Erdoğan: 'Ateşkesi Bir Terör Örgütüyle Konuşmayız'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan gezisi dönüşünde uçağında ağırladığı gazetecilere Barış Pınarı Harekatı’nı değerlendirdi. Erdoğan, "ABD’nin ‘ateşkes ilan edin, biz de müzakere için arabuluculuk yapalım’ teklifine karşı ‘Biz terör örgütüyle masaya oturmayız’ diye cevap verdim" diye konuştu

Erdoğan: 'Ateşkesi Bir Terör Örgütüyle Konuşmayız'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan gezisi dönüşünde uçağında ağırladığı gazetecilere Barış Pınarı Harekatı’nı değerlendirdi.

Türk basınında yer alan haberlere göre, harekatın yedinci gününde soruları yanıtlayan Erdoğan, ‘’Harekat hedeflerine ulaşana kadar devam edecektir. Bu noktada harekatımızın Kürtlere karşı olduğu, sivilleri hedef aldığı, DEAŞ ile mücadeleyi zayıflatacağı ve insani krize, istikrarsızlığa yol açacağı iddiaları ne yazık ki terör örgütünü korumak için uydurulan yalanlardır’’ dedi.

Sahadaki gelişmeleri koordine etmek için ABD ve Rusya ile görüştüklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘’Dün akşam Sayın Trump ile görüştüm. Onun öncesinde Macron ile görüştüm. Bu akşam da Sayın Putin ile görüşeceğim. ABD’nin ‘Ateşkes ilan edin, biz de müzakere için arabuluculuk yapalım’ teklifine karşı ‘Biz terör örgütü ile masaya oturmayız’ diye cevap verdim. 'ABD gibi bir ülkenin bir terör örgütü ile Türkiye Cumhuriyeti devleti gibi bir müttefikinizin arasına girmesini doğrusu ben savaş hukuku bakımından da siyaset bilimi bakımından da asla doğru bulmuyorum' dedim. Bunu da Sayın Trump’a söyledim’’ diye konuştu.

‘’Arabulucuk teklifi Trump’tan geldi’’

Trump'ın şu ana kadar yaptığı Twitter açıklamalarının artık takip edilemez hale geldiğini belirten Erdoğan, ‘’Dün akşamki konuşmayla çok daha farklı bir durum var. Çünkü ısrarla arabuluculuk, ısrarla ateşkes... Artık dayanamadım, ‘gönder bir heyet, biz bu heyetle bunları konuşalım. Ama asla biz bir terör örgütüyle masaya oturmayız. Ateşkesi biz bir terör örgütüyle konuşmayız’ dedim’’ sözlerini gazetecilerle paylaştı.

Arabuluculuk teklifinin Trump’tan geldiğine dikkat çeken Erdoğan,‘’Şimdi de Trump’a bir teklifimiz oldu. Biz dedik ki bir heyet gönderin. Çünkü 'ateşkes ilan edin' diyorlar. Sayın Trump benim bu teklifim üzerine, önce Mike Pence ve Ulusal Güvenlik Danışmanı O'Brien'ı Türkiye'ye gönderiyordu. Fakat daha sonra galiba Pence’i gönderme kararını aldılar. Bu akşam Ulusal Güvenlik Danışmanı’yla da İbrahim Bey bir görüşme yapacaklar. Ve büyük ihtimalle yarın bu heyet Ankara'da olacak ve görüşmeleri gerçekleştirecekler’’ açıklaması yaptı.

13 Kasım'da ABD'ye ziyaretinin Trump’la telefon görüşmesinde gündeme gelmediğini belirten Erdoğan, ‘’Onlar şöyle bir şeyde direniyorlar. Önce ateşkesi ilan edelim ondan sonra diğer konuları görüşelim. Ben Sayın Trump'a dedim ki önce ateşkesi ilan edip daha sonra diğer konuları görüşelim olmaz. Bir defa müzakere adabına da terstir. Önce anlaşacağız, ondan sonra ateşkesi konuşacağız. Onun için heyeti gönderip heyette bulunan arkadaşlarımız müzakere etsinler dedim. Tabi muhatabı muhatabı ile görüşecek. Kim geliyor ulusal güvenlik, muhatabı kim İbrahim Kalın. Ona göre heyete Milli Savunma Bakanımız da katılacaklar. Kimler geliyorsa karşılarında da arkadaşlarımızı bulacaklar’’ ifadelerini kullandı.

