Komisyonu’na ifade vermek üzere davet edildiği haber alındı. Scholz’un komisyon önünde izleyeceği strateji ve tutum şimdiden merakla bekleniyor.

Bu arada yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, Almanya’da seçmenlerin Olaf Scholz’a duyduğu güven rekor düzeyde azaldı. 8 Aralık 2021 tarihinde başbakanlık koltuğuna oturduğunda Alman seçmenlerin yüzde 77’sinin güvenini alan Scholz’a duyulan güven Temmuz ayı verilerine göre yüzde 40’a indi.

Cem Dalaman