Erdoğan: “Faiz Lobileri Kuduruyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de son haftalarda döviz kuru artışına neden olmasına rağmen enflasyon gerekçesi olarak kabul ettiği faiz oranını düşürme yaklaşımını değiştirmeyeceği mesajı verdi; “Faiz lobileri kuduruyor” dedi

Erdoğan: “Faiz Lobileri Kuduruyor”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de son haftalarda döviz kuru artışına neden olmasına rağmen enflasyon gerekçesi olarak kabul ettiği faiz oranını düşürme yaklaşımını değiştirmeyeceği mesajı verdi; “Faiz lobileri kuduruyor” dedi.

Erdoğan, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta dün katıldığı Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi dönüşünde gazetecilere Türkiye ekonomisine, muhalefet partilerince erken seçim talep edilmesine ve uluslararası gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

AKP’nin 3 Kasım 2002’de iktidara gelişinden bugüne izlediği ekonomi politikası için “bağımsızlaşma mücadelesi” görüşünü paylaşan Erdoğan, Merkez Bankası’nın son iki aydır faiz indirimi kararlarına imza atmasıyla yaşanan döviz kuru ve enflasyon artışını gündeme getirenlere “felaket telalı”, “mandacı”, “tetikçi” sıfatlarını kullanarak tepki gösterdi.

Erdoğan, “Bu adımları attıkça, içeriden dışarıdan vesayetçilerin dirençleriyle, ekonomimize yönelik türlü saldırılarla karşılaştık. Bunların her birini milletimizle birlikte bertaraf ettik. Bizi kendi istedikleri çizgiye çekmek isteyenlerin kur, faiz oyunlarına prim vermedik, vermiyoruz. Büyüme yolculuğumuzda yatırım, üretim, istihdam, ihracat hep önceliğimiz oldu. Felaket tellallarına, mandacı iktisatçılara, ekonomik tetikçilere aldırış etmeden hedeflerimize yürümeyi sürdüreceğiz. Bu ülke bizden önceki yıllarda dünya ortalamalarının çok üstünde oranlarla, yüksek maliyetlerle borçlanmak zorunda bırakıldı. Bu bağımlılık demekti. Ekonomik olarak bağımlı bir ülke kendi politikalarını elbette hayata geçiremez. Belirlenmiş çizginin dışına çıkmaya çalıştığınız zaman karşılaşacağınız şey şantajdır. Buna karşı koyacak dirayetiniz yoksa istikrarsızlığa mahkum edilirsiniz. İşte biz ülkemizi bu durumdan kalıcı olarak kurtarmak için son 19 yılda sergilediğimiz güçlü siyasi irade ve özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde bu mücadeleyi gösterebilecek dirayete, imkana kavuştuk. Son günlerde kur üzerinde iktisadi temelleri bulunmayan hareketler nedeniyle yaşanan fiyat artışlarının oluşturduğu sorunları da milletimizin lehine yatırım, istihdam ve üretimle çözeceğiz. Büyüyeceğiz, büyüdükçe milletimiz kazanacak. İktidara geldiğimiz ilk günden bu yana ekonomideki tezimiz özellikle düşük faizdir. ‘Faiz sebep, enflasyon neticedir’ tezim değişmedi. Bugün de ben yine aynı tezi savunuyorum ve buna inanıyorum. Eğer ben de ekonomi tahsili görmüşsem ve bu ekonomi tahsilinden de öte bazı değerler silsilesi içerisinde de inandıklarım, bilgim varsa, faiz sebeptir, netice değildir; enflasyon neticedir” dedi.

“Faiz indiriminden asla taviz vermem, seçim öncesi enflasyon düşecek”

Türkiye’de gecelik faiz oranının 7,500 olduğu dönemde CHP’nin iktidarda olduğunu öne sürmesi dikkat çeken Erdoğan, Amerika, Avrupa ve İsrail örnekleriyle faiz–enflasyon teorisini savundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ı da faiz sıkıntısı yaşanan dönem ile ilgili suçlayan Erdoğan, “Bay Kemal grup konuşmalarında ‘faizi 1’e indirin, biz de gelip sizi destekleyeceğiz’ dedi. Bir insan akşam sabah bu şekilde bir değişiklik gösteremez. Şimdi de faiz indirimine tepki göstereceksin. Tayyip Erdoğan’ın böyle zikzakları yok. Tayyip Erdoğan, zaten en başından beri düşük faizden bahsediyor ve ‘Bu faiz inecek’ diyor. Ben hiçbir zaman faizin
yükseltilmesini savunmadım, savunmuyorum ve savunmayacağım. Farklı düşünenler de çıksa Tayyip Erdoğan aynı noktadadır. Asla bu konudan taviz vermem” diye konuştu.