Pompeo ateşkes konusuna direniyor

ABD’li heyetin gelmesinin ‘’önce görüşme sonra ateşkes’’i kabul ettikleri anlamına gelmediğinin de altını çizen Erdoğan, ‘’Onlar hala direniyorlar. İbrahim Bey ile yaptıkları görüşmelerde hala direniyorlar. Pompeo ile Mevlüt Bey'in bir görüşmesi oldu. Hala o ateşkes konusuna direniyor. Mevlüt Bey de kendisine dedi ki heyet gelsin önce mutabakat sağlansın mutabakat sağlandıktan sonra o konu görüşülür. O konu nasıl görüşülür o ayrı mesele. Az önce kilometreleri verdim. Irak sınırına kadar 44 kilometre az olur çok olur. Bu bölgeyi teröristlerden temizleme bizim hedefimizdir. Burası bizim güvenli bölge ilan ettiğimiz alan. Bu güvenli bölgede kendisinin bize verdiği söz bu. 20 mili ben konuşmadım Sayın Trump söyledi. Ben Obama döneminde güvenli bölge dedim, Trump döneminde güvenli bölge dedim. Sayın Trump da daha sonra güvenli bölgeyi telaffuz etmeye başladı. Şimdi madem bunları konuştuk neden bunlardan sapıyoruz? Dünyada terörizme karşıyız diyoruz. Mesele PYD-YPG ile arabuluculuktan bahsettiği zaman ben dün akşam kendisine onu da söyledim. ‘Siz DEAŞ ile masaya oturur musunuz?’ dedim. ‘Gerektiğinde onlarla da masaya oturuyorum’ dedi’’ diye konuştu.

PYD/YPG'nin hızla mevzi kaybettiğini de kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “'Harekatı durdurun' diye bize baskı yapıyorlar. Yaptırımlar açıklıyorlar. Bizim hedefimiz belli. Bizim herhangi bir yaptırım konusunda endişemiz yok. Biliyorsunuz bu yaptırımların içerisinde şahsım da dahil olmak üzere üç tane bakan arkadaşım ve bize vize koymak suretiyle bizi Amerika'ya sokmama gibi şeyler var. Ticari bazı yaptırımlar var. Yani bunlar herhalde insan tanımıyorlar. Böyle bir sıkıntıyı yaşıyoruz. Ben Sayın Trump'a da bunları ayrıca söyledim. Bir taraftan da bizi ayın 13'ünde ABD'ye davet ediyorlar’’ dedi.

‘’Yaptırımların ABD’ye olumsuz etkisi olur’’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Trump yönetiminin açıkladığı yaptırımlar da soruldu.

Yerli çelik dahil olmak üzere bazı ürünlerin vergilerinin artırılmasının ekonomiye olumsuz katkısı olmasını beklemeyen Erdoğan,
‘’Onun tam aksine onlara olumsuz etkisi olur. Bize yok. Çünkü bu yüzde 25-50 meselesinden dolayı dünyanın değişik yerlerinde aslında olumsuz etkilenenler var, tam aksi olanlar var. Şu anda bizim bu sektörün içinde olan bir firmamız bu süreç içerisinde çok kazandı, ‘kazanıyorum’ dedi. Bu tür oranların hepsi piyasaları farklı şekilde etkileyebiliyor’’ dedi.

Erdoğan, ABD’nin yaptırım listesindeki isimlerle ilgili olarak, ‘’Biz bu listenin tamamını da görmek istedik. Bunları bir söyleyin sebebi nedir? Siz bu ülkenin başkanına, bakanlarına vize getirmekten bahsediyorsunuz. Neye dayanarak böyle bir şey dile getiriyorsunuz. Mal varlıklarına el konulacakmış. Amerika'da mal varlığı varsa… Yaptırımlar tekrar gözden geçirilecekmiş. Bunları neye göre söylüyorsunuz? Benim arkadaşlarımın hiçbirinin ABD'de herhangi bir malı yok. Benim de sadece şahsım değil aile efradına varıncaya kadar hiçbirinin... Böyle bir şeyi kabullenmek, yutmak mümkün mü? Yani biz Türkiye olarak bir kabile, çadır devleti değiliz. Sen Türkiye'ye nasıl böyle bakarsın? Bir taraftan ‘NATO'da ortağımsın’ diyeceksin. ‘Seninle yıllar yılı biz ortak mücadele verdik’ diyeceksin. Şu anda NATO üyesi ülkeler içerisinde ilk 3-4 içerisindeyiz biz. Ödemeleri tam manasıyla yapan ülke olarak. Ödemelerini yapmayan ülkelere de Sayın Trump'ın her zaman çok ağır serzenişleri vardır. Türkiye böyle bir ülkeyken Türkiye'ye karşı farklı değerlendirmeler, yaklaşımlar kabul edilebilir değil’’ diye konuştu.

