Basın Kartı ve Resmi İlan İçin “İktidar Sopası” Tepkisi

AKP ve MHP’nin hazırladığı yasa teklifinde, meslek örgütleri yerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın gazetecilere basın kartı verilmesinde belirleyici olması ve Basın İlan Kurumu’nun cezalandırma yetkilerindeki artış tepkiyle karşılandı

Basın Kartı ve Resmi İlan İçin “İktidar Sopası” Tepkisi

AKP ve MHP’nin hazırladığı yasa teklifinde, meslek örgütleri yerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın gazetecilere basın kartı verilmesinde belirleyici olması ve Basın İlan Kurumu’nun cezalandırma yetkilerindeki artış tepkiyle karşılandı.

TBMM Adalet Komisyonu, geçtiğimiz hafta başladığı 40 maddelik Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmesine bugün devam etti. AKP-MHP’nin oy çokluğuyla teklifteki ilk 15 madde Komisyon’da kabul edildi. Bu kapsamda, AKP’nin verdiği önergeleriyle teklifin 5, 7, 9, 11, 14 ve 15’nci maddelerinde çok az değişiklikler yapıldı. Muhalefet ve meslek örgütlerince talep edilenlerse reddedildi.

AKP ve MHP, teklif ile Türk Ceza Kanunu’na (TCK) 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmak üzere “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu eklenmesi hamlesinden vazgeçilmeyeceği mesajını verdi. Dezenformasyonla mücadele edilmesi gerekçesiyle hayata geçirilmesi öngörülen bu yeni suç hükmü, Komisyon’un yarınki görüşmelerinde ele alınacak.

Komisyon’da görüşmeler devam ettiği sırada Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), “AKP-MHP oy çokluğuyla adım adım yasalaştırılması yasa teklifi bizler için yeni suç yaratıyor. Oysa Gazetecilik Hapsedilemez!” paylaşımıyla tepki gösterdi. ÇGD’nin paylaşımında karikatürist Bülent Çelik’in gazetecileri yasalardan kafesler içinde resmettiği karikatür de yer aldı ve “Mesleğimizi kafeslemeyi amaçlayan Saray'ın teklifi” eleştirisi yapıldı.


Teklifin geneli itibariyle, yazılı medya kuruluşları yanı sıra internet haber siteleri de BİK’in cezalandırma yetkisi kapsamına alınıyor. AKP önergesiyle teklifteki 5. maddede, Basın İlan Kurumu’nun (BİK) yayın durdurma cezasında sadece İstanbul ifadesi çıktı, illerdeki asliye ceza mahkemelerine başvurma hakkı değişikliği yapıldı.

Teklifteki 7. maddede, gazeteler gibi internet siteleri için cevap ve düzeltme hakkı, gerekçeli keyfiyet metinlerini yayımlama zorunluluğu hayata geçirilmesi talep ediliyor. AKP’nin önergesiyle internet sitelerinde sadece tekzip metnini yayında tutma süresinde değişiklik yapıldı. Son haline göre; internet siteleri iki hafta yerine 24 saat süreyle tekzip metnini ana sayfasında tutmak zorunda olacak.

İnternet ortamındaki eski haberler de dava edilebilecek

Teklifteki 9. maddeye göre, internet sitelerindeki haberler için “suç ihbarı yapıldığı tarihten itibaren” yargılama süreci zamanlaması başlayacak. Bu konuda geri adım atmayan AKP, sadece o süre başladıktan sonra söz konusu dava için TCK’daki zaman aşımı olmasını kabul etti.

Dolayısıyla internet ortamındaki herhangi bir haber, yıllar öncesinde yayınlanmış olsa da suç ihbarı ne zaman yapılırsa Cumhuriyet Savcılığı için dört aylık dava açma süresi o zaman başlayacak. Bu açıdan bu hüküm yasalaştığında internet sitelerindeki çok eski tarihli haberler için savcılık makamına suç ihbarı yapılabilecek.

