Avrupa'da "Paris-Berlin Kapışması": Scholz ve Macron Bu Hafta Görüşecek

Ukrayna'daki savaşın önemli jeopolitik sonuçlarından birisi de "Fransa-Almanya" arasında yaşanan derin kriz oldu. Paris ve Berlin arasında ekonomiden enerjiye, savunmadan uzay teknolojisine kadar bir çok alanda anlaşmazlıklar yaşanıyor

Avrupa'da "Paris-Berlin Kapışması": Scholz ve Macron Bu Hafta Görüşecek
Almanya Başbakanı Olaf Scholz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron

PARİS - Ukrayna'daki savaşın önemli jeopolitik sonuçlarından birisi de Fransa ile Almanya arasında yaşanan derin kriz oldu.

Paris ve Berlin arasındaki anlaşmazlık dosyaları son derece hassas sektörleri de kapsayarak büyüyor. Ekonomiden enerjiye, savunmadan uzay teknolojisine kadar bir çok alanda Fransız-Alman işbirliğinde büyük anlaşmazlıklar yaşanıyor.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, bu anlaşmazlıkları gidermek amacıyla Emmanuel Macron ile yüz yüze görüşebilmek için Çarşamba günü Paris'e geliyor.

İki lider başbaşa Elysee Sarayı'nda görüşerek, enerji krizi ve savunma dosyaları başta olmak üzere, derin anlaşmazlıkları birlik içinde çözmeye çalışacak.

Düğüm savunmada ve enerjide

Scholz, savunma alanında aldığı kararlarla, Macron'un "NATO beyin ölümünde, Avrupa kendi savunmasını kurmalı" diyerek açıkladığı Avrupa savunma stratejisini baltalıyor. Üstelik Ukrayna savaşının AB içindeki ağırlığı Batı Avrupa ülkelerinden Doğu ve Kuzey ülkelerine kaydırması, NATO'nun Finlandiya ve İsveç'e de açılarak daha güçlü dönüşü, ABD-Avrupa ilişkilerinin güçlenmesi de Paris-Berlin aksını zayıflattı.

Ancak iki liderin çözmesi gereken en derin uzlaşmazlıklar, Avrupa Hava Savunma Sistemleri alımı ile enerji krizinin nasıl çözüleceği konusunda düğümleniyor.

İki liderin Elysee Sarayı'nda masaya getirecekleri en önemli iki dosya "enerji ve savunma" alanındaki uzlaşmazlıklar olacak.

Bütçe politikası: Alman hükümeti, bütçe disiplini politikasına devam ederek, COVID döneminde alınan 750 milyar Euro'luk ortak borç politikasında olduğu gibi, Ukrayna savaşının yarattığı etkilerden de ortak borçlanma yoluyla mücadele edilmesine karşı çıkıyor.

Almanya'nın borçları bütçesinin yüzde 70'i seviyesinde kalırken, Fransa'nın yüzde 113'e yükselmesi Berlin'de eleştiriliyor. AB içinde ülke borçlarının bütçelerinin yüzde 60'ı geçmemesi kuralı var. Ancak Paris, halkına 200 milyar Euro yardım yapan ve 100 milyar Euro savunma harcaması planlayan Berlin'in bütçe disiplininden söz etmesini "iki yüzlü" buluyor.

Enerji destek kalkanı: Almanya 29 Eylül'de, enerji kriziyle başedebilmesi için vatandaşlarına ve Alman şirketlerine 200 milyar Euro "enerji kalkanı" yardımı yapacağını açıkladı.

Paris, Euro bölgesindeki dengeleri alt üst edebilecek bu devasa yardımı gazetelerden öğrendi. Kendisi de 120 milyar Euro'ya yakın "enerji kalkanı" yardımı yapan Fransa'da, politikanın kendisinden çok miktarı şaşırtıcı oldu.

Fransa Maliye Bakanlığı, Almanya'nın kendilerine duyurma gereği bile görmeden, "haksız rekabet yaratacak böylesine büyük bir miktar açıklaması" karşısında büyük sürpriz yaşadı.

Diğer Avrupa başkentleri daha sert konuştu ve Almanya'yı "bencil davranmakla" suçladı.

AB liderler zirvesinde de çokça tartışılan enerji krizine çözüm yolları konusunda Paris ve Berlin arasında derin görüş ayrılıkları var.

Fransa'da doğalgaz, Almanya'da elektrik enerjisi var. Paris ve Berlin, kışı geçirebilmek hedefiyle "elektrik için gaz" anlaşması imzaladı. Fransa, Almanya'ya gaz verecek. Almanya da buna karşılık, Fransa'nın elektrik ihtiyacı olması durumunda, gazla çalışan elektrik santrallarını uzun süre çalıştırma sözü verdi. Ancak Almanya, gaz fiyatlarına Avrupa düzeyinde bir tavan fiyatı belirlenmesini istemiyor.

Fransa ise elektrik üretiminde kullanılan gaza tavan fiyat getirilmesini savunuyor. Fransa'nın İspanya ve Portekiz ile anlaşarak Almanya'nın desteklediği Mid-Cat doğalgaz boru hattı projesini iptal etmesiyse Berlin'i öfkelendirdi.

