Gazeteciler Basın İlan Kurumu’nun Toplanmasını Bekliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Basın İlan Kurumu'na (BİK) 12 üyenin atanmasıyla ilgili imzaladığı kararnamenin 18 Şubat tarihli Resmi Gazete’de yayınlamasının ardından basın sektörü BİK Genel Kurulu’nun bir an önce toplanarak sıkıntılara çözüm getirmesini bekliyor

Gazeteciler Basın İlan Kurumu’nun Toplanmasını Bekliyor

Her sektör gibi basın sektörü de artan maliyetlerin baskısı altında. Ancak gazeteler için hayati önem taşıyan resmi ilanların fiyatı artmıyor. Bunun nedeni ise Basın İlan Kurumu’nun (BİK) yaklaşık bir yıldır Genel Kurulu’nu toplayamaması. Genel Kurul’un toplanamama nedeni ise 36 kişilik genel kurulun 12 üyesinin atanmamış olmasıydı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 üyenin atanmasıyla ilgili imzaladığı kararname 18 Şubat tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. Şimdi basın sektörü BİK Genel Kurulu’nun bir an önce toplanarak sıkıntılara bir ölçüde de olsa çözüm getirmesini bekliyor.

“Gazete kağıdında neredeyse yüzde 300 oranında bir artış var. Baskı maliyetleri de çok pahalı. Maaşlardaki, giderlerdeki artış, hepsini biraraya getirdiğinizde gazete sahiplerine bir yük olarak geliyor. Bununla beraber resmi ilanlara zam yapılmıyor. Zam yapılmadığı için de gazete sahipleri çok zorlanıyor.” İzmir’deki yerel İlkses gazetesinin Sorumlu Yazı işleri Müdürü Erdal Erek, gazetelerin içinde bulunduğu sıkıntıları VOA Türkçe’ye böyle anlattı.

“Resmi ilanlar, gazete gelirlerinin neredeyse yüzde 90’ını oluşturuyor”

Resmi ilanlar ile kamu kurum kuruluşlarına ait reklamların, gazete ve dergilerde yayınlanmasına BİK aracılık ediyor. Ayrıca bu ilanların fiyatlarını da belirleyerek onaylanması için Cumhurbaşkanı’na sunuyor. Erek, bu ilan gelirlerinin gazetelerin gelirlerinin neredeyse yüzde 90’ını oluşturduğunu söyledi: “Geçen yıl 16 sayfa olan ve 22’den fazla kadro çalıştıran bir gazetenin gideri 180-200 bin TL civarıydı. Bu yıl zamlarla beraber 300-320 bin civarında bir gideri var. İlanların sütun/santim fiyatı şu anda yerel medya için 20 TL, ulusal yayınlar için 55 TL. Eğer biz bu işi kamu yararına yapıyorsak, devletin de bu kurumların zarar etmeyeceği bir biçimde desteklemesi gerekiyor. Basın ilan gelirlerinin en az yüzde 50 artış göstermesi gerekiyor.”

TGC’den Genel Kurul çağrısı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), 7 Şubat’ta Cumhurbaşkanlığı’na bir çağrı yaparak hükümet temsilcilerinin bir an önce atanmasını ve Genel Kurul yapılmasını istemişti. VOA Türkçe’nin sorularını cevaplayan TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, bu çağrının gerekçelerini şu sözlerle anlattı: “Biz gazetecilik meslek örgütüyüz. Önceliğimiz gazetecilerin iş güvencesi. Gazetecilerin işsiz kalmaması. Ancak basında çok ağır bir işsizlik ve mali kriz yaşanıyor. Basın sektöründe zaten yüzde 30’a ulaşan bir işsizlik söz konusu. 12 bine yakın gazeteci son 10 yılda işsiz kaldı. TÜİK verilerine göre; 2018-2021 yılları arasında 119 gazete kapandı, bin 174 gazeteci işsiz kaldı. Kağıt fiyatları beş kat, kalıp maliyetleri üç kat arttı. BİK son genel kurulunu 17 Şubat 2021’de yaptı. Cumhurbaşkanı’nca hükümet kanadı temsilcileri atanamadığı için başta resmi ilan fiyatları olmak üzere birçok konuda sorunlar yaşanıyor. Resmi İlan Tarifesi güncellenmediği, mevzuatla ilgili yenilikler yapılmadığı için gazeteler ekonomik olarak etkilendi. Bu sorunların çözülmesi ve BİK Genel Kurulu'nun toplanması için Cumhurbaşkanlığı’na çağrı yaptık. Mevzuat düzenlemeleri, BİK Yönetim Kurulu’nun denetlenmesi dahil birçok konu askıdaydı.”

