'Güvenli Bölgede 12 Gözlem Noktası Kuracağız'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'nin kuzeyinde oluşturacakları güvenli bölgeye 12 gözlem noktası kurmayı planladıklarını söyledi. Dolmabahçe Sarayı'nda yabancı medya temsilcileriyle buluşan Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı'nın anlık olmadığını, yıllardır hazırlanıldığını da belirtti

'Güvenli Bölgede 12 Gözlem Noktası Kuracağız'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'nin kuzeyinde oluşturacakları güvenli bölgeye 12 gözlem noktası kurmayı planladıklarını söyledi. Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı'nın anlık olmadığını, yıllardır hazırlanıldığını da belirtti.

İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda yabancı medya kuruluşları temsilcileriyle bir araya gelen Erdoğan, “Barış Pınarı Harekatı anlık değildir, hazırlığı yılları buldu. Öncesinde Sayın (ABD Başkanı Donald) Trump’a harekata başlayacağımızı söyledim. Beyaz Saray açıklamasında ABD'nin askerlerini çekeceği ilan edildi. Herhangi bir engel kalmadı. Kısa sürede birkaç noktadan 30 kilometre derinliğe ulaşınca ABD ve diğer ülkelerinin tavrı değişti. Başarıya ulaşacağı anlaşılınca tepkiler yükseldi” dedi.

Barış Pınarı Harekatı’nın “Türkiye’nin sınırlarından PKK/YPG’yi temizlemek ve güvenli bölgeye Suriyelilerin dönüşünü sağlamak” olarak iki temel amacı olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye’de yaşayan 3,5 milyonu aşkın Suriyeli'den 2 milyonunu güvenli bölgeye döndürmeyi planladıklarını açıkladı. Bu noktada “G20 ülkeleri” ifadesiyle Batı ülkelerine yıllardır “güvenli bölge” oluşturulması önerisinde bulunduklarını ancak sözde olumlu bulunmasına rağmen adım atılmadığını anlatan Erdoğan, “Bu güvenli bölge planında ilk şart bölgenin terörden temizlenerek güvenli hale getirilmesiydi. Zeytin Dalı Harekatı’ndan sonra bu konuyu yeniden gündeme getirdik. Ama istediğimiz ilerlemeyi sağlayamadık. Bunun üzerine 9 Ekim saat 16.00’da harekatı başlattı. Barış Pınarı Harekatı anlık değildir, hazırlığı yılları buldu. Gelişmeler anlık olmadı” ifadesini kullandı.

Barış Pınarı Harekatı’nın 9 Ekim’de başlatılması öncesinde ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi yaptığını anımsatan Erdoğan, bu telefon görüşmesiyle ABD’nin askerlerini çektiğini ilan ettiğini ve böylece harekata engel kalmadığını anlattı. “Kısa sürede birkaç noktadan 30 kilometre derinliğe ulaşınca ABD ve diğer ülkelerinin tavrı değişti. Başarıya ulaşacağı anlaşılınca tepkiler yükseldi. Biz kararlılıkla devam ettik” diyen Erdoğan, Resulayn ve Tel Abyad’ın da olduğu 30 yerleşim yerini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrol altına aldığını dile getirdi.

Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı kapsamında “4 askerimiz ve 74 Suriye Milli Ordusu mensubu şehit oldu. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 750'yi buldu. 20 sivil vatandaşımız şehit oldu, 181 vatandaşımız yaralandı” bilgisini verdi. “Türkiye NATO üyesidir ama terör örgütleri ne zaman üye oldu bilmiyorum” diyen Erdoğan, ABD başta olmak üzere NATO üyesi ülkelerce Türkiye’nin sınır güvenliğine yönelik bu harekata ve terörle mücadelesine tepki gösterilmesini eleştirdi.

“YPG bölgeden çıkacak, silahları imha edilecek, 12 gözlem noktası kurulacak”

“Bu harekatla DEAŞ’ın (IŞİD) yeniden canlanacağı ve sivil katliam yapıldığı iddiası terör örgütünün yalanlarıdır” diyen Erdoğan, dün gece ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığındaki ABD tarafıyla nasıl bir anlaşmaya varıldığını ise, “120 saat yani 5 gün içinde teröristlerin güvenli bölge dışına çıkmasını sağlayacak. Dün akşamdan başlamak üzere Barış Pınarı'na 120 saat ara verdik. Ellerindeki silahlar toplanacak, tahkimatlar imha edilecek. Güvenli bölgeden çıkacaklar. TSK ise bölgeden çıkmayacak. Kontrol Türkiye’ye bırakıldıktan sonra Barış Pınarı Harekatı sona erecektir” diye açıkladı.