Basın Kartı Komisyonu ve kart iptalinde de geri adım olmadı

Geçmişteki basın kartı mevzuatında olduğu üzere; serbest basın kartı “geçici bir süreyle çalışmayan medya mensuplarına verilen basın kartı” şeklinde tanımlanıyordu. Teklifteki 10. maddede bu tanım korunuyordu. Ancak AKP’nin önergesiyle bu tanıma “yurt dışında serbest gazetecilik yapan Türk vatandaşlarına verilen basın kartı” eklemesi yapıldı. Bu madde meslek örgütleri bakış açısıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın “yurt dışında hükümete yakın isimlere basın kartı verme” aracı olarak yorumlandı.

Teklifteki 11. maddede ise, AKP’nin önergesiyle “Medya alanında faaliyet göstermeleri şartıyla sendikalar ile kamu yararına faaliyette bulunduğu Cumhurbaşkanı kararıyla tespit edilen dernek ve vakıfların yöneticilerine, basın kartı verilebilmesi” hükmündeki “Cumhurbaşkanı kararı” ibaresi çıkarıldı.

Teklifteki 14. Maddede de AKP’nin önergesiyle, Basın Kartı Komisyonu’nun kararlarının Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı tarafından onaylandıktan sonra uygulanacağına ilişkin hüküm metinden çıkarıldı. Bu maddede, meslek örgütleri tarafından Basın Kartı Komisyonu’nun mevcut yapısını zaten İletişim Başkanı’nın belirlediği eleştirisi dikkate alınmadı. Basın Kartı Komisyonu’nda örneğin Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ile DİSK’e bağlı Basın İş Sendikası’nın yer alması gerektiği yönündeki görüşler sunulmuştu. Ancak AKP ve MHP, Türkiye’de haber takibi açısından önem taşıyan basın kartı sahipliğini belirleyen Basın Kartı Komisyonu’nun hükümete yakın mevcut yapısını korudu.

Teklifteki 15. maddedeyse, AKP’nin önergesiyle, “basın ahlak esaslarına aykırı davranışlarda bulunması halinde Komisyon kararıyla basın kartı iptal edilir” hükmü, “basın ahlak esaslarına aykırı davranışlarda bulunması halinde ihlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak Komisyon tarafından basın kartı sahibi uyarılabileceği gibi basın kartının iptaline de karar verilebilir” olarak değiştirildi. Bu maddeyle ilgili, geçtiğimiz hafta itibariyle AKP’nin basın kartı iptali yerine “kademelendirmeli ceza yaptırımı” getireceği bilgisi vardı. Dolayısıyla basın kartı iptali kararı alınmadan önce gazeteciye uyarı yapılması, sonra kınama kararı alınması ve son aşamada kart iptali olması gündemdeydi. Bugünkü son haline göre; Komisyon’un yine direkt basın kartı iptali kararı alması yolu açık kaldı.

ÇGD: Fahrettin Altun’un memurları olmayacağız

ÇGD, basın kartıyla ilgili teklifteki bu düzenlemelere “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın basın kartını kontrol etmesi terziliğe soyunmak, gazeteciliğe kıyafet giydirmek amacı olduğu net. Biz Fahrettin Altun’un gardolabına girmeyeceğiz, Fahrettin Altun’un mezurası gazeteciliği ölçemez! İletişim Başkanlığı’nın gazetecilik mesleğini ve meslek örgütlerini yok sayarak, ‘enformasyon görevlilerine peynir ekmek gibi basın kartı dağıtılması kabul edilemez. Gazetecilik devlet memurluğu değildir! Bizler Fahrettin Altun’un memurları olmayacağız!” tepkisini gösterdi.