AB ülkelerine eleştiri Alman Dışişleri Bakanı’na sert tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB ülkelerinden gelen silah ambargoları ve sert açıklamalara karşı Suriyeli mültecilere sınır kapılarını açma tehdidini yineledi. Erdoğan, ‘’Bir başka iş, 'kapıları açarız' dedim rahatsız oldular. Bu işin de ne kadar ciddiye doğru gittiği şimdi ortaya çıkıyor. Böyle giderse zaten işin varacağı yer orası. Siz mi Türkiye'ye böyle bir şey yapıyorsunuz? Sizin planınız neyse bizim de planımız var. Kapıları açıyoruz. 3 milyon 650 bin şu anda bizdeki mülteci. ‘Haydi AB sizi çok seviyor. Sizler AB'ye gidin’ dememiz lazım’’ ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı, Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın açıklamalarına da tepkiliydi. Erdoğan, ‘’Alman Dışişleri Bakanı çıkmış, haddini bilmez bir adam, 'Türkiye'ye silah satmayacağız' diyor. Aman yandık! Ben kaybetmem siz kaybedersiniz. Sen siyaseti de bilmiyorsun, siyaset acemisisin. Siyaseti bilsen böyle konuşmazsın. Sen satmadın da ne olacak yani, biz bittik mi? Fransa çıktı -aramızda anlaşmalarımız var- diyor ki 'Türkiye'ye biz silah satmayacağız.' Macron ile konuştum, 'böyle bir açıklama yapıyorsun, bu neyin nesi' dedim. Anlamak mümkün değil Avrupa Birliği'ne bakıyorsun aynı şeyleri söylüyor. Avrupa Birliği'nin kendi içinde de bir insicam yok. Çünkü tamamen duygusal konuşmalar. Biz bize yeteriz. O vermiyorsa bir başka yerden alırız’’ şeklinde konuştu.

"Münbiç’te bir şehit rejim güçlerinin top atışlarının neticesi’’

Barış Pınarı Harekatı ile ilgili son durumu da paylaşan Erdoğan, ‘’Harekat planlandığı gibi başarıyla yürüyor. Dördüncü günde Rasulayn, beşinci günde Tel Abyad’ı teröristlerden arındırarak buraları güven altına aldık. Bugün itibarıyla yaklaşık 32 kilometrelik derinliğe ulaştık. M4 Karayolunu kontrol altına aldık. Bu süreçte sivillerin zarar görmemesi için azami gayret gösterdik, gösteriyoruz. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de elinden gelen her türlü gayreti gerçekten gösteriyor. Karşı taraf acımasız. Yaklaşık 700 havan topu, roketi bizim tarafımıza atmaları suretiyle birçok sivil hayatını kaybetti. Bunun içinde Suriyeli 9 aylık Muhammet yavrumuz da var. Bunun yanında da 18 sivil ve 3 askerimiz de şehit oldu’’ dedi.

Askerlerden birinin Menbiç’te şehit olduğunu kaydeden Erdoğan, ‘’Rejimin oraya top atışlarıyla olan bir netice. Buna karşı bizim yoğun atışlarımız oldu. Bunun karşılığında da bunun bedelini rejime çok ağır bir şekilde ödettik. Biz tabi siviller noktasında çok hassasız’’ açıklaması yaptı.

"Münbiç ve Kobani için Rusya ve ABD ile görüşmeler devam ediyor"

Menbiç ve Kobani konusunda da Ruslarla ve Amerikalılarla görüşmelerin devam ettiğini belirten Erdoğan, ‘’Münbiç biliyorsunuz Amerikalıların daha önce bize '90 gün içerisinde tamamen boşaltıp teslim edeceğiz' dedikleri yerdi. Dün Sayın Trump'a ifade ettiğim gibi bizim Kobani veyahut başka bir yere saldırmak, Kürtleri ve sivilleri hedef almak gibi bir hedefimiz yok. Buraları güven altına almayı hedefliyoruz. Çalışmalarımızı da bu çerçevede yürütüyoruz. Tabi burada da bir çelişkiye dikkat çekmek istiyorum. ABD hem buralardan çekiliyor hem de bize 'buralara girmeyin' diyor’’ vurgusu yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın YPG’nin elindeki IŞİD’li mahkumlarla ilgili taleplerine de, “Kendi ülkelerine gitmek isteyenleri kendi ülkelerine göndeririz. Burada yargılanması gerekenleri de burada yargılarız” dediğini söyleyen Erdoğan, ‘’Ona fırsat kalmadan, malum dün terör örgütü PYD yaptığı bir operasyonla bunları cezaevinden alelacele serbest bıraktı (…) Düne kadar ABD ile hareket eden bu terör örgütü şimdi rejimle anlaşmanın yollarını arıyor. Bu örgüte müttefikimiz diyen Batılı ülkelerin burada durup düşünmesi gerekiyor. O zaman ben soruyorum; 'Sizin gerçek müttefikiniz kim? Türkiye mi yoksa PYD-YPG veya DEAŞ mı?” Artık biz DEAŞ’ı da sorabiliriz. Cezaevinden DEAŞ’lıları çıkaran bunlar ve buna ses çıkarmayan da sizsiniz’’ şeklinde konuştu.