"Güçlü Meclis Sembolik Cumhurbaşkanı" İçin İmza

12 Şubat'ta Ahlatlıbel Zirvesi'nde kararlaştırıldığı üzere "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni" altına altı siyasi parti lideri bugün imza attı ve olası iktidar değişikliği durumunda sistem değişikliği sözü verdi

"Güçlü Meclis Sembolik Cumhurbaşkanı" İçin İmza

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı’nın sembolik yetkileri olacağı parlamenter sisteme geçiş mutabakatını imzaladı.

Türkiye'nin 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler ile geçiş yaptığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden yeniden parlamenter sisteme dönüş ihtimali açısından bugün önemli bir aşama söz konusu. 12 Şubat'ta Ahlatlıbel Zirvesi'nde kararlaştırıldığı üzere "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni" altına altı siyasi parti lideri bugün imza attı ve olası iktidar değişikliği durumunda sistem değişikliği sözü verdi.

Liderlerin imza attığı 23 sayfalık “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni” ile nasıl bir sistem kurulucağını ise bugüne kadar altı parti arasında uzlaşma müzakeresini yürüten Muharrem Erkek (CHP), Bahadır Erdem (İyi Parti), Mustafa Yeneroğlu (DEVA), Bülent Şahinalp (Demokrat Parti), Ayhan Sefer Üstün (Gelecek Partisi) ve Bülent Kaya (Saadet Partisi) özetledi. Öncesinde liderlerden parlamenter sisteme ilişkin kısa açıklamalar ise bir video olarak ekrana yansıtıldı. Ancak liderler, konuşma yapmamayı tercih etti. Toplantı sonrasında DEVA Lideri Babacan, VOA Türkçe’ye, “Bugün biz konuşmayalım kararı alındı. Çalışmayı yürüten arkadaşlarımız sunumu yaptı. İlerleyen günlerde bizler değerlendirmelerimizi yapacağız” dedi.

Altı siyasi parti genel başkan yardımcısı, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesine karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü anımsatarak ve “Savaşa hayır” dedikten sonra “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” özetini ana başlıklar halinde aktardı. Sistem, geçtiğimiz Eylül ayından bugüne mutabakat üzerine çalışmaları yürütmüş olan hukukçu genel başkan yardımcıları tarafından özetle şöyle anlatıldı:

“Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi neden yanlıştır?”

GENEL ÇERÇEVE (CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek):

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ve Yıldız Yazıcıoğlu
CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ve Yıldız Yazıcıoğlu

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne 16 Nisan 2017 referandumu ile geçilmiştir. Türkiye siyasi tarihinin en önemli anayasa değişikliklerinden biri olmasına rağmen referandum süreci, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal şartlarında gerçekleşmiştir. Bu dönemde demokrasinin asli gereği olan çoğulculuk ve uzlaşma ilkeleri yok sayılmış, anayasa değişikliği geniş toplum kesimleriyle, siyasi partilerle, sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerin anayasa kürsüleriyle ve barolarla müzakere edilmemiştir. İki partinin genel başkanının belirlediği dar bir komisyon tarafından hazırlanan bu anayasa değişikliği, demokratik bir biçimde müzakere edilmeden, komisyonda ve Genel Kurul’da 41 gün gibi kısa bir sürede kabul edilmiştir. Devletin tüm imkanları “Evet” kampanyası için seferber edilmiş, muhalefet partileri ile sivil toplum örgütlerinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakları bile kısıtlanmıştır.Bu sistem, yönetimde kişiselliğe ve keyfiliğe yol açmış; Cumhurbaşkanı’na yasama, yürütme ve yargıyı güdümü altına almasını sağlayan çok geniş ve denetimsiz yetkiler tanıyarak otoriter bir yönetim yaratmıştır. Bizler, anayasal devlet anlayışına aykırı, demokratik hukuk devletini temelinden zedeleyen ve egemenliği şahsileştiren bu sisteme karşı çıkıyoruz. Bizler, geçmişin dar kalıplarını da reddediyoruz. Geçmişin tecrübelerinden istifade ederek, geçmiş uygulamaların ortaya çıkardığı demokrasi sorunlarına ve vesayetçi uygulamalara bir daha imkan vermeyecek yeni bir sistemi inşa etme kararlılığındayız. Bu, yeni bir başlangıçtır. İşte bu inançla, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerimizle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini sona erdirirken geçmişe dönmüyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü devlet ve Cumhuriyet tecrübesini demokrasi ile taçlandırmayı hedefliyoruz.Söz veriyoruz: Hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı esasına dayanan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemde, temel hak ve özgürlüklerin tamamını ve kurumsal kültürün hakimiyetini güvence altına alacağız. Sonuç olarak bizler, ortak idealimiz olan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi, milletimize ve gelecek nesillere barış ve huzur getirmesi inancıyla hayata geçirmeyi taahhüt ediyoruz.”

