Fransa "Şeriat İsteyen" İmamın Camisini Kapattı

Fransa İçişleri Bakanlığı Obernai camisinde görev yapan Ebu Zekariya adlı imamın "şeriat yanlısı propagandanın yanısıra Yahudiler, eşcinseller ve kadınlara karşı ayrımcı söylemleri, cumhuriyet değerlerine karşı kışkırtıcı sözlerini" gerekçe göstererek Obernai Camisi'ni 6 ay süreyle kapattı

Fransa "Şeriat İsteyen" İmamın Camisini Kapattı

PARİS - Fransa İçişleri Bakanlığı Obernai camisinde görev yapan 39 yaşındaki "Ebu Zekariya" adlı imamın "şeriat yanlısı propagandanın yanısıra Yahudiler, eşcinseller ve kadınlara karşı ayrımcı söylemleri; cumhuriyet değerlerine karşı kışkırtıcı ve düşmanca sözlerini" gerekçe göstererek Obernai Camisi'ni 6 ay süreyle kapattı. Bakanlık son aylarda şüpheli 99 camide yapılan denetimlerin ardından 24 caminin kapanması kararı aldı.

Fransız İçişleri Bakanlığı 12 yıl boyunca, "radikal islamcı faaliyetlerini ve Fransa karşıtı vaazlarını" izlediği İmam Ebu Zekariya'nın görev yaptığı Obernai Camisi'nin kapısına kilit vurdu. İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, "Obernai'deki Selefi caminin 6 ay süreyle kapatıldığını" bildirdi.

Kapatma kararını Twitter hesabından duyuran Gerald Darmanin, kendisine "Ebu Zekariya" adını veren 39 yaşındaki Fransız vatandaşı imamın vaazlarında, "radikal İslamcılığı ve ayrılıkçı davranışları savunduğunu" belirterek, "Uzun süredir gözetim altında tutulan Obernai camisinin kapatılmasını memnuniyetle karşıladığını" dile getirdi.

Valilik tarafından alınan kapatma kararının gerekçesinde imamın vaazlarında kullandığı ifadeler belgelenerek, "Bu ibadethane, özellikle Fransız toplumuna karşı bariz düşmanlık gösteren, kışkırtıcı ve cumhuriyet değerlerine düşman olan imamının yaptığı açıklamalarla radikal bir ideolojinin yayılmasını kolaylaştıran ve inananları bu radikal fikirlere katılmaya çağıran bir mekan haline gelmiştir" denildi.

Kararda selefi olarak nitelendirilen imamın, "2017 yılında camiye katıldığı tarihten bu yana Batı değerlerini reddettiği, Fransız toplumuna karşı düşmanca tavırlar sergilediği; gerici bir İslam anlayışı içeren vaazları aracılığıyla insanları İslam kanunlarını cumhuriyet kanunlarının üzerine koymaya teşvik eden mesajlar yayınladığı, Fransa'da Şeriat'ın uygulanması için dolaylı çağrıda bulunduğu" anlatıldı.

"Ya Allah'a itaat edersiniz ya şeytana"

Karar gerekçesinde ayrıca imamın “Fransız değerlerinin temelindeki her türlü inanca ve hatta inanmayanlara da saygıyı içeren laiklik ilkesine saygı duymadığı”; "Allah'a itaat etmeyenlerin hepsine kafir dediği" ifade edildi.

Kapatma kararında, “Ya Allah'a itaat edersiniz ya da şeytana” diyerek Şeriat'ın üstünlüğünü savunduğu, Selefi bir İslam'ı yaymaya çalıştığı ve camiye gelen gençleri gericilik ve ayrılıkçılığa ittiği" öne sürüldü.

Yahudiler ve kadınlara karşı ayrımcı söylem

Kapatma kararında Ebu Zekariya'nın Yahudi aleyhtarı açıklamalar yaptığı ve onları "maymuna benzettiği" ifade edildi.

İmam tarafından kadınların da "bütün toplulukları yok eden yıkıcılar ve baştan çıkarıcılar" olarak tanımlandığı kaydedildi.

Vaazlarında "Cihadı bir savunma aracı olarak meşrulaştırdığı" belirtilen imamın, "terör saldırıları ve karikatüristlere yapılan saldırıları savunduğu” vurgulanıyor.

Valilik resmi belgesinde, "Örneğin, 2007'de Muhammed karikatürlerini çizen İsveçli Lars Vilks'in 31 Ekim 2021'de ölümüne sevindiği ve kendisini dinleyen gençlere trafik kazasında yaşamını yitiren Vilks hakkında, "Allah onu arabasında yaktı. Charlie'deki arkadaşlarına katılmaya gitti. Birlikte yanacaklar ve bu beni mutlu ediyor" sözlerinin de kayıt altında olduğunun altı çizildi.

İmamın karikatüristlere karşı saldırıları memnuniyetle karşıladığı ve bu saldırıların "Fransız devletinin İslamofobik politikacıları tarafından yönetildiği" şeklinde komplo teorilerini yaydığı da ifade ediliyor.

Gençler üzerindeki nüfuzu

Le Figaro gazetesine yansıyan kapatma kararının gerekçesinde, imamın yaklaşık 10 yıldır "çok eşliliği meşrulaştıran, Yahudilere, eşcinsellere ve kadınlara karşı ayrımcılığı teşvik eden, özellikle zina vakalarında kadına karşı kocaların şiddetinin haklı olduğunu savunan" vaazlar verdiği bilgisi de yer aldı.

CNews haber kanalına bilgi veren polis kaynaklarıysa, imamın etkisi altında din değiştiren ve radikalleşen gençlerin "Mısır ve Yemen'deki Kur’an okullarında okumak için Fransa'dan ayrıldığı" bilgisini paylaştı.

İçişleri yetkilileri, imamın kapatmaya konu olan söz ve eylemlerinin, "Cami'yi yöneten derneğin başkanı veya yönetim kurulu tarafından hiçbir zaman kınama veya yumuşatma konusu olmamasının" kapatma kararında etkili olduğunu belirtiyor.

24 cami kapatıldı

Fransa'da art arda gerçekleşen terör saldırılarından sonra İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan "İslamcı Ayrılıkçılıkla Mücadele Yasası" çerçevesinde, 2 bin 623 cami ve ibadethane gözlem altına alındı.

İçişleri Bakanlığı'nın en son 1 Ağustos'ta açıkladığı rakamlara göre, "ayrılıkçı ve radikal" politika izlediğinden şüphelenilen 99 cami denetim altına alındı.

Bu denetimler çerçevesinde, "İdari zaman aşımı, mahkeme kararı, kira devri veya iç güvenlik yasası kapsamında 24 ibadethane hakkında kapatılma kararı alındı. Bu camilerden 16'sı halen kapalı.

Denetlenen 36 caminin ise "Cumhuriyet ilkelerine saygı duyduğu" belirlendi.

Bakanlık Obernai Camisi'nden önce Cannes, Beauvais, Pantin ve Allonnes kentlerinde camileri kapattı. İçişleri bakanlığı ayrıca, 2017 yılından bu yana radikal ideolojiye sahip 780'den fazla yabancı uyruklu kişinin sınır dışı edildiğini belirtti.

İçişleri Bakanlığı istihbarat servisi, 2019 yılında kurulan Soruşturma Komisyonu'na verdikleri bilgi notunda, "Fransa'da Selefi görüşleri savunan yaklaşık 40 bin militan bulunduğunu" dile getirmişti.

Arzu Çakır