Fransa'da Türbanın Saç Bandıyla Karşılaştırılması Öfkelendirdi

Fransa'da, türban ve laiklik tartışmalarına bir yenisi eklendi. Geçen hafta bir spor firmasının "koşu türbanı" satmak istemesi ile başlayan tartışma, bu hafta da iktidar partisi LAREM'e mensup bir milletvekilinin "türban ile saç bandı arasında bir fark olmadığını" söylemesi ile alevlendi

Fransa'da Türbanın Saç Bandıyla Karşılaştırılması Öfkelendirdi

PARİS — 

Bir yandan Sarı Yelekliler hareketi, diğer yandan da Avrupa Parlamentosu seçimleri ile hayli gergin bir siyasi gündemi olan Fransa'da, türban ve laiklik tartışmalarının da ardı arkası kesilmiyor. Geçen hafta bir spor firmasının "koşu türbanı" satmak istemesi ile yeniden başlayan tartışmanın ardından bu hafta da iktidar partisi LAREM'e mensup bir milletvekili "türban ile saç bandı arasında bir fark olmadığını" söyledi. Muhalefet bu benzetmeyi eleştirirken, iktidar partisi içinde de laiklik konusunda keskin bir bölünme yaşanıyor.

Fransa'da giderek tırmanan laiklik tartışması, ülkenin en büyük spor mağazaları zinciri Decathlon'un, türbanlı kadınlar için "koşu türbanı/ hijab de running" satışa çıkarması ile başladı. Decathlon mağazası, daha önce Fas'ta satışa sunulan ve spor yapan Müslüman kadınlar arasında ilgi gören koşu türbanını, Pazartesi günü firmanın internet sitesi üzerinden satışa sundu. Ancak daha internet üzerinden satış başlar başlamaz, sosyal medya üzerinden, "Çürümüşler çetesi", "Cumhuriyet değerlerine ihanet ediyorsunuz", "İslamcı istilaya katkıda bulunuyorsunuz" şeklinde eleştiriler yağmaya başladı.

Eleştirilere hükümet üyeleri ve politikacılar da katıldı. Sağlık Bakanı Agnes Buzyn, RTL Radyosu'na, bu ürünün satışının yasak olmadığını hatırlattı ancak, "Kadına benim paylaşmadığım bir bakış açısını yansıtıyor. Bir Fransız markasının türbanı desteklememesini dilerdim" diye konuştu. İktidar partisi Republique En Marche (LAREM- Cumhuriyete Yürüyüş) sözcüsü Aurore Berge de Twitter hesabından, "Spor özgürleştirir, esaret altına almaz. Benim bir kadın ve bir vatandaş olarak seçimim, değerlerimizi reddeden bu markaya daha fazla güvenmemektir" sözlerini paylaştı.

İktidara destek veren merkez sağ parti MODEM lideri François Bayrou da eleştiren ekibe katılarak, "Fransız toplumu, geleneğinde, insan yüzünü ve vücudunu aşırı kapatmayı reddeden bir toplumdur" dedi. Senato Başkanı Gerard Larcher de, "Kadını, bir dinin derin değeri olmayan bir nedenle kapatan kilitleyen bir girişimi paylaşmıyorum. Para için değerlerin terkedilmesi kabul edilemez" dedi.

Ana muhalafet partisi Cumhuriyetçiler (LR) bu tür girişimlerin Müslüman Kardeşler hareketinin Batı toplumlarını ele geçirme çabalarına katkı sunduğunu belirterek, satışa karşı olduklarını açıkladı. Sosyalist Parti (PS) ve Ayağa Kalk Fransa (DLF) hareketi ise, Decathlon markasının boykot edilmesini istedi. Eski Çevre Bakanı Corinne Lapage da Twitter’da, "Utanç verci. Decathlon, kazanmayı umduğundan çok müşteri kaybedecek" mesajını paylaştı.

Eleştiriler dışında sözlü ve fiziksel tehditler nedeniyle Decathlon mağazası 'koşu türbanı' adlı ürünü satışa çıkarmayacağını duyurdu.

İktidar ikiye bölündü

İktidar Partisi Republique en Marche/Cumhuriyete Yürüyüş (LAREM) milletvekili Aurélien Taché’nin, konunun tartışıldığı France 5 Televizyonu'nda, Charlie Hebdo dergisi eski çalışanı Zeyneb El Rhazoui'nin, "Küçük kız çocuklarının türban takması konusunda ne düşünüyorsunuz?" sorusuna verdiği yanıtla, partisinde derin bir ayrışmayı su yüzüne çıkardı. Taché, soruya, "Siz bana Müslüman bir ailede yetişen 12 yaşındaki bir kız çocuğunun taktığı türbanı soruyorsunuz. Hristiyan bir ailede yetişen ve saç bandı yakan bir kız çocuğunu soruyor musunuz? Elbette hayır? Ne fark var?" diye yanıtladı.

Taché'nin bu karşılaştırması tüm muhalefet partilerinin yanı sıra kendi partisinden ve hükümet içinden de büyük tepki gördü. Taché ile parti içinde "Fikir tartışması" adındaki ekipte yer alan Kadın Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Marlene Schiappa, milletvekili Taché’nin karşılaştırmasını tümüyle reddederek, "Saç bandı dini bir işaret değildir. Bugüne kadar dünyanın hiç bir yerinde, hiç bir kadın, saç bandı takmayı reddettiği için taşlanmamıştır" dedi. LAREM milletvekili François Cormier-Bouligeon, " milletvekili Aurélien Taché, bu aptal karşılaştırmasıyla milletvekili arkadaşlarını utandırmıştır" derken, Parti sözcüsü Aurore Berge de sosyal medyadan, "Her şey aynı kefeye konamaz. Saç bandı asla türban olamaz" mesajını paylaştı.

Taché'ye destek veren bir grup iktidar milletvekili ise "Türban ve laiklik konusunun bir histeri ile değil sükunet ve sağduyu ile tartışılması" çağrısı yaptı. Mart ayı sonunda "Fransa İslamı" adlı planını açıklaması beklenen Macron ise konuya ilişkin görüş belirtmeyerek, sessizliğini korudu.

Özür diledi

Eleştiriler üzerine yazılı bir açıklama ile özür dileyen Aurelien Taché, "Amacım ülkede laikliği savunmaktı. Sözlerim yanlış anlaşıldı. Elbette saç bandının dini bir obje olduğunu söylemek istemedim. Sözlerim eğer bazılarını yaraladıysa özür diliyorum" dedi. Ancak özür açıklaması iktidar partisi içindeki tepkileri dindirmeye yetmeyince, LAREM yönetimi, parti toplantısına Taché'nin açıklamalarını da gündem olarak ekledi. Pek çok milletvekili Taché'nin bu sözlerinden dolayı cezalandırılmasını isterken, Parti yöneticisi Pierre Person, "Bu bir yönetim toplantısı konuyu sadece değerlendireceğiz, halk mahkemesi kurmayacağız" yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ekibinde yer alan 34 yaşındaki milletvekili milletvekili Aurélien Taché, açıklamalarıyla ilk kez tepki çekmiyor. Liberal bir laiklik vizyonunu savunan Taché'nin görüşünü Macron dahil parti içinde savunanların sayısı oldukça yüksek.

LAREM, laiklik konusundaki tavrını netleştirmek için 20 Mart'ta Bakan Marlene Schiappa başkanlığında parti için bir tartışma planladı.