HDP: "İmralı Tecritini Kaldırın İlk Ağızdan Duyalım"

HDP'li Saruhan Oluç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Edirne en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” sözlerine “Ağırlaştırılmış mutlak tecridi kaldırın, açın kapıyı. Türkiye politikasına, bölge politikasına dair neyse görüşü, söylemek isteği, eleştirisi, önerisi bunları birinci ağızdan duyalım” dedi.

HDP: "İmralı Tecritini Kaldırın İlk Ağızdan Duyalım"
HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Edirne en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” yaklaşımını sürdürmesine yanıt vererek “Ağırlaştırılmış mutlak tecridi kaldırın, açın kapıyı. Ya bir avukat heyeti ya da bizim de içinde yer alacağımız bir siyasi heyet görüşsün. (Abdullah Öcalan’ın) Türkiye politikasına, bölge politikasına dair neyse görüşü, söylemek isteği, eleştirisi, önerisi bunları birinci ağızdan duyalım” dedi.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, VOA Türkçe’nin aralarında olduğu bazı medya kuruluşlarının temsilcileriyle görüşmesinde, HDP’ye yönelik kapatma davası, Erdoğan’ın söylemleri, olası seçim ittifakı ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi başlıklarda soruları yanıtladı. CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın AKP’den ayrılıklarla kurulmuş DEVA Partisi ile Gelecek Partisi’nin olası katılımlarıyla büyümesine karşın üçüncü ittifak girişimi için Oluç “Hiçbir zaman Millet İttifakı’nda olmayı istemediğimiz ve amaçlamadığımız için kendi demokrasi ittifakı çağrımızla ilerliyoruz” mesajını da verdi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, İmralı Cezaevi’nde tutuklu PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan’ın Edirne Cezaevi’nde tutuklu HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’tan rahatsız olduğu yönündeki 12 Ocak’taki parti grubundaki sözleriyle, Kürt siyasi hareketi ve HDP’yle ilgili iktidarca neyin amaçlandığı tartışması söz konusu. Son olarak Erdoğan, NTV canlı yayınında, “İmralı Demirtaş’ın açıklamalarından rahatsız dediniz. Devletin elinde böyle bir bilgi mi var?” sorusuna “Var ki söylüyorum” ifadesini kullandı. Erdoğan “Abdullah Öcalan’a sormak lazım. Öcalan’ın, Demirtaş’ın oradan verdiği mesajlardan rahatsız olduğu, ortada bir gerçek. Terör Örgütü PKK Elebaşı’nı (Öcalan) bırakacak tek bir iktidar olur, o da HDP’nin içinde olduğu zillet ittifakı iktidara gelirse böyle bir şey olur. HDP’nin terörist elebaşıyla ilgili heykelini dikeceğiz vaadlerini hatırlayın” diye konuştu.

Erdoğan’ın Öcalan’la ilgili sözlerini değerlendiren Oluç, eğer iddia edildiği gibi HDP’ye yönelik de eleştirileri varsa bunun Öcalan’ın kendisi tarafından. ifade edilmesini beklediklerini işaret ederek “Açın kapıyı, birinci ağızdan duyalım” çıkışı yaptı. Oluç, Anayasa Mahkemesi’nin gündemindeki kapatma davası sürecinde Erdoğan ve AKP’nin ‘Öcalan’ın rahatsızlığı’ söylemiyle amacın HDP ve seçmenini bölme olduğu görüşüyle ilgili “HDP seçmenini bölmek hayali ihracat gibi bir plandır” dedi.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Kürt siyasi hareketi, sol partiler ve HDP açısından yöneltilen sorulara özetle şu dikkat çekici yanıtları verdi:

‘En doğrusu kendi ağzından duyalım’

Erdoğan’ın ‘Öcalan rahatsızlığı’ iddiası: “İmralı’da ağır bir tecrit sürüyor. Elimizde bilgi yok, ancak yorumlayabiliriz. Erdoğan son konuşmasında Öcalan’ı kast ederek ‘Kendisine sormak gerekir’ dedi. Biz de tam bunu söylüyoruz: Ağırlaştırılmış mutlak tecridi kaldırın, açın kapıyı. Ya bir avukat heyeti ya da bizim de içinde yer alacağımız bir siyasi heyet görüşebilsin. Türkiye politikasına, bölge politikasına dair neyse görüşü, söylemek isteği, eleştirisi, önerisi bunları birinci ağızdan duyalım. Ya da kendi el yazısıyla mektuptan okuyalım. Ama en doğrusu kendi ağzından duymaktır. “Kendisine sormak gerekir” dediği için bunu söylüyorum. Evet, kendisine sormak, görüşmek istiyoruz. Aksi takdirde İmralı'da durum, seçim için araçsallaştırılmış oluyor. Kendisinden duymadığımız sürece güvenmediğimiz bir durumdur. Halk da güvenmez. Kürt sorunu ve İmralı’daki durumu bir seçim malzemesi haline getirerek kullanmak kabul edilebilir bir durum değil. Kimseye de bir faydası olmaz. Konunun tarafı olan kişi tecritte. Cevap hakkı, iletişim hakkı yok. Bunun doğru olmadığı kanaatindeyiz. Açın kapıları görüşmek istiyoruz.”

