Eserlerini 27 Yıl Sonra Türkiye’de Yayınlayabildi

Suriye’deki iç savaştan kaçarak Diyarbakır’a yerleşen şair Muhammed Said Murad, 27 yıldır yazdığı şiirlerini ancak Türkiye’de yayınlayabildi. Şam rejiminin Kürtçe yazması nedeniyle izin vermediği Murad, Türkiye’de Kürtçe ve Arapça iki kitap yayınladı

Eserlerini 27 Yıl Sonra Türkiye’de Yayınlayabildi
şair Muhammed Said Murad

Suriye’deki iç savaştan kaçarak Diyarbakır’a yerleşen şair Muhammed Said Murad, 27 yıldır yazdığı şiirlerini ancak Türkiye’de yayınlayabildi. Şam rejiminin Kürtçe yazması nedeniyle izin vermediği Murad, Türkiye’de Kürtçe ve Arapça iki kitap yayınladı.

2013 yılına kadar Şam’da yaşayan Muhammed Said Murad, iç savaştan kaçan milyonlarca Suriyeliden biri. Şam’daki bir bombardımanda yaralanan Murad, tedavi için Türkiye’ye geldi. Aslında tedaviden sonra geri dönmeyi planlıyordu. Ancak sınırlar kapanınca geri dönemedi. Akrabalarını, evini, anılarını geride bırakan Murad, 1995 yılından beri yazdığı şiirlerini de getirememişti.

Şam’da ilahiyat eğitimi alan Murad, ortaokul yıllarından itibaren şiir yazmaya başladı. VOA Türkçe’ye konuşan Murad, hem Kürtçe hem Türkçe şiir yazdığını söyledi. Murad, “Doğrusu şiir yazmaya ortaokulda başladım. 8 sınıftayken yazmaya başladım. Ben de bir şeyler yazma duygusu oluştu. Dilimiz Arapça olduğu için Arapça ile başladım. O dönemin bir ferdi gibi başladım. Üniversiteye kadar yazmaya devam ettim. Üniversitede Arapça ile birlikte Kürtçe de yazmaya başladım. 1995’ten şimdiye kadar yazıyorum. 95’te 8. Sınıftaydım, başladım yazmaya, dediğim gibi başta Arapça başladım” dedi.

Üniversiteden itibaren Kürtçe yazmaya başladığını vurgulayan Murad, 2002 yılında şiirlerin kitap haline getirerek yayınlamaya karar verdi. Ancak karşısına rejimin engeli çıktı. Rejimin şiirlerini basmasına izin vermediğini ifade eden Murad, o günleri şöyle anlattı: “Üniversiteye başladığımda Kürtçe edebiyatın olduğunun farkına vardık. Klasik ve güncel Kürt Edebiyatı olduğunu gördük. Ben de buna dahil oldum, o dönemki bilgilerimin ışığında, gün gün yazmaya başladım ve geliştirmeye başladım. 2002 yılında bir divanı basmak istedim ama maalesef imkan olmadı. Devlet bana engeller çıkardı. Bana bazı engeller çıkardılar. Aslında birilerini rahatsız edecek şiirler de değildi. Aşk, memleket, toplumsal olaylarla ilgili şiirlerdi. Köyümden bahsediyordum, annemden bahsediyordum, babandan bahsediyordum, toplumsal olaylardan bahsediyordum, sadece bunlardı. Bir bölümü Arapça bir bölümü Kürtçe idi. Ama maalesef izin vermediler. Beraber de getiremedim. Eğer bir gün dönersem getireceğim. 85 kasidem var.”

İlk şiiri sınırdan geçerken yazdı

Murad’ın ailesinin kökenleri aslında Şırnak’a dayanıyor. Ailesi 1900’lerin başında Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinden Suriye’ye göç eden Murad, sadece büyüklerinin anlattığı olaylarla tanıdığı bir coğrafyaya geri dönmüş. 2013 yılında sınırdan Türkiye’ye geçtiği gece yabancılık duygusuyla tanıştığını belirten Murad, Türkiye’deki ilk şiirini de o gece yazdı. Yabancılık duygusunun ağır bastığını anlatan Murad, “Buraya geldikten sonra yeni bir duygu, hiç varlığını bilmediğim bir duygu ortaya çıktı, güçlü bir yabancılık duygusu ortaya çıktı. Ben yüzyılda şiir okusaydım böyle bir duygunun çıkacağını tahmin etmezdim. Kürtçe edebiyatı okusaydım böyle bir duyguyu ortaya çıkaramazdım. Bu yabancılık o şiirlerin oluşmasına ve ortaya çıkmasına yol açtı. İlk geldiğim gün sınırdan geçiyorduk, geceydi, ilk gece bir şiir yazdım. Çünkü artık geri dönmeyeceğimi anladım ve o duyguya kapıldım, dönemeyeceğim duygusuna kapıldım. Geri dönemeyeceksem o duygu da işini yaptı. Atalarımın anlattıklarından duyduğum bildiğim için yabancılık duygusunu çok daha fazla hissettim. Bu şiire Suriye'de başlamıştım telefonun hafızasında kalmıştı. Telefonda olmazsa onu da getiremezdim. Orada yazdığım ilk şiir atalarımın buradan Suriye'ye göç etmesi ile ilgiliydi” diye konuştu.

27 yıl sonra ilk kitap

Murad yıllardır yazdığı ama yayınlayamadığı şiirlerini yaşadığı Diyarbakır’da yayınlama fırsatı yakaladı. Murad’ın, Türkiye’de yazdığı şiirlerini topladığı, “Dîwana Xemgînîyên Dil-Yürek Üzüntüsü Divanı” isimli Kürtçe ve Arapça kitabı 27 yıl sonra basılan ilk eseri oldu. Bugünlerde bir kitabı daha baskıdan çıkan Murad, Türkiye’ye geldikten sonra duygularının değiştiğini söyledi. Artık daha çok yabancılık ve hasret üzerine yoğunlaştığını vurgulayan Murad, “Duygularım değişti tabii ki. Duygularımın edebiyat yönünden iyileşmesi, güçlenmesi daha çok burada oldu. Ben üzerinde çalıştığım için olmadı. Nedeni yabancılıktı, yabancılık duygusu, duygularımın da güçlenmesine neden oldu. Edebi yönünün artmasına neden oldu. Suriye'de kardeşim evleniyordu ona şiir armağan ediyordum, çocuğum oluyordu ona armağan ediyordum, toplumda olan basit bir olayda şiir yazıyorum. Oradaki engeller nedeniyle çok fazla da ileri gidemiyordum, çok fazla iddialı şeyler yazamıyordum. Belki ben de o dönem bilgi bakımından tam yetişmemiştim” dedi.

Şiir yazmaya devam eden Murad, bugünlerde bir roman üzerinde çalışıyor. En büyük arzusu ise geride bıraktığı şiirlerine kavuşarak, yayınlamak.

Mahmut Bozarslan