“Seçim barajı yüzde 3 olacak”

YASAMA (DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu):

“Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile katılımcı, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin gereklerine uygun, kuvvetler ayrılığı ilkesi ile etkin denge ve denetleme mekanizmalarına dayanan bir hükümet sistemi modeli amaçlıyoruz. Hükümet sistemimizde, temsilde adalet ile yönetimde istikrar ilkelerini eşit şekilde esas almaktayız. Meclis’i güçlendirirken hükümeti zayıflatmama, hükümeti güçlendirirken Meclis’i zayıflatmama kararlılığı içerisindeyiz. Bu amaçla; öncelikle “etkili ve katılımcı bir yasama” organı öngörüyoruz. Bu kapsamda Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temsil yeteneği arttırılacak, kanun yapma ve yürütmeyi denetleme işlevleri etkili kılınacaktır. Böylece yasama organının daha demokratik ve daha etkili olması sağlanacaktır. Ayrıca Meclis İçtüzüğü’nde katılımcılık ön plana çıkarılacak, siyasi partiler kanununda yapılacak değişiklikle parti içi demokrasi ilkeleri tesis edilecektir. Seçim kanunlarında yapılacak düzenlemelerle siyasette şeffaflık ve dürüstlük güvence altına alınacaktır.Temsil gücünü arttırmak, temsilde adaleti ve çoğulcu demokrasiyi sağlamak amacıyla seçim barajını yüzde 3’e düşüreceğiz. Yurt dışında mukim 6 milyondan fazla vatandaşımızın Meclis’te temsilinin sağlanabilmesi için yurt dışı seçim çevresi oluşturacağız. Siyasi partilere ve adaylara yapılan belirli miktarın üzerindeki bağışların ve seçim dönemlerinde yapılan tüm harcamaların kamuoyuna açıklanmasını zorunlu tutacağız. Siyasi partiler arasında adil rekabet koşullarının sağlanması ve demokratik siyasi hayatın güçlendirilmesi amacıyla, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde en az %1 oy alan siyasi partiler hazine yardımından faydalanmaya hak kazanacaktır. Cumhurbaşkanı’nın, Meclis’in yasama işlevini zayıflatan veto yetkisine son vereceğiz. Meclis’in denetim yetkisini güçlendireceğiz. Sözlü soru mekanizmasını güçlendirecek, muhataplarına cevap vermeleri için süre zorunluluğu getireceğiz. Yazılı soru önergelerine süresi içerisinde cevap verilmemesi halinde ilgili bakana yaptırım uygulanmasını sağlayacağız. Meclis’in denetim yetkisini etkin şekilde yerine getirebilmesi amacıyla meclis soruşturması için gereken yeter sayıları düşüreceğiz. Hükümet, Başbakan ve Bakanlar hakkında gensoru verme yetkisini tanıyacağız.”

