Almanya’daTürk Futbolu: Türkgücü Münih

Türkiye ve Almanya arasında 1961 yılında imzalanan iş gücü anlaşması kapsamında Türk işçileri Almanya’ya götüren o ilk trenin Sirkeci İstasyonu’ndan kalkışının üzerinden tam 60 yıl geçti

Almanya’daTürk Futbolu: Türkgücü Münih
Deniz Demir (Twitter: @denizdemirtc)

Almanya’daTürk Futbolu: Türkgücü Münih

Türkiye ve Almanya arasında 1961 yılında imzalanan iş gücü anlaşması kapsamında Türk işçileri Almanya’ya götüren o ilk trenin Sirkeci İstasyonu’ndan kalkışının üzerinden tam 60 yıl geçti. Bu 60 yıllık sürecin başında yabancısı oldukları bir topluma ve ülkeye ‘‘Gastarbeiter’’ yani ‘‘Misafir İşçi’’ olarak giren Türkler aradan geçen zamanda dördüncü nesle ulaşmış durumda. Üstelik artık misafir olarak değil ev sahibi olarak Almanya’ya ve Alman toplumuna hayatın her alanında aktif katkılar sunuyorlar. Bu katkılar ekonomiden siyasete, bilimden sanata çok geniş bir yelpazede olduğu gibi sporda da söz konusu.

Futbolda Türk-Alman Etkileşimi

Spor ve Almanya denince akla ilk gelen dalın futbol olduğu da bir gerçek. Nitekim ara ara Türk futbolunda da gördüğümüz üzere Alman ekolü, Alman hoca, Alman oyuncu gibi gündemlere yabancı değiliz. Tam da Almanya’ya iş göçünün 60. yılındaMilli Takımın da bir Alman isme, Stefan Kuntz’a emanet edilmesi bu gündemin son güncel örneği. Almanya’nın Türk futboluna katkıları çok daha derin elbette. Bu noktada ToniSchumacher,MarkusMünch,LukasPodolski, MarioGomez gibi oyunculardan SeppPiontek, ReinerHollmann, JürgenSundermann, WernerLorant, Horst Hrubesch, Hans-Peter Briegel, ChristophDaum ve MichaelSkibbegibi antrenörlere bazı örnekler sıralamak mümkün.

Türkiye ve Almanya söz konusu olunca farklı bir etkileşim boyutu da var şüphesiz. İki tarafın da birbirini beslemesinden doğan bir sonuç aslında bu ve Türkfutbolunda sıkça ‘‘Gurbetçi Futbolcu’’ tanımıyla karşımıza çıkageldi. Evet Almanya’da yetişen Türk kökenli futbolcular: Mesut Özil’den Hamit Altıntop’a, Hakan Çalhanoğlu’dan İlkay Gündoğan’a, Yıldıray Baştürk’ten Nuri Şahin’e, Erol Bulut’tan Ümit Davala ve Cenk Tosun’a aslında çok daha fazlasını sayabileceğimizisimler.

60 yıllık hikâyenin bir de gurbet tarafı var tabii. Futbol Almanya’da, memleketten uzakta, gurbette olan insanımızın bir araya geldiği, kaynaştığı, deyim yerinde ise gurbette sılayı, vatanı bulduğu bir ortam sundu demek yanlış olmayacak belki de. Yine yabancısı oldukları bir kültür ve ülkede sosyal hayata uyumun ilk örneklerini de hafta sonları izleyicisi oldukları yeşil sahalarda verdiler diyebiliriz. 60’lı yıllardan bu yana Almanya topraklarında oynan her milli maç iseAvrupalı Türkler için ayrı bir heyecan oldu: 1970 Köln Almanya-Türkiye, 1979 Gelsenkirschen Almanya-Türkiye, 1983 Berlin Almanya-Türkiye maçlarıvd…

Aradan geçen 60 yılda artık çoktan Almanya’nın bir parçası olmuş olan Türkler, Alman futboluna kurdukları spor kulüpleriyle de hem katkı hem de renk kattılar. Bu doğrultuda hem popüleritesi hem de göçmen gruplarca oluşturulan takımlar arasında marka değeri ve bilinirliği açısından önde gelen takımlardan biri TÜRKGÜCÜ MÜNİH oldu!