CHP ve HDP: Sendikalar, meslek örgütleri basın kartı vermeli

TBMM Adalet Komisyonu’ndaki görüşmelerde, CHP, HDP ve İyi Parti’nin verdiği önergeler ise reddedildi. Muhalefet cephesi, “basın kartını meslek örgütleri vermeli, kamu personeline basın kartı verilmemeli, Basın Kartı Komisyonu başkanlığa bağlı olmamalı” gibi görüşleri dile getirdi. Ancak AKP-MHP, hali hazırda Danıştay’da dava konusu olan İletişim Başkanlığı’nın basın kartıyla ilgili yönetmeliğindeki tartışmalı tüm düzenlemeleri yasalaştırma yönünde adım attı.
Görüşmeler sırasında, CHP’nin Komisyon Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, “Şimdi AKP Genel Başkanı’nın belirlediği bir memur, bütün Türkiye’de kimlerin gazeteci olup olmayacağına karar verecek. Burada da biz diyeceğiz ki ‘Basın Anayasa gereği hürdür’” eleştirisinde bulundu. Emre, Basın Kartı Komisyonu için de “Türkiye’de hiçbir kurul bu kadar tek taraflı kurulmuş değil” tepkisini aktardı.


CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan da “Biz bu yasayla kime kart veriyoruz? Kart sahibi kimdir? Ben sürekli basın kartı sahibiyim. Beyefendiler lütfederlerse bu kartın devamını verecekler. Yaptığınız şey mesleğe zarar. Yaptığınız şey, olağanüstü baskı ve zulüm yaratır. Bir kişi imzalarsa yürürlüğe giriyor, imzalamazsa yürürlüğe girmiyor. Gelin bu karta koyulan bütün ayrıcalıkları kaldıralım. Bırakalım gazeteciler bu kartlarını sendikalardan alsın” dedi. Özkan, “Enformasyon görevlileri niye basın kartı alıyor” diye de sordu.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki de “52 yıllık gazeteci rahmetli Aydın Engin’e basın kartı vermemiş bir İletişim Başkanlığı’ndan bahsediyoruz. Bu İletişim Başkanlığı kimin gazeteci olup olmadığına nasıl karar veriyor? Ayrıca enformasyon görevlilerine verilirse İletişim Başkanlığı görevlilerinin basın kartı sahibi olması mümkün. Bu da basın etiği açısından sorunlu” dedi. Tiryaki, ÇGD’nin Danıştay’da Basın Kartı Yönetmeliği aleyhine yürüttüğü davayı anımsatarak, basın kartını verme kararını mutlaka gazetecilik örgütlerine bırakmak gerektiğini işaret etti.

CHP: Her haber için cevap hakkı doğması gündeme gelecek

CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek ise, internet haber sitelerinde tekzip metni yayımlamasıyla ilgili teklifteki “zarar gören” ifadesinin muğlaklığına dikkat çekti. Zeybek, “Zarar gören dediğinizde çok sakıncalar ortaya çıkacak. Her haber için cevap hakkı doğması da gündeme gelecek. Gerçeğe aykırı haber olarak değiştirilmesinde fayda var” dedi.

İyi Parti Milletvekili Ayhan Erel ise, internet haber siteleri için künye bilgisi içeren beyannameleri verilme adresi olarak Cumhuriyet savcılıkları yerine Basın İlan Kurumu’nun (BİK) belirlenmesini eleştirdi. Muhalefet vekilleri, bu düzenlemeyle “iktidar kontrolündeki BİK’in siteler üzerinde sopa görevi” yürüteceğini dile getirdi.

Bu arada teklif sahibi MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, CHP’li Alpay Antmen’in basın kartıyla ilgili eleştirileri sırasında “Elinizdeki kağıtlardan okuyorsunuz, özgür iradenizle bir laf edemezsiniz burada” şeklinde laf atması yapması gerilim yarattı. CHP’li vekiller, teklife çalışarak notlar hazırladıklarını vurguladı. CHP’li Zeynel Emre, Yıldız’a hitaben “ispatla” tepkisini göstermesiyle tansiyon kısa süreli yükseldi. Sonrasında görüşmeler ilk 15 madde üzerinde sona erdi.

Yıldız Yazıcıoğlu