“OHAL ilanı onayı TBMM’de olacak”

YÜRÜTME (Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Sahinalp):

“Yarının Türkiye’si için hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemde kuvvetler ayrılığı ilkesine ve etkin denge ve denetleme mekanizmalarına dayanan bir hükümet sistemi amaçlıyoruz. Öngördüğümüz bu sistemde, millet iradesinin üstünlüğünü esas alan etkili ve katılımcı bir yasama organının yanında istikrarlı ve hesap verebilir bir yürütme organı oluşturacağız. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemde yürütme organı, devletin ve milletin birliğini temsil eden, tarafsız, siyasi sorumluluğu olmayan Cumhurbaşkanı ile, yürütmenin asıl yetkili ve sorumlu kanadı olan, yasama organının içinden çıkan ve Meclis’e karşı siyasi sorumluluğu bulunan Bakanlar Kurulu’ndan müteşekkil olacaktır. Bu sayede Cumhurbaşkanı; kendisinden beklenen uzlaştırıcı hakem rolünü üstlenebilecek, Cumhurbaşkanlığı devletin ve milletin birliğini temsil etmesi amacıyla tarafsız ve partiler üstü bir yapıya kavuşturulacaktır. Yarının Türkiye’sinde güçsüz ve istikrarsız hükümetlere yol açma tehlikesiyle karşı karşıya kalmamak adına Başbakan, Bakanlar ve Bakanlar Kurulu güçlendirilecek, hükümet istikrarını sağlayıcı tedbirler arttırılacaktır. Hükümetin kurulmasında basit çoğunluk, düşürülmesinde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğu esas alınacaktır. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de Cumhurbaşkanı’nın ya da Bakanlar Kurulu’nun tek başına OHAL ilan etme yetkisi olmayacaktır. Olağanüstü hal ilan etme yetkisi, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’na ait olacaktır. Bu yetki, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayına tabi tutulacaktır.”

“AİHM tazminatları hakime rücu edilecek”

YARGI (Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün):

“Bağımsız yargı, demokratik hukuk devletinin güvencesi, temel hak ve özgürlüklerin teminatıdır. Yürütme organı etkisini en aza indireceğiz. Hakimlere tayin ve atamalarda coğrafi bakımından güvence sağlayacağız. Adalet Bakanlığı’na bağlı oldukları yönündeki anayasa hükmünü kaldıracağız. Tutuklamanın istisna olması için gerekli tedbirleri alacağız. Görevini kötüye kullanmak suretiyle Anayasa Mahkemesi veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararına sebep olup devleti tazminata mahkûm ettiren ve zarara uğratan hâkimlere ve savcılara bu tazminat ve zararın rücu ettirilmesini sağlayacağız.. Yüksek yargı üyeleri seçiminde yarısının TBMM’de nitelikli çoğunlukla seçilmesini sağlayacağız. Diğer yarısı da hakimlerce seçilecektir. Çoklu baro uygulamasına son vereceğiz. Türkiye Barolar Birliği seçiminde temsilde adalet ilkesini sağlayacağız. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru kapsamını genişleteceğiz. AYM’ye iptal davası açabilecekler kapsamını da genişleteceğiz.”

“İnternet özgürlüğüne güvence, eşitlik için eğitim”

TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER (İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem):

İyi Parti genel başkan yardımcısı Bahadır Erdem ve Yıldız Yazıcıoğlu
İyi Parti genel başkan yardımcısı Bahadır Erdem ve Yıldız Yazıcıoğlu

