Erdoğan Enflasyonda Düşüş İçin Şubat Ayını İşaret Etti

TÜSİAD Başkanı Orhan Turhan, yüksek enflasyon nedeniyle "Bırakınız uzun vadeli plan yapmayı, kısa vadeyi tahmin etmekte bile zorlanıyoruz" derken Cumhurbaşkanı Erdoğan Şubat ayından itibaren enflasyonun makul düzeylere ineceğini kaydetti

Erdoğan Enflasyonda Düşüş İçin Şubat Ayını İşaret Etti

Türkiye’de enflasyon son bir yılda resmi rakamlara göre yüzde 19,58’den, yüzde 80,21’e yükseldi.

Türkiye İstatistik Enstitüsü (TÜİK)’nün açıkladığı bu enflasyon ENAG (yüzde 181) ve İstanbul Ticaret Odası’nın enflasyon verisi İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi (yüzde 99,91)’nin çok gerisinde olsa dahi Venezuela, Zimbabwe, Lübnan ve Suriye’den sonra dünyanın en yüksek enflasyon oranı.

İstanbul Ticaret Odası’nın 140. yıldönümü kapsamında düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, enflasyonun Şubat ayından itibaren düşüşe geçeceğini söylerken hemen hemen tüm ekonomistlerin eleştirdiği faiz indirimi politikasını da savundu.

Erdoğan: ‘‘İnşallah önümüzdeki şubat ayından itibaren önce makul düzeylere indireceğiz’’

693 bin üyesi ile Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütlerinden biri olan İstanbul Ticaret Odası’nın üyelerine hitap eden Erdoğan, ‘‘Dikkat ederseniz enflasyonu faiz oranlarını arttırarak kontrol altında tutma yaklaşımı artık hiç kimse tarafından dile getirilmiyor, getirilse de ciddiye alınmıyor. Artık büyük liderler bile yükseltmek değil, faizi düşürmenin faydası olduğunu ikrar etmeye başladılar. Öncelikle Rusya. Sayın Putin bizzat geçmişte yüksek faizi savunurken şimdi o da faizi düşürmeye başladı ve 8,6'ya indirdi. Doğru yaptığımıza da yürekten inanıyoruz. Bu süreçte hiç arzu etmediğimiz seviyelere çıkan enflasyon meselesini de inşallah önümüzdeki şubat ayından itibaren önce makul düzeylere indireceğiz, sonraki yıllarda da enflasyonu olması gerektiği gibi tek haneli rakamlara düşürmekte kararlıyız’’ dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ocak ayında “Döviz kuru üzerindeki köpüğü hızla almıştık. İnşallah enflasyon üzerindeki köpüğü de süratle alarak ülkemizi hak etmediği bu görüntüden kurtaracağız” dedikten sonra nisan ayında “Attığımız, atacağımız adımlarla inşallah enflasyon mayıstan sonra gerilemeye de başlayacaktır” ifadelerini kullanmıştı. Cumhurbaşkanı 28 Haziran’daki kabine toplantısından sonra ise ‘‘İnşallah 2023’ün şubat, mart aylarından itibaren enflasyonu yeniden makul ve hızla daha da aşağılara indirebileceğimiz bir seviyeye çekmiş olacağız” sözleriyle enflasyonda düşüş için yeni yılı işaret etmişti.

Erdoğan’dan Babacan’a eleştiri: ‘‘Sen kimsin ya, imzayı atan benim’’

Konuşmasında İTO üyelerini yatırıma davet eden Cumhurbaşkanı, isim vermeden Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı da eleştirdi.

Erdoğan, ‘‘Türkiye Ekonomi Modeli'nin hedefi, ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütmek olmuştur. Karşımda yatırımcılar var, sizlere sesleniyorum. Gelin, biz başta kamu bankaları olmak üzere, düşük faizle sizleri yatırıma davet ediyorum. Çünkü düşük faizle aldığınız krediyle yapacağınız yatırımlar ne yapacaktır? İstihdam sağlayacaktır. Ne yapacaktır? Üretim sağlayacaktır. Ne yapacaktır? İhracatı arttıracaktır ve cari fazlayı da lehimize döndürecektir. Geçmişte faizi yüzde 4,6'ya indirdik, enflasyonun yüzde 6,2'ye getirdik. Bu neticenin üzerinden kendine paye çıkarmaya çalışanlar yok değil, var. Çıkıp televizyon ekranlarında ‘Ben yaptım. Ben ekonomi bakanıydım.’ Peki, bu işin başı kim? Sen kimsin? İmzayı atan kim? İmzayı atan benim. Altı sıfırı Türk lirasından çıkaran bu Başbakan. Sen kimsin ya? Senin irapta mahallin bile yok’’ dedi.

