Euro Bölgesi Enflasyonu Rekor Kırdı

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin enerji ve gıda fiyatlarına olumsuz yansıması sonucu Euro Bölgesi'nin enflasyon oranı rekor seviyeye yükseldi

Euro Bölgesi Enflasyonu Rekor Kırdı

Euro bölgesi enflasyonu Mart ayında yüzde 7,5’ye yükseldi. Bu oranın önümüzdeki aylarda daha da artarak yenir bir rekor seviyesine çıkması bekleniyor. Yeni rakam, büyüme hızı sert şekilde yavaşlasa da, süratle yükselen fiyat artışlarını dizginlemesi için Avrupa Merkez Bankası üzerindeki baskıyı artırıyor.

Avrupa Birliği İstatistik Kurumu’nun (EUROSTAT) bugün yaptığı açıklamaya göre, Ukrayna’daki savaş ve Rusya’ya uygulanan yaptırımların yakıt ve doğalgaz fiyatlarını rekor seviyelere çıkarması sebebiyle, Euro kullanan 19 ülkedeki tüketici fiyat artışı Şubat’ta yüzde 5,5 iken Mart ayında beklentilerin çok ötesinde yüzde 6,6’ya yükseldi.

En önemli etken enerji olmakla birlikte, gıda fiyatları, hizmetler ve dayanıklı mallarda görülen enflasyon Avrupa Merkez Bankası’nın hedeflediği yüzde 2’nin üzerinde çıktı. Bu da fiyat artışlarının sadece pahalı petrol sebebiyle değil genel olarak gittikçe yaygınlaştığını gösteriyor.

Avrupa Merkez Bankası’nın geçen sene ısrarla enflasyonu önemsemediği dikkate alındığında, ortaya çıkan rakamlar Merkez bankalarını zor durumda bırakıyor. Bazıları, yüksek fiyat artışlarının sabit hale gelmemesi için daha sıkı politikalar uygulanmasını istiyor.

Almanya Merkez Bankası’nın (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, “Enflasyon rakamları ortada. Para politikalarıyla karşı önlem alma fırsatı kaçırmamalı” dedi.

Avusturya ve Hollanda merkez bankası başkanları, hızlı fiyat artışlarının geniş tabana yayılması endişesiyle bu sene içinde faizlerin yükseltilmesi çağrısında bulunuyorlar. Nitekim bugün yapılan açıklamadaki bilgiler de bu görüşü destekliyor.

Hükümetler parasal yardım önlemleri alıyor olsa bile, Rus doğalgaz arzında olabilecek bir kesinti süratle tüketiciye yansıyabilir ve bu da fiyatları yeniden tetikleyebilir.

Enflasyon artıyor, büyüme hızı durgunlaşıyor

Bütün bunlar Avrupa Merkez Bankası’nı bir politika ikilemi ile karşı karşıya bırakıyor.

Bankanın ana görevi enflasyonu yüzde 2'ye indirmek. Ancak şu anda para politikasını sıkılaştırmak, halen Ukrayna’daki savaşın ve uzun süre devam eden COVID-19’un yol açtığı sıkıntıların etkisinde kalan ekonomiyi çökertme riski anlamına gelebilir.

Avrupa Merkez Bankası, ilk çeyrekteki büyümenin az farkla da olsa olumlu olduğunu, ikinci çeyrek büyümenin ise yüksek enerji fiyatlarının tüketimi etkilemesi ve yatırımları olumsuz etkilemesi nedeniyle sıfıra yakın olacağını tahmin ediyor.

Bu, AB’nin, yüksek enflasyonun durgun büyümeyle birleştiği anlamına gelen stagflasyona yakın olduğunu gösteriyor.

Yüksek enerji fiyatları genelde büyümeye engel teşkil ediyor. Bu nedenle ani artışa geçtikten sonra enflasyon üzerinde ağırlık oluşturuyor ve fiyat artışının sonradan hedefin altına düşme riskini artırıyor.

Euro bölgesinin işgücü piyasası, on yıllardır görülen en sıkı pazar olduğundan, dayanıklı tüketici enflasyonunun ön koşulu olan ücret enflasyonu şu an gündemde değil. Avrupa Merkez Bankası’nın hareketsizliği de enflasyon beklentilerini artırabilir ve muhtemelen fiyat artışını daha kalıcı hale getirebilir.

Piyasalar şimdi yıl sonuna kadar 60 baz puanlık faiz artırımlarını değerlendiriyorlar. Ancak konunun uzmanlarından hiçbiri bu derece büyük bir adımı desteklemeyip, daha temkinli davranıyor.

Ancak enflasyonun sebep olduğu sürprizler, Avrupa Merkez Bankası’nı daha hızlı sıkılaştırmaya zorlayabilir.