Erdoğan: “Dezenformasyon Yasası Acil Bir İhtiyaçtı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan "dezenformasyon yasasıyla" ilgili, “Keyfe keder bir düzenleme değil. Artık daha fazla geciktirilmesi mümkün olmayan acil bir ihtiyaçtı” dedi. Sosyal medyayı "çöplüğe" benzeten Erdoğan, hukukun sosyal medyada da geçerli olmasının önemli olduğunu söyledi

Erdoğan: “Dezenformasyon Yasası Acil Bir İhtiyaçtı”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin “sansür yasası” olarak eleştirdiği dezenformasyon yasasıyla ilgili, “Keyfe keder bir düzenleme değil. Artık daha fazla geciktirilmesi mümkün olmayan acil bir ihtiyaçtı” dedi.

Erdoğan, AKP’nin TBMM’deki haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Türkiye Büyük Millet Meclisimiz geçtiğimiz hafta tarihi öneme haiz olduğuna inandığım bir kanunu kabul etti. Biz de onaylayıp, yürürlüğe soktuk. TBMM’ye teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Kokuşmuşluğa karşı korumak için izin alacak değiliz”

“Dezenformasyon konusunun dünyanın tümünü tehdit ettiğinin ve ülkelerin bununla ilgili yasal düzenlemeler yaptığının ve Türkiye’deki yasayla da bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılacağının” anlatıldığı bir video gösteren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Görüldüğü gibi bu kanun keyfe keder bir düzenleme değil. Artık daha fazla geciktirilmesi mümkün olmayan acil bir ihtiyaçtı. Tabii her iyi, güzel, doğru şey gibi bu düzenlemeye karşı çıkanlar var. Başta ana muhalefet. Çünkü işlerine gelmiyor. Bizim amacımız, fiziki alanda olduğu gibi sosyal medya mecralarında da ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliklerini ve huzurlarını temin etmektir. Yürütmenin temsilcisi Cumhurbaşkanı ve yasama organı Meclis’in üyeleri olarak bizlere düşen bu görevi yerine getirdiğimiz için adeta ağızlarından köpükler saçarak höykürenler sosyal medya mecralarındaki kaostan ve linç kültüründen beslenenlerdir. Her yaştan, her kesimden insanımızı sosyal medya mecralarındaki kokuşmuşluğa, yalana, iftiraya, şantaja, tehdit ve tehlikelere karşı korumak için kimseden izin alacak değiliz.”

“Terör saldırısı” ve “çöplük” benzetmeleri

“Yalan ve iftira kampanyalarının bir çeşit terör saldırısı olduğunu” kaydeden Erdoğan, “Öğrenci diye, gazeteci diye, demokrasi savunucusu diye milletin karşısına çıkardıkları ya eli silahlı terörist, ya darbeci, ya suçlu çıkan bir anlayış elbette hakikat ışığının güçlenmesini istemez” dedi.

Erdoğan sosyal medyayı “çöplüğe” benzeterek, hukukun sosyal medyada da geçerli olmasının önemini vurguladı.

“Kaza ve kadere inanan insanlarız”

Erdoğan, konuşmasında, haftasonu Bartın’da yaşanan ve 41 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına da değindi.

“Tüm önlemlere rağmen nasıl patlama yaşandı bilmiyoruz” diyen Erdoğan, patlama nedeninin yapılacak inceleme sonucu belirleneceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm önlemlere ve sistemlere rağmen nasıl olup da patlama yaşandığını bilmiyoruz, çalışma sonrası öğreneceğiz. Patlamayla ilgili kesin rapor çıkana kadar söylenen herşey spekülasyondan ibarettir” diye konuştu.

Maden kazalarının dünyanın birçok ülkesinde yaşandığını vurgulayan Erdoğan, eleştirilere neden olan “kader” sözünün arkasında durdu.

Erdoğan, “Bay Kemal ve avanesi, ben kaza ve kadere iman ettim ve böyle yürüyorum. Bu bizim imanımızın gereğidir. Sende o yoksa bilemem. Amasra'daki maden kazası, devletin tüm kurumları tarafından takip edilecek. Hiçbir ihmalin cezasız kalmaması temin edilecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan parti grup toplantısının başlangıcında ise eski CHP milletvekili Mehmet Ali Çelebi’ye rozet taktı.