Erdoğan: "Bizim İçin Tek Çıkış Yolu Amerika Değil"

Erdoğan: "Bizim İçin Tek Çıkış Yolu Amerika Değil"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan'a yaptığı çalışma ziyaretinde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'le görüştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk arayışlarını sürdürüyor.

Azerbaycan’a yaptığı çalışma ziyaretinden dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, önümüzdeki günlerde Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ile telefon diplomasisi kuracağını söyledi.

Erdoğan, “Bu konuda Sayın Putin’in de şu anda geçmişe göre çok daha yumuşak, çok daha görüşmelere açık olduğunu gördüm. Önümüzdeki günlerde yapacağımız telefon diplomasisiyle bunların nereye varabileceğini her iki liderden de dinlemek suretiyle göreceğiz. Dün Zelenski ile yaptığım görüşmede onda da böyle bir tıkanmanın olmadığını, onun da bu işi aşmaktan yana olduğunu hissettim. Umutsuz değiliz. Temennimiz odur ki iki lideri de biraraya getirmek suretiyle yola barış için devam edelim. Çünkü her iki tarafın ciddi kayıpları oluyor. İnanıyorum ki barışın kaybedeni olmayacaktır” dedi.

“Yönetimin bakışı olumlu istikamette; F-16 konusunda alternatiflerimiz var”

ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Cumhurbaşkanı, Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı ve New Jersey Senatörü Bob Menendez’in Türkiye aleyhtarı tutumunun süreci akamete uğratmayacağını söylese de herhangi bir olumsuz durumda, Türkiye’nin hava savunma sisteminde yaptığı gibi yeni arayışlara açık olduğu mesajını da verdi.

Erdoğan, “F-16 ile ilgili çalışmalarımız geçen sene başlatıldı ve şu anda da bu süreç normal planlandığı şekilde devam ediyor. Amerikan Savunma Bakanı da Milli Savunma Bakanımızla görüşmelerinde yönetim olarak, bakanlık olarak, askeri olarak bunu desteklediklerini ifade ediyor. Bu Menendez gibi senatörlerin ifadeleri kendi şahsi görüşüdür, şahsi iddialarıdır; herhangi bir şekilde kurumsal bir durumu yansıtmıyor. Ayrıca bunların Yunanistan ile olan münasebetleri de ayrı bir inceleme konusu; niye bu kadar tarafgirler bu konuda? Yine geçtiğimiz günlerde Stoltenberg de F-16’ların Türkiye’ye verilmesinin sadece Türkiye için değil NATO için de önemli bir hadise olduğunu, Türkiye ne kadar güçlü ne kadar hazır olursa NATO’nun da ortalama değerinin bu şekilde yükseleceğini belirtti. Şu an itibarıyla (ABD) yönetimi(ni)n bakışı olumlu istikamette gelişiyor. Tabii bizim için tek çıkış yolu Amerika değildir. Gerektiğinde aynen S400’lerde olduğu gibi biz Amerika’nın dışında da alternatiflerle görüşüyoruz. Oralardan da bu işin temini yoluna gideriz. Elimizde bu tür alternatifler de var” diye konuştu.


“Silahlı Kuvvetlerimizin bugüne kadar kimyasal silah kullanmak gibi bir taksiratı yoktur”

Sosyal medyada yayınlanan bir video üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK’ya karşı kimyasal silah kullandığı yönündeki iddiaları yalanlayan Erdoğan, bu iddialar hakkında yasal sürecin başlatıldığını da dile getirdi.

Cumhurbaşkanı, “(Milli Savunma Bakanı) Hulusi Paşa ile de bunu tekrar tekrar konuştuk. Arkadaşlar hemen süratle davaları açtılar ve bunun peşini kesinlikle bırakmayacağız. Hem tazminat hem ağır ceza davaları açarak üzerine üzerine gideceğiz. Silahlı Kuvvetlerimizin bugüne kadar kimyasal silah kullanmak gibi bir taksiratı yoktur. Attığı bütün adımları uluslararası hukuk neyi gerektiriyorsa bu çerçevede atmıştır ve bu çerçevede atmaya da devam edecektir. Bu, bunların namussuzluklarındandır, ahlaksızlıklarındandır. Bunlar ilk defa da bu iftiraları atıyor değiller. Bunlar densizdir, bunlar ahlaksızdır. Ordumuza hep attıkları çamur budur. Çamur at, tutmazsa iz bırakır diye düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.

