Almanya Türk Toplumu Üzerine Bir Araştırma

Gündüz Vassaf “Daha Sesimizi Duyurmadık: Almanya’da Türk İşçi Çocukları”kitabının isminin, Almanya’da yaşayan ikinci kuşak bir Türk genciyle olan diyaloğundan çıktığını söyler.

Almanya Türk Toplumu Üzerine  Bir Araştırma
Psikolog Aycan Uğur

Berlin-

-Almanya’da ''Algılanan Ayrımcılık ve Ruh Sağlığı Araştırmasına'' nasıl başladınız ?

2020 yılı Ekim ayında İstanbul’daki işimi ve hayatımı bırakarak, uzun süre ertelemiş olduğum bir hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim. Pandeminin en yaygın olduğu ve  en sert kısıtlamalarının uygulandığı dönemde Berlin’de Internationale Psychoanalytische Universität’da Klinik Psikoloji, Yüksek Lisans eğitimime başladım. 
 
İstanbul’da 2003 yılında Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra uzun süre İnsan Kaynakları ve danışmanlık alanlarında çalıştıktan sonra asıl meslek alanım olan Psikoloji’ye böylece geri dönmüş oldum. Ama, benim için sadece bir meslek değişimi değil, pandeminin baskın olduğu bir dönemde Berlin’de yaşama alışma ve uyum sağlama süreci oldu.
 
- Akademik çalışma için  Almanyayı seçme sebebiniz nedir?
Bu 2 yıllık sürenin ilk yılında, sosyal hayatın yok denebilecek kadar az olması, İngilizce eğitim görüyor olmam ve Almanca’ya hakim olmamam nedeniyle adaptasyon sürecim beklenenden daha fazla uzadı. Bu dönemde en büyük desteği, 1960’larda Berlin’e göç etmiş olan bir aile dostumuzdan ve ailesinden gördüm. Tabii, bu vesileyle, Almanya’ya göç süreci, çalışma hayatı, dil konusunda yaşanılan zorluklar, Türkiye özlemi ve fırsat buldukça yapılan Türkiye ziyaretleri, çocukların okulda yaşadığı zorluklar ve ayrımcılık konusunda bir çok hikaye dinledim.
 
Bu hikayeleri dinledikçe, yıllar önce Almanya’ya göç etmiş olan vatandaşlarımızın ve ailelerinin mücadelelerine hayranlık duydum. Kendi sürecimin zor olduğunu düşünürken dinlediğim hikayeler zamanla benim içimde yer etti ve Almanya’da oluşan Türk toplumunun birçok zorluğun üstesinden  birbirine destek olarak geldiğini daha iyi anladım. Bu süreçte, ben de kendimi Türk marketlerinden alış-veriş yaparken, Türk arkadaşlarla daha yakın ilişkiler  kurarken ve destek almam gerektiğinde, ya da sohbet etmek istediğimde  yine kendi dilimde kendi ülkemden birileriyle konuşurken buldum.
Derslerim tamamlandığında ve eğitimimin son aşaması olan tezim için araştırma konusu belirlemem gerektiğinde, bu konu üzerinde çalışmaya karar verdim. Şu anda araştırmam başladı. Almanya’da yaşayan Türk toplumunun ayrımcılık karşısında değişmeye açık ruhsal sağlığı ve bunun karşısında birbirine destek olarak (sosyal destek) aracılığıyla bu zorluğun üstesinden gelmesini inceliyorum. Fakat benim odaklandığım grup, ilk göç eden vatandaşlarımızın çocukları ve torunları, yani ikinci ve üçüncü kuşak. Çünkü hayatlarına Almanya’da devam etmek üzere geldiler, ya da burada doğdular. Seslerini duyurmaya çalıştılar ve geçmişten miras bir çok zorlukla da yüzleştiler ve belki yüzleşmeye devam ediyorlar.
 
-Araştırmanın hedefi nedir ?
Araştırmam için daha önce kullanılan güvenilir Psikolojik Ölçekleri bir araya topladım ve Türkçe dilinde bir online anket hazırladım. Bu ankete bir bağlantı aracılığıyla direkt başlayıp soruları yanıtlayabiliyor kişiler ve ortalama 10 dakika sürüyor. Tamamen anonim ve gönüllülük esasına dayalı olan ankette kimlik sorusu bulunmamakla birlikte sonuçlar bir bütün olarak ve gizlilik esasına bağlı olarak değerlendirilecek.
-Araştırmadaki anket hakkında bilgi verirmisiniz ?
Anketi mümkün olduğunca kişiye ulaştırmam daha güvenilir sonuçlar elde etmemi sağlayacağı için kendi imkanlarımla, sokakta ulaşabildiğim insanlar dışında, farklı dernekler, sosyal kurumlar, spor kulüpleri ve sosyal medya hesapları ile iletişime geçtim. Anket, Berlin’de başlamış olmakla birlikte, zaman içinde Almanya’nın Hamburg, Düsseldorf, Stuttgart, Frankfurt ve Kölln gibi diğer şehirlerinde yaşayanları da kapsadı.
 
Gündüz Vassaf “Daha Sesimizi Duyurmadık: Almanya’da Türk İşçi Çocukları”kitabının isminin, Almanya’da yaşayan ikinci kuşak bir Türk genciyle olan diyaloğundan çıktığını söyler.