Erdoğan: “EastMed Konusunda İsrail’le Görüşüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de İsrail ve Güney Kıbrıs Rum kesimiyle birlikte yürüttüğü boru hattı projesi EastMed konusunda “Türkiye’siz bu iş olmaz” diyerek İsrail yönetimiyle görüşmeler yapıldığını açıkladı

Erdoğan: “EastMed Konusunda İsrail’le Görüşüyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de İsrail ve Güney Kıbrıs Rum kesimiyle birlikte yürüttüğü boru hattı projesi EastMed konusunda “Türkiye’siz bu iş olmaz” diyerek İsrail yönetimiyle görüşmeler yapıldığını açıkladı. Erdoğan, Ukrayna krizi içinse “Bu bölge savaşı kabullenemez” dedi.

Erdoğan, Arnavutluk’a ziyareti sonrasında beraberindeki gazetecilere gündemdeki başlıkları yorumladı. Bu kapsamda kendisine, “ABD’nin, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de İsrail ve Güney Kıbrıs Rum kesimiyle birlikte yürüttüğü boru hattı projesinden desteğini çekmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu yöneltildi. Bu soruya yanıtında Türkiye’nin EastMed projesine dahil edilmesi gerektiği yönünde görüşünü paylaşan Erdoğan, İsrail yönetimiyle bu konuda uzlaşma arayışını açıkladı.

AKP’nin Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, bugün dış politikaya değindi ve Kazakistan nedeniyle Türkiye’nin öncülüğünde Orta Asya devletleriyle askeri ortak güç oluşturmak gerektiği görüşünü ifade etti. Bahçeli, Irak’taki 10 Ekim 2021’de yapılan seçimle parlamentoya yedi Türkmen vekil girmesinin yetersiz olduğunu söyledi.

“Siyaseti barış çizgisinde götürmeye mecburuz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, EastMed projesine ilişkin şunları ifade etti: “Bu proje (EastMed) esasında olacak bir iş değil. Bunun bütün analizlerini yaptılar, baktılar ki bu işin pozitif olabilecek bir yanı yok. Yani maliyet hesapları tutmuyor. Amerika bütün adımını zaten kapital üzerinde yürüten bir ülke. Bunun maliyet analizleri tutmadığı için de ‘Bu olacak bir iş değil’ diyerek desteğini çekti. Zaten, burada hep konuşulan nedir? Bu iş, Türkiye’siz olmaz. Çünkü eğer buradan Avrupa’ya gaz gidecekse bu ancak Türkiye üzerinden olur. Berat (Albayrak) Bey, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde bile İsrailli muhatabı, o zaman o teklifle gelmişti. İş bir yere doğru da gidiyordu. Belki biz o zaman İsrail ile o işi bağlayabilirdik. Peki şimdi bağlama umudu yok mu? Şartlar oturup konuşulur. Çünkü bu işin menfaat analizleri çok önemli. Belli bir yere de geldik. İsrail Cumhurbaşkanı (Isaac) Herzog ile görüşmelerimiz oluyor. İsrail Başbakanı (Naftali) Bennett daha değişik düzeyde haberler gönderiyor. Bütün bunlarla beraber biliyorsunuz, geçenlerde İslam Ülkeleri Hahamlar İttifakı üyelerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul ettim, onlarla görüşmelerimiz oldu. Eğer biz siyaset yapacaksak siyaset, kavga dövüşle olmaz. Siyaseti barış çizgisinde götürmeye mecburuz.”

“ABD’nin EastMed kararı ekonomik”

Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasını açıkça ortaya koyduğunu söyleyen Erdoğan, “Libya ile yaptığımız anlaşmamız var. Libya ile yaptığımız anlaşmayla birlikte işi biz resmi bir metne oturttuk. Bu resmi metin üzerinden de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir taraftan dört tane sondaj gemisi, iki tane sismik araştırma gemisi aldık. Bunları biz boşuna mı aldık? Bunlar Karadeniz'de de çalışacak, Akdeniz'de de çalışacak. Bu konudaki en güçlü altyapıya biz sahip olacağız. Onun için de Amerika’nın olayı, tamamen ekonomik analizdir. Bu analizler neticesinde gördüler ki buradan bir şey çıkmaz” ifadelerini kullandı.