Bayern’den sonra en çok ilgi çeken takımlardan

Kuruluş süreci 1970’li yılların başında iki Türk göçmen Alaattin Candar ve Ömer İlciktay tarafından başlatılan takım,1975’te SV Türk Gücü München adı ile kuruldu. Türk Gücü, ilk yıllarında kuruluş çalışmalarına yoğunlaştı. Sonrasında nispeten de olsa arzu edilen finansal kaynakların oluşumuyla futbolu ile özellikle göçmen topluluklar arasında bir fenomen olarak yıldızını parlatmaya başladı. Nitekim 1988 yılında takım,Bayernliga’ya yükselmiş oldu. Türk Gücü böylece bu başarıyı yine Türklerin kurduğu bir başka takım olan Berlin Türkiyemspor’dan sonra tekrarlayan ikinci Türk göçmen kökenli takım oluyordu. Kulüp, yakaladığı çıkış ile binleri maçlarında toplarken; Bayern ve 1860’tan sonra Münih’in en büyük kulübü diye nitelendirilmeye başlanmıştı.

Başarılı yılların ardından çeşitli sebeplerle kötü günler geçirmeye başlayan Türkgücü, 1992’de küme düşüp 1994’te tekrar kümeden çıksa da bu kez 2001 yılında yaşadığı iflas süreci ile dağılmaktan kurtulamadı.  Takım bundan sonra ise Türk SV 1975 ismi ile yeşil sahalarda varlık göstermeye çalıştı. Türk SV 1975, 2000’li yıllara ise bir birleşmeye giderek devam etti.Daha önce Türk Gücü’nde oynayanlarca kurulmuş olan Ataspor ile birleşerekTürkgücüAtaspor ismini aldı. Birleşim ile beraber finansal konulara da yoğunlaşan TürkgücüAtaspor,2016 yılında tarihinde ilk kez borçsuz olarak bir yönetim devri gerçekleştirmiş oldu ve kulübün ismi de 2019-2020 sezonu ile beraber yeniden Türkgücü Münih oldu. Başarılı bir yönetim süreci ile futbol hayatına devam eden Türk Gücü Münih, mücadele ettiği dördüncü ligde 2019-2020 sezonunda ilk yarıyı da lider olarak bitirme başarısı gösterdi. Arkasından gelen COVID19 Pandemisi nedeniyle liglerin mevcut hali ile önce tatili sonrasında ise tescili ile kararıyla da Türk Gücü artık Almanya 3. Ligi’ne yükselmeye hak kazanmış oldu.

ÜberallFamilie ‘‘Her Yerde Aileyiz’’

Türk Gücü Münih, beklenenin aksine takımdaki çok sayıda Türk olmayan ve aralarında Almanların da olduğu yabancı futbolcuları ile dikkat çekiyor. Başarılarının yanısıra göçmen kökenli bir takım olması da kulübe olan ilgiyi arttırıyor. Öyle ki Münih’in takımı olan Alman devi Bayern’inseçmelerinden gelip Türk Gücü’ne katılan örnekler çok takımda. Türk kökenli bir takım olması hasebi ile zaman zaman ırkçı tartışmalara da adı karıştırılmak istense de Türkgücü Münih aslında ırkçı odaklara karşı da uyumun en güzel cevabı olma özelliği taşıyor.Takımın sloganı olan ‘’ÜberallFamilie’’ (Her Yerde Aileyiz) ifadesi de bu doğrultuda nokta atış bir mesaj adeta.Hem içerdiği birlik vurgusu hem de Almanya’nın her tarafında mevcut olan ve Türk toplumunun da içerisinde yer aldığı taraftarlarıyla dayanışma mesajı içeren ÜberallFamilie önemli bir detay.

Maçlarını tarihi Münih Olimpiyat Stadı'nda oynayan kulüp, genç bir yaş ortalamasına sahip. Kırmızı beyaz renkleriyle ön planda olan Türkgücü Münih’te daha önce Türk Milli Takımı’nda da oynamış olan Nürnberg doğumlu Sercan Saraer de forma giyiyor.

Pandemi şartlarının ve maçların seyircisiz oynanmasından dolayı kaçınılmaz olarak etkilenen kulüp, bu sezonu ligde kalarak tamamlayıp, önümüzdeki sezon ile birlikte de Bundesliga 2’ye çıkma hedefini gerçekleştirmek istiyor.

Araştırmacı/Yazar:Deniz Demir