‘HDP kapatılırsa tam tersine kenetlenme olacaktır’

HDP kapatılırsa seçmen bölünür mü ve sandığa küser mi?: “İktidarın bu tür hedefleri olabilir. Edirne-İmralı tartışması da bunun parçasıdır. Ama HDP seçmeni, yönetimi bu konularda duyarlıdır, bilinçlidir. Bu tür hedeflerin, planların farkındadır. Öyle 2-3-4’e bölünme meselesi gülüp geçeceğimiz meselelerdir. HDP içinde eleştiriler olabilir, tartışırız. Bunun bölünmeyle sonuçlanacağını düşünmemek gerek. Hele hele HDP’yi demokratik siyasetten tasfiye etmek için AYM eliyle kapatmak ve HDP seçmenini üçe bölmek gerçekten hayali ihracat gibi bir plandır. HDP’nin kapatılması söz konusu olursa bunun iktidar tarafından yapıldığı görülecektir. Bu tersine iktidar karşısında daha büyük kenetlenme, kararlı duruş ve bunun sonucunda atılacak adımlar ortaya çıkaracaktır. İktidarın böyle planları varsa bunu gözden geçirmesinde fayda olduğunu düşünüyoruz.”

‘Parti kapatılırsa B, C, D planlarımız var’

Anayasa Mahkemesi’nin kapatma kararı alması durumunda Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçime girebilecek partiler listesinde durum ekseninde neler olabileceği sorusu üzerine Oluç B-C-D planlarını yaptık. HDP kapatılırsa seçmenlerimizi asla seçeneksiz bırakmayacağız. Ne olacağını o gün geldiğinde konuşacağız. HDP’yi demokratik siyasetten tasfiye edip, yüzlerce kişiye siyaset yasağı getirerek bize büyük kaybettirmek istiyorlarsa -şu an görünen o-, o zaman biz de iktidara büyük kaybettireceğiz. Hangi kayıp daha büyük olur hep beraber görürüz” ifadesini kullandı.

Öcalan 31 Mart ve 23 Haziran gibi mesaj verirse?

HDP kendi kararlarını kendi veren bir siyasi partidir. 31 Mart, 23 Haziran seçimlerinde bunu göstermiştir. Bunları dinler, tartışır, bir karara varır. Kendimize siyasi olarak güvendiğimiz için ‘açın kapıları bu eleştiriler, öneriler neyse birinci elden duyalım’ diyoruz. HDP kuruluşunun 10. yılında. Bu duruma gelmesinin nedeni de müzakere etmesi, istişareyle kararlarını alması. Biz bu konuda kendimize güveniyoruz. Ne varsa tartışalım, konuşalım, duysun herkes. Şeffaflık, açık tartışma çok önemli. Rahatlığıımız buradan. Önerileri birinci ağızdan duymak en sağlıklı olandır. “Kendisine sormak gerekir’ dediği için 'sormak gerekir’ diyoruz.”

HDP ortak Cumhurbaşkanı adayını destekleyecek mi?

“Millet İttifakı içinde yer almayacağımızı seçmenimizle paylaştık. Her ittifak önemli ama bazı konularda anlaşma zemininin güç olduğu yerlerde ittifak parçası olmak kimseye fayda getirmez. Bizim demokrasi ittifakımız seçimlerle sınırlı değil. Kendi anlayışımızı gerçekleştirmek için mücadeleyi anlamlı buluyoruz. Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili bir karar vermedik. Tutum belgesinde, 'iki ittifak içinde yer almayacağız ama Cumhurbaşkanı seçiminde açıkladığımız 11 maddeyi müzakere etmeye hazırız' dedik. Bunun arkasındayız. Aday çıkarmaya parti kurulları karar verir. Günü geldiğinde değerlendireceğiz. Aday çıkarma ihtiyacı olursa çıkarırız, aday çıkarmaya gerek yok anlayışı olursa onu da kamuoyuyla paylaşırız”

Millet ve Cumhur ittifakları karşısında 3. İttifak kurulacak mı?

“3. Yol” diye tarif ettiğimiz siyasi duruş HDP’nin temel politikasıdır. Bu seçimlerle değil, siyasi mücadele hattıyla ilgili. Bozdağ’ın sözlerine gülümseyerek yanıt veririm. Tutum Belgesi’nde 'geniş alanda demokrasi ittifakına ihtiyaç var' dedik. Her siyasi parti taktikler uygular. HDP de siyasi taktikler uygular, bir stratejik haritası vardır. '3. Yol' bizim için stratejik bir yoldur ve sadece seçimlerle alakası yoktur, bir mücadele aracıdır. Heyetler arası görüşme sürecek. Görüşmelerde ‘Hangi zeminlerde buluşulup hukuk, demokrasi mücadelesini daha sağlıklı yürütürüz' noktasında görüş alışverişi yapılıp bir noktaya varılacaktır. Ben olumlu bir noktaya geleceğini düşünüyorum. O noktaya geldiğinde de kamuoyuna bir açıklama yapılacaktır”

Yıldız Yazıcıoğlu