Avrupa Salgında Yeni Dalganın Pençesinde

Avrupa'da Corona virüsü salgını kış aylarıyla birlikte yeniden hız kazanmaya başladı. Almanya, Slovenya, Polonya, Çekya ve Hollanda'dan rekor vaka sayıları geliyor

Avrupa Salgında Yeni Dalganın Pençesinde

Başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinde dördüncü Corona virüsü salgını dalgası, vaka sayılarının rekor düzeyde artmasına neden oluyor.

ABD'deki Johns Hopkins Üniversitesi ve Almanya'daki Robert Koch Enstitüsü'nün (RKI) verilerine göre, son bir hafta içinde 100 bin kişide görülen vaka sayısı (insidans) sıralamasında 3 bin 300’le Slovenya, vakaların en yüksek olduğu ülke olarak kayıtlara geçti.

Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Hollanda’dan da rekor vaka sayıları gelirken, insidans oranının 1072’e ulaştığı Avusturya’da 20 gün süreyle herkesi kapsayan sokağa çıkma kısıtlaması başladı. Bu kapanma kararıyla market, eczane gibi zorunlu ihtiyaçların giderildiği alışveriş yerlerinin dışında her yer kapanırken okullarda da uzaktan eğitime geçildi.

Avusturya Başbakanı Alexander Schallenberg, 1 Şubat 2022'den itibaren tüm nüfusun aşı yaptırmasının şart olacağını da duyurmuştu. Öte yandan Almanya’daki en üst düzey sağlık kurumu Robert Koch Enstitüsü (RKI) Başkanı Lothar Wieler’den, dördüncü dalganın doruk noktasına ulaşılmadan yeni dalga uyarısı geldi.

Wieler, yeterli aşılanma sayısına ulaşılamadığı ve temaslar azaltılmadığı takdirde kış ayları bitmeden beşinci dalganın kaçınılmaz olacağı uyarısını yaptı. "Aşı pandemiden çıkış yolu" diyen Wieler, vakaların arttığı eyaletlerde insanlar arasındaki temasın kısıtlanması için kapanmaya geçilmesi gerektiğini ifade etti.

Son 24 saatte 30 bin 643 yeni vakanın tespit edildiği Almanya, rekor enfeksiyon oranları ve hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde doluluk oranındaki artış sonucu dördüncü vaka dalgasıyla mücadele ediyor. Yedi günlük insidans verisiyse 372,7'den 386,5’a yükseldi.

“3G Kuralı” uygulaması artıyor

Corona virüsüne karşı alınan yeni önlemler, Almanya’da gelecek Çarşamba yürürlüğe girecek. İş yerlerinde Almanya’da "3G" olarak tanımlanan kural aranacak, yani sadece aşı olanların, hastalığı atlatanların veya test sonucu negatif olanların iş yerlerine giderek çalışmasına izin verilecek. Aşı olmamakta ısrar edenlerse işveren tarafından ücretsiz izne çıkarılabilecek. Otobüs ve trenlerde de "3G" kuralı geçerli olacak ve aşısız olanlar bu taşıtları kullanamayacak. Yaşlı yurtları, hastaneler, bakımevleri ve anaokullarında çalışanların, iş yerlerine gelmeden önce test yaptırmaları zorunlu olacak.

Sağlık uzmanları, söz konusu önlemlerin yeterli olmayacağını ve Almanya’nın en geç Aralık ayında daha da sert tedbirler alması gerekeceğini savunuyor. Vaka sayılarının çok yüksek olduğu Saksonya ve Bavyera eyaletlerinde daha da sert kurallar şimdiden uygulamaya alındı. Saksonya'da tüm kültür ve eğlence tesisleri, barlar, kulüpler ve diskotekler kapatılırken Bavyera da kulüpler, eğlence mekanları ve barların üç hafta boyunca kapalı kalması kararı aldı. Aşısız kişiler için temas kısıtlamaları getirilirken, iki haneden aşı olmuş en fazla beş kişinin bir araya gelebileceği, kültürel ve spor etkinliklerinde katılımın yüzde 25’le sınırlanacağı açıklandı. Eyalet, normal şartlarda bugün açılması planlanan dünyaca ünlü Nürnberg ve Münih Noel pazarlarını da son anda iptal etti.

Bu arada geride kalan hafta sonunda Hollanda, Belçika ve Avusturya’da geri dönen COVID-19 önlemlerini protesto eden göstericilerin sayısının onbinleri bulması ve protestolara şiddet karışması, Almanya’da da benzer gösteriler olabileceği endişesine neden oldu. Almanya’daki Corona virüsü aşısı karşıtlarının, 4 Aralık’ta Berlin’de büyük bir protesto eylemi planladıkları belirtiliyor.

İLGİLİ HABERLER

Avrupa’da Kısıtlamaları Protestolar Yayılıyor

Almanya’da aşılama oranları düşük kaldı

Öte yandan Almanya’daki vaka ve ölü sayılarında son haftalardaki yükselişin başlıca nedenlerinin ne olduğu ve yeni dalganın engellenmesi konusunda hangi hataların yapıldığı tartışılıyor. Salgının ilk dalgasında başarılı bir mücadele vererek dünyanın ilgi odağı olan Almanya’da bu kez, yaz ve sonbahar tatili sonrası vaka sayısına paralel olarak yaşamını yitirenlerin sayısının arttığı bilindiği halde, uzun süre ciddi önlemler alınmadı. 26 Eylül’de yapılan genel seçimlerde oy kaybı korkusuyla eyalet başbakanları katı aşı karşıtlarının olası tepkilerinden çekinerek önlem alma cesareti gösteremedi. Eyalet yöneticileri, görevinden ayrılma süreci devam eden Başbakan Angela Merkel’in önlem uyarı ve önerilerine sıcak bakmadı. Merkel’in koltuğuna oturmaya hazırlanan Sosyal Demokrat Parti’li (SPD) Olaf Scholz, seçim kampanyası sırasında "Corona virüsü salgını yakında bitiyor" diyerek sokağa çıkma yasağının, okulların, kafe ve iş yerlerinin kapatılmalarının bir daha söz konusu olmayacağını açıkladı.

Berlin’de yapılan yorumlarda, Fransa, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde aşılananların oranın yüzde 80’leri geçtiği, bu nedenle güncel vaka sayılarının da çok daha az olduğu, Almanya’nın aşılama kampanyaları konusunda da geride kaldığı dile getiriliyor. Çok sayıda siyasetçinin, bilim insanlarının uyarılarını duymazlıktan gelerek yüzde 60 oranında aşılamanın yeterli olacağını iddia etmesinin, toplumda zaten tartışmalara neden olan aşılanma sürecini durma noktasına getirdiği öne sürülüyor. Son günlerde alınan kararlarla, aşısız vatandaşlara kısıtlama uygulanmaya başlanmasıyla birlikte aşı olmak için sıraya girenlerin sayısında yeniden artış gözleniyor.

Nüfusunun yaklaşık yüzde 68'inin aşılarını tamamlamış durumda olduğu Almanya, aşılamada, Corona virüsü salgınının ilk zamanlarında virüsten en çok etkilenen İtalya ve İspanya gibi ülkelerin oldukça gerisinde. Uzmanlar, şu anda yeniden ivme kazanan aşılanma sürecinin, vaka sayılarına en erken Ocak ayında yansıyacağını ve ülkenin önünde zor bir Noel dönemi olduğunu vurguluyor.

Cem Dalaman