“Hükümet sistemimizle; uluslararası sözleşmeler ve evrensel değerler çerçevesinde başta, ifade ve basın özgürlüğü olmak üzere tüm özgürlüklerin garanti altına alındığı; bireylerin ve sivil toplumun güçlendirildiği, çevre haklarının ve sürdürülebilirliğin sağlandığı, kadın-erkek eşitliğinin tesis edildiği, özgür ve demokratik bir Türkiye’yi inşa etme kararlığındayız. Bu amaçla, temel hak ve özgürlükler; dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet, siyasi ve sosyal aidiyet farkı gözetmeksizin tüm insanlar için güvenceye kavuşturulacak ve iç hukukumuz uluslararası standartlarla uyumlu kılınacaktır. Ötekileştirme hissi doğuran tüm uygulamalar ortadan kaldırılacaktır.İnternet mevzuatını, uluslararası standartlara uygun olarak, ifade özgürlüğünü kısıtlamayacak ve kişilik haklarını ihlal etmeyecek şekilde yeniden düzenleyeceğiz. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin mevzuatı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ışığında yeniden düzenleyerek bu hakla ilgili bildirim
uygulamasının idare tarafından keyfi şekilde kullanılmasını engelleyeceğiz. Din ve Vicdan Özgürlüğü’nü güvence altına alan, demokratik laik hukuk devletinin, çoğulcu toplum düzeninin temeli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle bizler, herkesin inancına, kanaatine ve yaşam tarzına saygı duyulduğu, kişilerin din, inanç ve yaşam tarzı fark etmeksizin özgürce yaşadığı, herkesin kendi kimliğiyle ve kendisi olarak eşit şekilde toplumsal, kamusal ve siyasal yaşama katıldığı bir sistemi hep birlikte inşa edeceğiz. Toplumun ve yaşamın her alanında, tüm karar alma mekanizmalarında kadın-erkek eşitliğini sağlamayı ve korumayı öncelikli bir devlet politikası haline getireceğiz. Bu konuda yasal ve yapısal tüm gereklilikleri sağlayacağız. Kadına karşı işlenen suçlarla ilgili Türk Ceza Kanunu’nda gerekli düzenlemeler derhal yapılacaktır. Failler için caydırıcı cezalar öngörülecek, uygulanan indirim sebepleri yeniden düzenlenecektir. Yine bu kapsamda eğitim müfredatına ilkokul birinci sınıftan itibaren insan hakları ve kadın-erkek eşitliği dersleri konulacaktır.”

“Yolsuzluklara karşı siyasi etik kanunu çıkaracağız”

KAMU YÖNETİMİ VE SİYASİ ETİK (Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya):

“Öncelikli olarak kamu yönetimine eşitlik, tarafsızlık, liyakat, hukuka uygunluk ve şeffaflık ilkelerini hakim kılacağız. Tüm kamu kurumlarının, fonksiyon ve etkinliklerini gözden geçirerek ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden yapılandıracağız. Bu bağlamda paralel bütün kurum ve kurulların faaliyetlerine son vereceğiz. Kamu yönetiminde kadın yöneticilerin sayısını arttıracağız. Kamu İhale Kanunu’nu yenileyerek ihale mevzuatını tek kanunda düzenleyeceğiz. Merkez Bankası başta olmak üzere düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığını zedeleyecek hiçbir uygulamaya ve düzenlemeye yer vermeyeceğiz. Demokratik hukuk devleti önündeki en büyük engellerden bir tanesi de siyasi makam sahiplerinin yolsuzluklarını önleyecek mevzuatın yetersiz olması ve var olan hükümlerin uygulanamamasıdır. Bu sebeple de şeffaflık sağlanamamakta, rüşvet ve yolsuzluklar engellenememektedir. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de milletvekillerinin, bakanların, siyasi parti genel merkez yöneticilerinin ve belediye başkanlarının görevlerini yerine getirirken uymaları gereken siyasi etik ilkelerinin düzenlenmesi amacıyla Siyasi Etik Kanunu hazırlayacağız. Kanun kapsamındaki kişilerin; görevlerini yerine getirirken, adalet, eşitlik, hesap verebilirlik, kişisel menfaat sağlamama, çıkar çatışması olacak hallerden kaçınma ve şeffaflık ilkelerine göre hareket etmesini sağlayacağız.”

Sisteme ilişkin açıklamalarda çoklu baro uygulamasına son verileceği açıklaması ile ilköğretimden itibaren eğitim sistemine insan hakları ve toplumsal eşitlik dersi konulacağı açıklaması salondan yoğun alkış aldı.