Hava savunma sistemlerinde sert rekabet: Fransa, Almanya'yı en çok Avrupa endüstrisinin aleyhine Amerikan ekipmanlarının “hazır satın alımlarını” desteklemekle suçluyor. Paris, Almanya'nın savunma alanına 100 milyar Euro yatırım yapacağını açıklamasına sevindi, ancak Berlin'in Avrupa'ya değil, özellikle F-35 alımı için yüzünü ABD'ye dönmesi, Paris'te hayal kırıklığı yarattı.

Ukrayna'daki savaş sonrası Avrupa savunmasını güçlendirme politikası çerçevesinde, Ekim ayı ortasında başlatılan "Avrupa Gökyüzü Kalkanı" (European Sky Shields) hava savunma projesi çerçevesinde Macron, Fransa ve İtalya ortak hava kalkanı füzelerini, Scholz ise İsrail ve ABD'nin hava kalkanını tercih ediyor.

Avrupalı füze üreticisi MBDA ve İtalya ile Fransız Thales firması "Mamba" orta menzilli füze savunma sisteminin geliştirilmesi için 7 yıldır birlikte çalışıyordu. Alman "Rheinmetall" firması da, Singapur'dan gelen bir siparişin parçası olarak bu konsorsiyuma katılmıştı. Bu süre içinde kusursuz hale getirilen Mamba, NATO'nun entegre komutanlığının bir parçası olarak Romanya'da konuşlandırıldı. Ancak Ağustos ayında Berlin, Paris ve Roma'yı dışlayarak, Amerikan "Patriot" ve İsrail "Arrow3" ortaklığında yeni bir sistem inşa etmek için 14 AB ülkesiyle ittifak kurduklarını açıkladı.

Almanya Savunma Bakanı Christine Lambrecht, "liderlik budur" diyerek sadece İtalya ile birlikte kendi basit endüstriyel çıkarlarını düşünen Fransa'ya eleştiri oklarını gönderdi.

Paris ise, Avrupa içi "silahlanma yarışından" endişe ediyor. Fransız diplomatlar, Mart ortasında, Bundeswehr'in (Alman Silahlı Kuvvetleri), Amerikan Lockheed Martin'den Tornado'nun yerini alması amaçlanan 35 adet F-35 avcı uçağı sipariş ettiğine dikkat çekiyor. Almanya bu kararla, kendisinin de içinde olduğu Avrupa yapımı Eurofighter'ı arka odaya havale ediyor.

Uzmanlar, Almanya'nın bir yıl önce Amerikan Boeing firmasından 5 adet "Poseidon" deniz gözetleme uçağı aldığını ekliyor. Almanya bu kararlar neredeniyle Fransız Thales ve Alman Diehl ortaklığında geliştirilen MAWS (Maritime Airborne Warfare System) deniz gözetleme uçağı projesini terk ediyor. Öte yandan Fransız Nexter ve Alman Rheinmetall firmaları her ikisi de birbirini, ortaklaşa yapılması planlanan Fransız-Alman tank projesini terketmekle tehdit ediyor. Haziran ayında Alman şirketi tek taraflı olarak, kendi tank modeli "Panther KF-51'i" sundu. Yine Fransız-Alman ortaklığındaki "Tiger" helikopterlerinin (TK3) modernizasyonu veya "FICS- geleceğin topu" programı da 2045'in ötesine ertelendi.

Dassault Aviation ve Airbus arasında endüstriyel bir anlaşmazlığa konu olan geleceğin savaş uçağı projesi "Scaf" da Paris ve Berlin arasında güvensizliğe yol açtı. SCAF projesine İspanya'nın girmesiyle, taraflar başta "endüstriyel yükü azaldığı" için rahatladı. Ancak zamanla Paris'te, Berlin'in yakın zamanda Fransa'nın çıkarlarını gölgede bırakması muhtemel olan "İspanya ile gelişmiş işbirliği projesini sergilemesi" endişeleri güçlendi. Scholz'un Prag'daki AB zirvesinde, Macron'un beklediği savunma projeleri hakkında tek eklime etmemesi de Paris'teki kaygıları derinleştirdi.

Uzayda rekabet: Paris ve Berlin arasındaki gerilimden, 50 yılı aşkın süredir Fransız-Alman ilişkilerinin temel direği olan "uzay işbirliği" konusu da payını aldı. 2019'da Avrupa Uzay Dairesi'nin (ESA) üç yıllık (2019-2022) bütçesini oylamayı amaçlayan bakanlar toplantısında, Berlin ilk kez 3,29 milyar Euro ile en çok katkı yapan ülke oldu. Almanya, yine Paris'i uyarmadan, son anda kredi ekleyerek 2,66 milyar Euro katkı yapan Fransa'yı solladı.

Berlin geçen yıl, Paris tarafından desteklenen Ariane 6'nın operasyonunu desteklemek için bir Avrupa mekanizması kurma fikrini aylarca reddetti. Uzun müzakerelerin ardından 21 Temmuz 2021'de Fransa ile bu mekanizma lehinde bir anlaşmaya varıldı.

Uzayda yaşanan bir başka çekişme konusu da "mikro fırlatıcılar." Almanya, bu alanda kamu parasıyla özel projeleri destekleyerek, Fransa'ya karşı liderliği ele geçirdi. Fransa, küçük bir Alman fırlatıcısının büyümesinden ve Fransız-Alman ortak üreticisi Ariane Group'a meydan okumasından endişe duyuyor.

Arzu Çakır