Faiz indirimi teorisini kişisel değerlerinden birisi olarak açıklayan Erdoğan, “Bu şekilde gidişle de biz bu işi başaracağız. Göreceksiniz enflasyon inşallah seçim öncesi nerelere düşecek; çok açık net bütün delilleriyle her şeyiyle ortada. Çünkü faiz lobileri kuduruyor” iddiasında bulundu.

“Stokçuluk dinimizde yasaktır” diyen Erdoğan TÜSİAD’ı hedef aldı

Erdoğan'ın piyasada döviz kuru artışına bağlı olarak bazı ürünlerde sıkıntı yaşanmasından sektörlerdeki aracı kuruluş ve aktörleri sorumlu tutmaya devam ettiği de görüldü. Erdoğan, “Piyasaya sürülmesi noktasında da ne yazık ki depolama yöntemiyle bunu piyasadan çeken ve bu konularda da üretimi engelleyen ahlaksızlar var, edepsizler var. İlgili bakanlıklarımızla bütün bunların üzerine gitme kararlılığımız var. Arkadaşlara şunu da söyledim; eğer cezai müeyyideleri düşükse, bunların cezai müeyyidelerini arttırmak suretiyle biz bu işin üzerine gidelim. Stokçuluk dinimizde de yasaktır” dedi.

İLGİLİ HABERLER

BAE'den Türkiye’ye 10 Milyar Dolar Yatırım Sözü

Erdoğan, geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi iş dünyası temsilcisi TÜSİAD’ı eleştirerek, “Ben ne dedim TÜSİAD’a? ‘Hadi buyurun, para sizde, finans sektörü sizde. Niye yatırım yapmıyorsunuz? Arkadaş sen zengin misin, para sende mi, finans sende mi? Biz sizden bir şey istiyoruz; yatırım, istihdam, üretim, ihracat, büyüme… Ama biz size bunu söyleyince siz tam aksini söylüyorsunuz’. ‘Faizi düşürelim’ yok… Başta kamu bankaları olmak üzere biz yatırım yapacak olanlara gerekli destekleri vermeye hazırız. Yeter ki yatırım yapın, mevcut yatırımlarınızı büyütün ve bununla birlikte de istihdam oluşsun. İşsizliğin en önemli çözümü istihdam, üretim, ihracat. Arkadan da büyüme geliyor. Bu işi de başaracağız” ifadelerini kullandı.

Erdoğan: “Asgari ücret arttı işçi çıkarma durumu olmaz”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, 2022 yılı için asgari ücret belirlenmesi çalışmalarıyla ilgili ise “Asgari ücret arttı diye işçi çıkarma gibi bir durumla karşılaşacağımızı da zannetmiyorum. Biz alt gelir grupları başta olmak üzere milletimizin bütün kesimlerinin hayat şartlarını iyileştirmek için mücadele ediyoruz. İstenmeyen durumların oluşmasını engellemek için elimizdeki araçları kullanırız. Kimsenin mağdur olmasına müsaade etmeyiz” açıklaması yaptı.

Erdoğan Şubat ayında Abu Dabi’ye gideceğini açıkladı

Erdoğan, Türkmenistan dönüşünde uçakta birlikte seyahat ettiği gazetecilere uluslararası ilişkiler bağlamında da değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası ilişkilere ilişkin açıklamaları özetle şöyle:

  • Birleşik Arap Emirlikleri Prensi’nin Ankara ziyareti: “Muhammed Bin Zayed ile 2011 yılında bir görüşmemiz olmuştu. Ondan sonra bazı değişik dönemler yaşadık. Ama biz tamamen ipleri koparmadık. En azından istihbarat teşkilatları karşılıklı olarak görüşmelerine devam etti. Bu arada ticari olarak da ilişkilerimiz devam etti. Önce kardeşini gönderdi ve Yatırım Ofisi'mizle görüştü. Daha sonra da Muhammed Bin Zayed kendisi özellikle ziyaret etmeyi arzu ettiğini söyledi. Hakikaten adeta bir aile hassasiyeti içerisinde bir ziyaret oldu. Bu ziyarette de bu anlaşmaları gerçekleştirdik. Bundan sonraki sürece yönelik de nasip olursa Şubat ayı içerisinde benim bir iade-i ziyaretim olacak. Benden önce gerek Dışişleri Bakanı'm gerek Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı'mın ziyaretleri olacak. 10 milyar dolarlık bir yatırım planı sundular. Bu yatırım planını da uygulamaya koymak suretiyle çok daha farklı bir geleceği inşa etmiş olacağız. Bu konuda da güzel gelişmeler olacak. Tabii Bay Kemal saçma sapan şeyler konuşup duruyor.”