Erdoğan, ABD Başkan Yardımcısı Pence ile yürüttükleri müzakereye ilişkin soru üzerine “Dün görüşmeler sonunda geldiğimiz aşamayı zafer ya da mağlubiyet gibi değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Özellikle devlet arasında bir zafer şeklinde değerlendirmek yanlış. Teröre karşı zafer” dedi.

Sivil ölümler iddiasını toplantıdaki soru-cevap bölümünde de yalanlayan Erdoğan, TSK’nın envanterinde kesinlikle kimyasal silah bulunmadığını da vurgulayarak, kimyasal silah kullanılmadığını ve kullanılmayacağını söyledi.

Erdoğan, ABD’yle yapılan mutabakat çerçevesinde neyi hedeflediklerini ise, özetle, “Güvenli bölgede 12 gözlem noktası kurmayı planlıyoruz. Şu anda Tel Abyad ile Rasulayn arası temizlenmiş durumda. Bu bitmiş değil. Süreç devam ediyor. Temenni ediyorum ki 120 saat içerisinde bu işi tamamlamış olalım. (Terör örgütü) Çıktıktan sonra bizim yine burada ABD'nin güçleriyle birlikte yapacağımız çok şeyler olduğuna inanıyorum” diye konuştu.

Erdoğan, ABD Kongresi’nde halen yaptırım hazırlıklarının yapılmasıyla ilgili de “Yaptırımlar mutabakat çerçevesinde kalacaktır. Lindsey (Graham) sanırım başını iki elinin arasına alacaktır, biz onu dürüstlüğe davet ediyoruz. Muhatabım Trump’tır” görüşünü ifade etti.

“150 Türk DEAŞ’lıyı biz yargılayacağız”

Erdoğan, bölgedeki IŞİD’liler ilgili sorular üzerine ise, özetle, “YPG'nin 750 DEAŞ'lıyı cezaevlerinden serbest bıraktığı söyleniyor, bunların içinde 195 de yakalanan var. 150 Türk DEAŞ'lıyı biz yargılayacağız. Kalanını onlar (Batılı ülkeler) yargılasın” açıklamasında bulundu.

Terörle mücadelede uluslararası camiadan olumlu yanıt alamadığı için Türkiye’nin kendi başına hareket ettiğini yineleyen Erdoğan, “Kendi göbeğimizi kendimiz kestik” ifadesini de kullandı.

Fırat’ın doğusunda Rusya faktörüne işaret etti

Erdoğan, ayrıca gelecek Salı günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşeceğini belirterek, özetle, “Amacımız Rusya ile makul bir uzlaşmaya varmaktır. Rejimin bulunduğu yerlerde PKK/YPG’nin tamamen temizlenmesini istiyoruz. PKK/YPG’nin tamamen temizlendiği yerlerin rejim tarafından kontrol edilmesi bizim için rahatsızlık sebebi değildir. Bizim orada kalmak gibi bir niyetimiz yok. Münbiç’ten, Kobani’den terör örgütü çıkarılırsa bizim için bir mesele yok. Yeter ki terör örgütünden temizlensin. Tüm derdimiz bizi tehdit eden taciz eden terör örgütlerini buradan çıkarmaktır. Fırat'ın batısında da Rusya'nın başı çekmesi gerekir ki bölgenin tamamında huzuru sağlayalım” dedi.

“Vakti, saati geldiğinde gereken yapılacaktır”

Erdoğan, Türkiye kamuoyunda tepkilere yol açan Trump’ın 9 Ekim tarihli mektubuna ilişkin ise, “Başkan Trump'ın siyasi ve diplomatik nezaketle bağdaşmayan bir mektubu medyada yer aldı. Elbette bizler bunu unutmadık. Unutmamız doğru değil ama bizim karşılıklı olan sevgi saygımız da bunları sürekli gündemde tutmaya müsaade etmiyor. Bu konuyu bugünkü meselemiz ve önceliğimiz olarak da görmüyoruz. Vakti saati geldiğinde bu konuyla ilgili olarak gerekenin yapılacağının da bilinmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.