Güneş, Cumhurbaşkanı’nın 12 kişilik atama kararnamesini imzalamasının ardından Genel Kurul’un bir an önce toplanması gerektiğini vurguladı: “Gazetelerde yayınlanan resmi ilanlara da en son 1 yıl önce zam verilmişti. Doların, Euro’nun artmasının ardından kağıt, kalıp, boya gibi tüm girdilere gelen zamlar yüzde 100’ü çoktan aştı.”

Öncelikli sorun kağıt krizi

Gazetecilerin yapılacak bir Genel Kurul’da tek talepleri resmi ilan fiyatlarının artması olmayacak. TGC Genel Sekreteri Güneş, “BİK Genel Kurulu’nda ele alınmasını istediğimiz birçok konu var. Mevzuat düzenlemeleri tamamlanmalı, resmi ilan fiyatları güncellenmeli. Ayrıca BİK’in dışındaki kurumların da atması gereken adımlar var. Kağıt krizi öncelikli. Biliyorsunuz yerli kağıt üretimine geçilmesi gerekiyor. Bu konuda biz 2018 yılında bir rapor hazırlayarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sunmuştuk. Gazetecilik ve yayıncılık stratejik bir kamu hizmeti olarak görülmeli, kültür yaşamının zenginleştirilmesi amacıyla desteklenmeli. Gazete kağıdında yerli üretim için seferberlik yapılmalı, yerli üreticiler desteklenmeli ve gazete işletmeleri, ithalata bağımlı olmaktan kurtarılmalı. SEKA gibi devletin kendi kurumu yeniden devreye sokulmalı. Gazete çalışanlarına faizsiz kredi veren Basın İlan Kurumu, gazetelere de faizsiz kredi uygulamasını başlatmalı. Kamu bankalarının gazete işletmelerine çok düşük faizle kredi vermesi kolaylaştırılmalı. Kamu reklam ve ilanlarında tüm medyayı ayırmadan eşit ve adil dağıtım uygulanmalı. Gazete işletmelerinin vergi ve sigorta primleriyle, yapılandırma taksitleri ile cari dönem ödemeleri belli bir tarihe kadar ertelenmeli. Tüm bunlar kamu yararı için. Her siyasi görüşten yurttaşın okumak istediği gazetelerin basılıp, dağıtılıp satılabilir olması için” dedi.

“Her gecikme daha çok işsizliğe yol açacaktır”

İlkses Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Erdal Erek de gazetecilerin çok büyük bir kısmının ulusal değil yerel basında istihdam edildiğini hatırlatarak, resmi ilan fiyatlarında ulusal basın ile yerel basın arasındaki farkın gözden geçirilmesi ve yerel basın lehine bir düzenleme yapılması gerektiğini vurguladı. Birçok kamu kuruluşunun ilanlarını kendi internet sitelerinde yayınlamayı tercih ettiği için toplam ilan gelirlerinde uzun süredir bir düşüş yaşandığına da dikkat çeken Erek, kamu ortaklığı bulunan şirketlerin de reklam pastalarını yerel basına destek amacıyla kullanabileceğini belirtti.

BİK Genel Kurulu’nun en kısa sürede toplanmasını isteyen Erek, “Umarım gecikmez, çünkü her gecikme daha çok işsizliğe yol açacaktır. Birçok meslektaşımız, gazeteci arkadaşımız işsiz kalacaktır. Bu işsizlik Türkiye’nin de bir problemi demek. O yüzden problemin büyümemesi adına daha erken karar alınabilir diye düşünüyorum” diye konuştu.