“İşgal mantığıyla olmaz, Rusya Kırım’a çöktü”

Erdoğan, NATO ile Rusya arasındaki gerilime ilişkin ise Moskova’nın Ukrayna'yı işgalini gerçekçi bir yaklaşım olarak görmediğini söyledi. Ukrayna’nın güçlü bir ülke olduğunu söyleyen Erdoğan, “Ayrıca Rusya’nın bu adımı (işgal) atabilmesi için tüm dünyadaki durumu ve kendi durumunu gözden geçirmesi lazım. Azerbaycan Cumhurbaşkanı (İlham) Aliyev Ukrayna’daydı. Şimdi ben de İlham Bey ile bir konuşacağım. Sayın (Vladimir) Putin ile de bu konuları masaya yatırıp konuşmamız lazım. Çünkü bu bölgeler artık savaşı kabullenemez. Bunlar doğru da olmaz. Artık savaşı siyaset tarihinden silip atmamız lazım. ‘Ben bir yerin topraklarını işgal edeyim, alayım’ mantığıyla bu işler yürümez. İşte örneğin Ukrayna’da ne yaptı Rusya? Kırım’a çöktü. Kırım ile ilgili biz her zaman, Kırım’ın işgaline karşı olduğumuzu Sayın Putin'le yaptığımız her görüşmede kendisine söylüyorum. Dışişleri Bakanlığımız aynı şekilde muhataplarına bunları söylüyor. Yani bu konuda bizim politikamız belli” dedi.

İLGİLİ HABERLER

Sınırdaki Rus Askeri Yığınağı Uydu Görüntülerinde

Erdoğan’dan Suriye konusunda ABD ve Rusya’ya eleştiriler

Erdoğan, Suriye’deki son duruma ilişkin değerlendirmesinde ise hem ABD’ye PYD-YPG nedeniyle hem de Rusya’ya Beşar Esat rejimine desteği dolayısıyla sitemde bulunarak, şöyle konuştu: “Güneyimize bakıyoruz. Suriye'nin ciddi bir kısmında Amerika'nın üsleri var. Rusya'nın da üsleri var. Öbür tarafta terör örgütleri, Amerika'dan ciddi destekler aldı, hala almaya devam ediyor. Şimdi bunları yok farz etmek mümkün mü? Değil. Bunları biz (ABD Başkanı Joe) Biden'la yaptığımız görüşmelerde devamlı kendisine söyledik. (Eski ABD Başkanı Donald) Trump ile yaptığımız görüşmelerde söyledik. (Eski ABD Başkanı Barack) Obama ile yaptığımız görüşmelerde söyledik. Hepsine de 'Siz terör örgütlerini destekliyorsunuz' diye hep söyledim. Bizim güneyimizde, Suriye'nin kuzeydoğusunda terör örgütlerine binlerce TIR, silah, mühimmat, her türlü ciddi desteği bunlar verdiler. Nitekim Irak’taki Koalisyon Güçleri olarak, Suriye’deki Koalisyon Güçleri olarak bu işleri yaptılar, hala da yapmaya devam ediyorlar. ‘Çekildik, çekiliyoruz. Biz burada terör örgütlerine destek vermiyoruz’ diyorlar. Doğru konuşmuyorlar tabii. Aynı şekilde Rusya, oradan çekilmiyor. Şu anda Rusya, Suriye'ye desteği çekmiş olsa Esed’in ayakta duracak hali yok. Esed, şu anda Rusya’dan aldığı destekle ayakta duruyor. Malum İran'ın desteği var. Böyle bir durum söz konusu. Temennimiz odur ki bir an önce bölgeye sulh ve sükun hakim olur ve bunlardan da böylece kurtulmuş oluruz.”

Karadeniz’de “doğalgaz müjdesi” iddiasını yineledi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, “Karadeniz gazıyla ilgili önemli bir gelişme oldu. O gazı Türkiye'ye taşıyacak borular Filyos Limanı’na geldi. Bu süreç nasıl ilerliyor?” ve “Gaz 2023’e yetişecek mi?” sorularını da yanıtladı. Erdoğan, “Boru hattı yapımında kullanılacak borular gelmeye başladı. Boruların tamamının yaklaşık 10 ayrı seferde limana gelmesi planlanıyor. Her bir boru yaklaşık 12 metre uzunluğunda. Boru hattını deniz tabanına yerleştirme işlemi yaklaşık 5 ay sürecek. 2022 yılı içerisinde tüm kuyularda üretim öncesi tamamlama operasyonları yapılacak. İnşallah biz bu işi 2023'e yetiştireceğiz” diye konuştu.

“Yeni bir müjde daha gelir mi?” sorusuna karşılık Erdoğan, “Bekliyoruz. İnşallah bütün hayalimiz, bakanlığın yaptığı çalışmalar, arkadaşların verdikleri bilgiler, özellikle sismik araştırma gemilerimizin bize verdiği raporlar, hep bu istikamette. Zaten bu işi şöyle başarıyla neticelendirdiğimiz zaman, 'ekonomik performans nedir, ne değildir' diye soranlara inşallah biz oradan gereken cevabı verme imkanını yakalamış olacağız” yanıtını verdi.

“FETÖ’nün Arnavutluk’taki yapılanmasıyla müşterek mücadelemizi gözden geçirdik”

Ayrıca Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile baş başa ve heyetler arası verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve yedi anlaşma imzalandığını anlatan Erdoğan, “İki NATO müttefiki olarak güvenlik boyutlu gelişmeleri ve Arnavutluk'un savunma sanayi alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması noktasında atabileceğimiz adımları ele aldık. Özellikle de FETÖ’nün Arnavutluk’taki yapılanmasıyla müşterek mücadelemizi gözden geçirdik” açıklamasında bulundu.