Türkiye doğalgazda “hub” olacak mı?

Avrupa ülkelerine doğalgaz satamayan Rusya Cumhurbaşkanı Putin’in ortaya attığı “Türkiye’yi doğalgaz merkezi” yapma önerisi de soru cevapta gündeme geldi.

Erdoğan, “Bunlar şu andan itibaren tabii ki Rusya’dan istedikleri anda istedikleri gibi doğalgaz temin edemiyorlar. Beklentileri nedir? Türkiye bu işin hub’ı olursa, Türkiye’den bu tür doğalgaz talepleri karşılık bulur mu, bulmaz mı; bunu gidermektir. Aynı şekilde tabii Azerbaycan’dan da yani TANAP’tan bu noktada doğalgaz talebinde bir temin olur mu olmaz mı? Bu konuda da İlham Aliyev kardeşimin olumlu baktığını görüyorum. Bunların değerlendirmesini yapıp ona göre de gelişen süreci değerlendirip adımlarımızı biz de atacağız” dedi.


“Ukrayna tahılının yüzde 5,7’si en az gelişmiş ülkelere sevk edildi”

22 Temmuz’da Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin arabuluculuğunda Rusya ve Ulkrayna arasında imzalanan tahıl anlaşmasının süresi dört aydı. Erdoğan gelecek ay sona erecek anlaşmanın uzatılmasında bir engel olmadığı görüşünde.

Erdoğan, “Karadeniz tahıl koridoru inisiyatifi kapsamında 20 Ekim 2022 tarihi itibarıyla 363 gemi 8 milyon ton tahıl ve diğer gıda ürünleri dünya piyasalarına arz edildi. Ukrayna limanlarından yapılan sevkiyatın yüzde 62’si Avrupa, yüzde 19,5’i Asya, yüzde 13’ü Afrika, yüzde 5,3’ü Orta Doğu ülkelerine ulaştı. En az gelişmiş ülkelere ise 454 bin 626 ton buğday sevk edildi; bu miktar sadece yüzde 5,7’sine karşılık geliyor. Ürün olarak mısır, buğday, ayçiçeği yağı, kolza tohumu ve ayçiçeği küspesi öne çıkıyor. Bu ürünlerin toplam içindeki payı yüzde 96 civarında. Sevkiyat anlaşmasını uzatma noktasında herhangi bir mani söz konusu değil. Dün akşam Zelenski ile yaptığım görüşmede de Sayın Putin ile yaptığım görüşmede de yine bunu gördüm. Ama bu arada herhangi bir tıkanma olursa aşmamıza mani bir hal de yok” şeklinde konuştu.

"'Randevu verin, gelsin' dedim"

NATO üyeliği için başvuran İsveç’in yeni başbakanının kendisinden randevu istediğini belirten Cumhurbaşkanı, "Arkadaşlarımıza ‘randevu verin, gelsin’ dedim. Ülkemizde kendisiyle bu konuları da görüşürüz. Şu andaki yeni başbakanın yaklaşım tarzı, terörle ve teröristlerle mücadeleden yanadır; ‘bizim terörü ve teröristleri barındırmamamız gerekir’ diye açıklamaları var. Bu konudaki samimiyetlerini de biz tabii yapacağımız görüşmeyle test etmiş olacağız. Onların da hayrına, tüm insanlığın da hayrına olacaktır. Bizim duruşumuz değişmez. Çünkü terörle mücadelede tavizsiziz ve taviz vermeye de asla niyetimiz yok” değerlendirmesinde bulundu.

Hilmi Hacaloğlu