Almanya'da Salgın Kötüleşiyor

Bugün Almanya’da Corona virüsü salgınıyla bağlantılı yeni ve olumsuz bir rekor daha kırıldı. Pandeminin başladığı 2020 yılı Mart ayından bu yana resmi olarak kayıtlara geçen ölü sayısı 100 bini aştı

Almanya'da Salgın Kötüleşiyor

Bugün Almanya’da Corona virüsü salgınıyla bağlantılı yeni ve olumsuz bir rekor daha kırıldı. Pandeminin başladığı 2020 yılı Mart ayından bu yana resmi olarak kayıtlara geçen ölü sayısı 100 bini aştı. Verilere göre, son 24 saat içinde, 351 kişi COVID-19’a bağlı olarak yaşamını yitirdi ve toplam ölü sayısı 100 bin 119 oldu. Aynı şekilde günlük vaka sayısı da 75 bin 991’le bir gün içindeki en yüksek vaka sayısı olarak kaydedildi. Yüz bin kişide vaka sayısındaki artışı belirleyen haftalık insidans oranı da 419,7 olarak, o da yeni bir rekorla kayıtlara geçti.

Yeni vaka sayılarında görülen hızlı artış, Avusturya ve Slovakya’da olduğu gibi Almanya’da da daha sıkı kapanma taleplerini gündeme taşıdı. Başbakan Angela Merkel’in yeni hükümeti kuran SPD, Yeşiller ve FDP liderleriyle geçen Salı gecesi gizli tutulan bir toplantıda biraraya geldiği, yoğun bakım bölümlerinde yatanların sayısının hızla yükseldiğini ve salgının kontroldan çıktığını savunurak Almanya’nın iki hafta tümden kapanmasını önerdiği, ancak söz konusu liderlerin buna karşı çıktığı iddia ediliyor.

Merkel, hafta başında, şu anda yürürlükte olan önlemlerin yetersiz kalacağını ifade ederek gündelik hayatı sınırlayacak kısıtlamaların şart olduğunu söylemişti. Yeni kurulacak hükümetin hazırladığı ve dün yürürlüğe giren Enfeksiyondan Koruma Yasası’na göre artık çoğu yerde 2G kuralı geçerli olacak. Yani sadece aşılananlar ve hastalığı atlatanlar mağazalara girip, toplu taşıma araçlarına binebilecek ve etkinliklere katılabilecek. İşyerlerinde sadece aşı olanlar, iyileşenler veya her gün negatif test sonucu ibraz edenler çalışabilecek.

Aşı zorunluluğu tartışması

Öte yandan aşı zorunluluğu tartışmaları Berlin’de siyaseti ikiye böldü. Eyalet başbakanlarının çoğu aşının zorunlu olmasını isterken Federal Sağlık Bakanı Jens Spahn, buna karşı çıkıyor. Berlin Eyaleti Başbakanı Michael Müller, "Zorunlu aşılama, sivil özgürlüklerin ihlali değildir. Aksine, özgürlüğümüzü yeniden kazanmamız için ön koşul. Zorunlu aşı er ya da geç gelecek" şeklinde görüş belirtti. Jens Spahn’sa insanları zorla aşılamanın toplumu böleceğini, ayrıca anayasayla ters düşeceğini öne sürdü. 6 Aralık’ta Merkel’den boşalacak başbakanlık koltuğuna oturacak olan sosyal demokrat Olaf Scholz da "aşılanmanın COVID-19’dan kurtulabilmek ve normal yaşama dönebilmek için için tek seçenek" olduğunu söyledi ve hastane ve yaşlı bakım evi çalışanlarına Corona aşısı olma zorunluluğu getirilmesi için yasal çalışmaların başlatılacağını bildirdi.

Bu arada Almanya Daimi Aşı Komisyonu, 5 ila 11 yaşındaki çocukların da aşı olmasına yeşil ışık yaktı. BioNTech'in çocuklar için geliştirdiği aşının, Avrupa İlaç Dairesi (EMA) tarafından onaylanması sürecine paralel, bu konudaki kararı gerekçelendiren Daimi Aşı Komisyonu Başkanı Thomas Mertens, "Amacımız yıl sonuna kadar, aşılamanın başlatılması" dedi. Sağlık Bakanı Spahn, en geç 20 Aralık'ta da 2 milyon 400 bin doz BioNTech aşısının çocuklar için sevkiyatının yapılacağını duyurmuştu. Yapılan açıklamaya göre, çocuklara 10 miligram dozluk aşı yapılacak. Bu doz, 12 yaş ve üstüne verilen dozun üçte birine denk geliyor. Aşı yine iki doz olarak ve üç hafta arayla yapılacak.

İLGİLİ HABERLER

ABD'den "Almanya ve Danimarka'ya Gitmeyin" Uyarısı

Cem Dalaman