Almanya’da Ukrayna Tartışması

Ana muhalefet partisi Hristiyan Demokrat Birliği'nin lideri Friedrich Merz Kiev’e gidiyor. Merz'in kararı, Ukrayna konusunda çekimser kalmakla suçladığı ve Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier'in yerine Kiev'e gitmeyi reddeden Başbakan Scholz’e yönelik bir büyük siyasi eleştiri olarak yorumlandı

Almanya’da Ukrayna Tartışması

Rusya’nın Ukrayna’ya 24 Şubat sabahı saldırmasıyla başlayan savaş kapsamında çok tartışılan konulardan biri Almanya’nın tavrı oldu. Uzun yıllar sıcak çatışmaların olduğu bölge ve ülkelere silah satmama prensibini savaş başladıktan sonra Ukrayna’ya da uygulayan Almanya, Kiev yönetimi başta olmak üzere uluslararası çapta gelen baskılar sonrasında 2.Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmedik derecede askeri harcamaları arttırma kararı aldı.

Partisi SPD’nin önde gelen çok sayıda siyasetçisinin geçmişte Rusya ve lideri Vladimir Putin ile yakın iş birliği içinde olması nedeniyle eleştirilerin odağında bulunan Başbakan Olaf Scholz, son olarak Ukrayna’ya ağır silahlar gönderilmesi konusunda düğmeye bastı. Scholz hükümetinin Savunma Bakanı Christiane Lambrecht, ABD Savunma Bakanı Llyod Austin'in ev sahipliğinde Ramstein Hava Üssü'nde düzenlenen, çoğu NATO üyesi, 40'tan fazla ülkenin katıldığı toplantıda, Alman hükümetinin, ağrılıklı olarak hava savunma amaçlı kullanılan "Gepard" tanklarının Ukrayna'ya teslimatına yeşil ışık yaktığını, ayrıca Alman ordusundan uzman askerlerin özellikle Hollanda tarafından Ukrayna’ya satılan "Obüs 2000" adlı kısa namlulu topların Ukraynalı askerler tarafından kullanılabilmesi için gerekli eğitimi üstleneceklerini de açıkladı.

Almanya’nın savunma ve dış politikasında köklü bir değişiklik anlamına gelen bu karara rağmen Berlin’de tartışmalar dinmedi. Ana muhalefet partisi Hristiyan Demokrat Birliği'nin lideri Friedrich Merz’in yeni haftanın ilk gününde Kiev’i ziyaret edeceğinin ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski ile bir araya geleceğinin açıklanması, tartışmalara yeni malzeme verdi. Merz’in kararı, Ukrayna konusunda çekimser kalmakla suçladığı ve Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier'in yerine Kiev'e gitmeyi reddeden Başbakan Scholz’e yönelik bir büyük siyasi eleştiri olarak yorumlandı.

Polonya’nın başkenti Varşova’da, Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ile biraraya geldikten sonra bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Steinmeier, Kiev’i ziyaret etmek istediğini, ancak Ukrayna yönetiminin bu isteği geri çevirdiğini belirtmiş, Kiev’den yapılan açıklamada ise Scholz’un gelebileceği açıklanmıştı. Merz, geçen Çarşamba mecliste yaptığı konuşmada Scholz’u Ukrayna konusunda "tereddütlü, korku dolu" bir politika izlemekle suçlamıştı.

Başbakan Scholz, 1 Mayıs nedeniyle yaptığı konuşmada, Ukrayna konusundaki siyasetini savunarak, "Aceleye getirilen ve sadece Almanya’nın kararıyla alınan kararları hep şüpheyle karşıladım. Bu nedenle bundan sonra da kararlarımı müttefiklerimizle paslaşarak alacağım" dedi. Scholz, Merz’in planlanan Ukrayna ziyareti ile yorum yapmazken, Alman istihbarat birimlerinin CDU liderini Kiev ziyaretini ertelemesi konusunda uyardıkları öğrenildi. Merz’in planından Cuma günü haberdar olan istihbarat yetkililerin, Merz‘e "Bu tarz bir ziyaret için ön hazırlık gerekli. Riskli bir ziyaret, bu nedenle erteleyin" şeklinde uyarıda bulundukları açıklandı.

Öte yandan Yeşiller Partisi, hafta sonunda düzenlenen Eyaletler Konseyi’nde Ukrayna’ya ağır silahların gönderilmesine onay verdi. Yeşiller Partili Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, oylama öncesinde yaptığı konuşmada, "Artık hükümet partisi olarak sorumluluk taşıyoruz, bu nedenle bazen eskiden aklımıza bile gelemiyecek konularda tavır almamız gerekiyor" dedi.

Ekonomi Bakanı Robert Habeck de, "Ukrayna savaşı yeni bir yön belirlemizi zorunlu kıldı. Savaş başladığından bu yana, yaşadığımız durum ve gerçeklik bizi değişmeye yönlendirdi" şeklinde konuştu. Yeşiller Partisi kurulduğu 1979’dan bu yana militarizmden, askeri harcamalardan uzak, pasifist, barışçıl ve hümanist söylemleri öne çıkarmayı yeğlemişti. Yeşiller’in bir zamanlar sol kanadının en önemli temsilcileri arasında yer alan Ekonomi Bakanı Habeck, daha önce "insan hakları ve demokrasi" konusunda sert şekilde eleştirdiği Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni kısa bir süre önce ziyaret etti ve doğal gaz ve petrol anlaşmaları yaptı. 

Cem Dalaman