Babacan’dan Erdoğan’a yanıt: ‘‘Madem keramet imzada, şöyle bir imza atın da şu enflasyonu düşürüverin’’

Deva Partisi lideri, kendisine yönelik bu eleştire Erdoğan’ın 2003 yılında ilk kez milletvekili seçilerek Meclis’e gittiği Siirt’te düzenlediği mitingde yanıt verdi.

Ali Babacan, ‘‘Ben bu ülkede iki büyük ekonomik krizi çözen ekibin başında oldum. 2001-2002 ve 2008-2009 krizi. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Sayın Erdoğan benim için ‘Yahu sen ne yaptın? İmzayı ben attım’ diyor. Kendisine sesleniyorum. 4 yıldır bu ülkeyi tek imzayla yöneten siz değil misiniz? Tam yetkili sizsiniz. Tek imzayla aklınıza gelen her şeyi yapabiliyorsunuz. Madem keramet imzada, şöyle bir imza atın da şu enflasyonu düşürüverin. Fiyakalı bir imza atın da hayat pahalılığını bitiriverin. Ağzıyla kuş tutsa yapamaz. Çünkü bilmiyor. Bilmediğinin de farkında değil. Bilenlerle de çalışmıyor’’ dedi.

İTO hükümete destek verirken TÜSİAD ekonomik gidişattan rahatsız

İktidarın ekonomi politikalarına yönelik tek eleştiri Deva Partisi’nden gelmedi. Her ne kadar ağustos ayı enflasyonunu yüzde 99,91 olarak açıklasa da İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekip Avdagiç, yaptığı konuşmada ‘‘Son 20 yılda ekonomik büyümeye üretim tarafından en yüksek katkının sanayi sektöründen geldiğinin farkında mısınız? Türkiye'nin 2021 yılı itibarıyla satın alma gücü paritesine göre Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık'ın ardından Avrupa'nın 4. büyük ekonomisi olduğunu unuttunuz mu? Şangay Beşlisi'nde yeni ufuklar için hedefler oluşturan bir Türkiye olabileceğini düşünebildiniz mi? Biz Türkiye'nin menfaatlerini her şeyin üzerinde tutan böyle bir anlayışın yanında olmayı tarihi görevimiz, 140 yıllık mesuliyetimizin gereği olarak görüyoruz’’ derken bir başka iş dünyası örgütü TÜSİAD’ın başkanı Orhan Turan, enflasyonu ana sorun olarak gösterdi.

Mardin’de düzenlenen TÜRKONFED - TÜSİAD ‘‘Anadolu Buluşmaları’’ adlı toplantıda konuşan Orhan Turhan, ‘‘Hepimizin bildiği gibi ekonomimizde son dönemde önemli refah kaybı ve enflasyon artışı ile yüz yüzeyiz. Enflasyonun yüksek olduğu bir ekonomi hiçbir paydaşa; ne hane halkına, ne reel kesime, ne de finans sektörüne fayda sağlar. Hane halkının alım gücündeki şiddetli düşüş, zamanla tüm ekonomiye sirayet eder. Bırakınız uzun vadeli plan yapmayı, kısa vadeyi tahmin etmekte bile zorlanıyoruz. Bu koşullar yatırım yapma imkanını da sınırlamakta. Bu denli faiz düşüşüne rağmen, reel kesim kaynak bulmakta zorlanmakta. Merkez Bankası faizi ile tüm faizler arasında bağlantı kopmuş, sık değişen regülasyonun yarattığı belirsizlik içinde bugün bankalar kredi vermekte zorlanır hale gelmiştir. Sorunu; bir sonuç olan kredilerde değil, soruna sebep olan yüksek enflasyonda aramalıyız. Konu kredi, faiz ya da kur değil aslında tam da yüksek enflasyondur’’ dedi.

TÜSİAD Başkanı, sorunları doğru politikalarla doğru zamanda çözüp, ekonomiyi enflasyon-kur-faiz sarmalından ekonomimizi çıkarmak gerektiğini de dile getirdi.

Hilmi Hacaloğlu