“İsrail ve Mısır’a elçileri atayacağız”

  • İsrail ve Mısır ile ilişkiler: “Şimdi zaten kararımızı verdiğimiz zaman tabii ki büyükelçileri de belli bir takvim içinde atama durumunda olacağız. Bu söylediğiniz ülkelerin kiminde maslahatgüzar olarak atılmış bazı adımlar var. Büyükelçi yok ama maslahatgüzar var. Bu adımları da peyderpey belli takvim içinde atmış olacağız. Birleşik Arap Emirlikleri ile aramızda nasıl bir adım atıldıysa, diğerleriyle de buna benzer adımları atacağız.”

“Rusya ile Ukrayna arasında arabulucu olabiliriz, isteriz”

  • Ukrayna sınırında gerilim: “Bizim tavrımız belli. Biz özellikle başta Kırım Türkleri ile alakalı yaklaşım olmak kaydıyla, bölgede bir barışın egemen olmasından yanayız. Dost Rusya’yla ve özellikle Sayın Putin’le bu tür konuları bu şekilde müteaddit defalar görüştük, görüşüyoruz. Temennimiz odur ki bu bölge savaşın egemen olduğu bir bölge olmasın. Bununla ilgili arabuluculuk olur, kendileriyle bu konuyu görüşmek olur, gerek Ukrayna’yla gerek Sayın Putin’le bu görüşmeleri geliştirerek inşallah bunun çözümünde bizim de bir payımızın olmasını isteriz.”

“Erken seçim için boş teneke çalıyorlar”

  • Erken seçim tartışması: (Kemal Kılıçdaroğlu’na yanıtı) “Elinden gelen her şey neymiş? Şu anda AK Parti Genel Başkanı olarak ben, MHP Genel Başkanı olarak Sayın Bahçeli, aynı şekilde Büyük Birlik Başkanı olarak Sayın Destici açıklamalarımızı yaptık. Bu işin tarihi Haziran 2023 dedik. Bu değişmeyecek. Kulağı var duymuyor, gözleri var görmüyor! Sizin gücünüz bu ülkede bir erken seçim kararı almaya yeter mi yetmez mi? Yetmez! Daha neyi tartışıyoruz. Boşuna uğraşıyorlar. Adeta boş teneke çalıyorlar. Allah nasip ederse Haziran 2023 seçim tarihidir. Türkiye artık ilan edilmiş olan seçim tarihlerine alışacaktır.”

“Suriye’de briket evler yapıyoruz”

  • Muhalefetteki 'sığınmacılar geri dönmeli' görüşü: “Bay Kemal, Bayan Meral, HDP. Bunlar nedense mültecilere karşı, ülkemize gelen göçmenlere karşı böyle bir düşmanlık var. Biz ise böyle bir düşmanlığı yapamayız. Şu anda ülkemizde yaklaşık 5 milyon civarında mülteci var. Bunlara karşı da biz ev sahipliğimizi yapıyoruz. Çünkü bu milletin değerleri içerisinde ev sahipliği farklı bir yer tutar. Bundan sonra da devam ettireceğiz. Biz şu anda Suriye’nin kuzeyinde tek katlı briket evler yapıyoruz. Bu briket evler öyle bir ateşleme meydana getirdi ki, şimdi bazı ülkeler diyorlar ki bize bir proje bize sunun, tek katlı değil iki katlı, üç katlı konutlar yapalım; Türkiye’ye gelmiş olan mültecilerin kendi yurtlarına, kendi topraklarına dönmesini sağlayalım. İçişleri Bakanlığı'mız bu işi yakından takip ediyor. İnşallah bu adımları da atacağız. Biz o merhametsizliği yapamayız.”

“Aras boyunca demiryolu, karayolu yapımı çözüldü”

  • Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi: “Kan bağı ve tarihi, kültürel bağları bulunan kadim Türk milletinin bu adımları atmış olması, aramızdaki bağların çok daha güçlenmesine vesile oluyor. Böylece dünyada çok farklı bir oluşumu gerçekleştirmeye doğru gidiyoruz. Türkmen kardeşlerimiz bizler için ayrı bir anlam taşıyor. Bizlere olan muhabbetleri çok çok farklı. Bu vesileyle de ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkartabileceğimiz bir Türkiye-Türkmenistan ilişkileri bizleri geleceğe çok daha farklı ulaştıracaktır. Bu toplantı vesilesiyle de şu anda Aras Nehri boyunca demiryolu, karayolu yapımı konusu da çözüldü. Bu atılacak adımla beraber ayrıca Iğdır’a kadar gelecek otoban konusu var. Otoban konusuyla da özellikle Nahçıvan sıkıntısını aşmak, diğer taraftan da Ermenistan topraklarından geçmek suretiyle burada Azerbaycan’ın Iğdır ile buluşmasının da gayet başarılı bir adımı atılmış olacak. Ayrıca Rusya, Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, İran ve kabulü halinde Gürcistan’la altılı platform devreye girmesi halinde, bölge barışını, bölge sulhunu çok açık net ispatlamış olacak.”