Arnavutluk’ta 2019’da meydana gelen deprem sonrasında Laç şehrinde TOKİ tarafından yaptırılan 522 adet deprem konutunu törenle teslim ettiklerini kaydeden Erdoğan, Ethem Bey Camisi'nin TİKA tarafından restore edildiğini ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın şirketi KOMAŞ aracılığıyla 3 bin 500 kişilik Namazgah Camisi’ni inşa ettiklerini açıkladı. Erdoğan’ın, “Burada FETÖ meselesinden dolayı bazı sıkıntılar yaşandı. Bu sıkıntılar sebebiyle gecikti. Daha doğrusu işi durdurma noktasına da geldik. Ama bugün Sayın Edi Rama'nın bize verdiği bazı sözler sebebiyle 'Tamam' dedik. Hayırlısıyla biz işi yükleneceğiz, başlayacağız. Yeter ki diğer sorunları halledelim. Temenni ederiz ki Şubat sonuna kadar bunlar bu planı gerçekleştirirlerse ondan sonra da zaten bizler adımlarımızı yoğun bir şekilde atacağız” dedi.

Sadece Arnavutluk’ta bugüne kadar Türkiye tarafından 568 eser yapıldığını söyleyen Erdoğan, “Bunun haricinde yine Bosna-Hersek olsun, Kosova olsun, Makedonya olsun, buraların hepsinde de, Alevi Bektaşi tekkelerine varıncaya kadar, bunları oralarda yoğun bir şekilde yapıyoruz. Hani bazıları konuşuyor 'mezhep meşrep ayrımı vesaire' diye. Böyle bir şey yok. Böyle bir şey olmuş olsa bizim bunlara elimiz değmez. Ama hepsinde de varız, hepsine de elimizden gelen desteği veriyoruz ve oralarda da bunları inşa ve ihya ediyoruz. Balkanlar, Türkiye’siz olmaz. Balkanlar'da Türkiye olarak varız” ifadesini kullandı.

Bahçeli: “Türk Devletleri Teşkilatı askeri güç tesis etmeli”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, bugün TBMM’de parti grubunda dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Bir süredir Kazakistan'ı hakimiyeti altına alan iç hesaplaşma ve kaotik tablo çok şükür tesirini kaybetmiştir” diyen Bahçeli, “Tanıdık kanlı şablonun son kurbanı Kazakistan oldu. Türkiye de dahil olmak üzere sivrilen, serpilen, öne çıkan dikkat çeken ülkeler için bu tehditler her zaman muhtemeldir. Bu nedenle hazırlıklı ve uyanık olmak tarihi bir mükellefiyettir. Emperyalizmin çevreleme politikası hızla derinleşirken hedefte Türk İslam coğrafyaları bulunmaktadır. Kazakistan’daki istikrarsızlıklara karşı Türk Devletleri Teşkilatı tavrını göstermiştir. Ancak Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkeler arasında bir askeri anlaşma olmadığından dolayı ihtiyaç olan barış ve istikrar gücü tesis edilememiştir. Temennim bundan sonra ilk iş olarak üye ülkeler arasında askeri işbirliği yapılmasıdır. Bizim nazarımızda Ankara neyse Bakü, Aşkabat, Lefkoşa, Bişkek odur. Sınırlarımız, coğrafyalarımız, ülkelerimiz ayrı olabilir, ama kaynağımız, milletimiz aynıdır” diye konuştu.

“Kerkük Türk’tür”

Irak’ta 10 Ekim 2021’de yapılan seçimleri bugün yorumlayan Bahçeli, “Parlamento ilk oturumunu 9 Ocak 2021 tarihinde gerçekleştirmiş, seçimlerde en çok oyu almış siyasi ittifakın lideri başkan olarak seçilmiştir. 2003 yılından bu yana etnik ve mezhep temelli paylaşıma dayalı devlet düzeni maalesef gelgitlerle devam etmektedir. Irak'ın toplumsal bütünlüğü parçalı ve kırılgandır. 10 Ekim seçimlerinde Irak parlamentosuna 7 Türkmen milletvekili seçilerek girmiştir. Bu sayı elbette yeterli görülemeyecektir. Türkmenler; Kürtler ve Araplar gibi Irak'ın üç kurucu unsurundan biridir. Türkmensiz bir Irak yaralıdır, yetimdir. Irak coğrafyasında ihtilaflı olarak belirlenen toprakların tamamında Türkmenler yaşamaktadır. Son yarım asırlık süreçte tarihi Türkmen kentlerinde demografik yapısı ile alçakça, haince oynanmıştır. Bunun adı bize göre Türk düşmanlığıdır. Failleri de bellidir. Kerkük Türk'tür, başka söze gerek yoktur. Türk’ün Şii’si, Sünni’si olmaz. Türk Türk'tür” ifadelerini kullandı.