Amerikan-Türk Konseyi Konferansı'nda Hangi Mesajlar Öne Çıktı?

Amerikan-Türk Konseyi Konferansı'nda Hangi Mesajlar Öne Çıktı?

WASHINGTON — 

Türk-Amerikan ilişkilerinin zor bir dönemden geçtiği sırada Washington, Amerikan Türk Konseyi (ATC) ve Türk Amerikan İş Konseyi’nin (TAİK) düzenlediği konferansa ev sahipliği yaptı.

İlişkilerde “olumlu gündem” vurgusu yapan taraflar Türkiye ve Amerika arasında görüş birliği olan konuları öne çıkararak problemli konu başlıkların çözülmesi konusunda iyimser mesaj verdi.

Hem S-400 hem de Suriye krizi gündemdeydi.

Washington’da Trump International Hotel’de yapılan konferansın ilk gününde, Türk hükümeti adına Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Amerika tarafında da ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Suriye özel temsilcisi James Jeffrey katılımcılara seslendi.

Yetkililer genel olarak Türkiye ve Amerika arasındaki sorunlu konu başlıklarına değinmekle birlikte karşılıklı diyalogun altını çizdi, daha uzlaşmacı bir ton kullanıldı.

“YPG’nin Kürtlerle eş tutulması yanlış”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ATC ve TAİK’in bu yıl 37.sini düzenlediği konferansın açılış oturumunda, Amerika’nın Suriye’de Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü YPG’ye verdiği desteğe değindi, “Hiçbir kısa vadeli stratejik değerlendirme bu politikayı haklı çıkaramaz” dedi.

Akar “Terör örgütü YPG’nin Kürtlerle bir tutulması yaklaşımı yanlış, bir terör örgütü Kürt kardeşlerimizi temsil edemez” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Amerika arasında Suriye’de güvenli bölge oluşturulmasına ilişkin görüşmelere de değinen Hulusi Akar, “Güvenli bölge Türkiye’nin güvenlik kaygılarını gidermeli. Türkiye bu bölgede askeri varlık göstermeli” mesajını verdi.

 

“Tehditler yapıcı olmuyor”

Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 füze savunma sistemi konusuna değinen Milli Savunma Bakanı Akar, “Müttefiklerimizden ne yazık ki tatmin edici bir teklif gelmedi. S-400 teklifi ortak üretim, teknoloji transferi ve fiyat açısından ihtiyacımıza cevap verdi” dedi.

S-400 kararıyla Türkiye’nin NATO kapsamındaki taahhütlerinde değişiklik olmadığını vurguladı.

Amerikalı yetkililerin F-35 kararı sebebiyle Türkiye’nin F-35 savaş uçakları programından çıkarılacağı konusundaki uyarıları için de “Biz sadece F-35’lerin alıcısı değiliz aynı zamanda programın parçasıyız” dedi, “Tehditler ve ultimatomlar yapıcı değil” mesajını verdi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar “Amerika’nın Hasım Ülkelere Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası” olarak bilinen CAATSA uyarınca S-400 alımı sebebiyle Türkiye’ye yaptırım olasılığı için de “Türkiye hasım bir devlet değil” diyerek CAATSA kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Amerika’nın Patriot teklifinin de dikkatli şekilde incelendiğini belirten Akar konunun yapıcı diyalogla çözülebileceğini söyledi, süreçte ABD tarafından da itidal ve sabır beklediklerinin altını çizdi.

“S-400 kararı bir gecede alınmadı”

Konferansın açılış oturumunda Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın da German Marshall Fund’ın Transatlantik uzmanı Joshua Walker’ın sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin S-400 kararının bir gecede alınmadığını, öncesinin olduğunu vurgulayan İbrahim Kalın, “Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasının Türkiye için bir cezalandırma olmayacağını, böyle bir adımın programa zarar vereceğini” söyledi.

 

Kalın, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ve Amerika arasında ticaret hacmini 75 milyar Dolar'a çıkarma hedefine atıfta bulunarak “Tehdit ve yaptırım diliyle bu hedeflere nasıl ulaşacaksınız?” yorumunda bulundu.

İbrahim Kalın ayrıca “ABD’nin Türkiye’yi kaybetmeyi göze alabileceğine inanmıyorum” mesajını verdi.

“PKK’nın nefes alabildiği tek yer Suriye’nin kuzeydoğusu”

Suriye krizine de değinen İbrahim Kalın, IŞİD’le mücadele adına YPG’ye verilen her desteğin PKK’ya verilen destek olduğunu vurguladı.

Kalın, “PKK’nın nefes alabildiği tek yer Suriye’nin kuzeydoğusu. Bizim müdahalemiz olmasaydı YPG muhtemelen o bölgeyi bir PKK devletine çevirmişti” ifadelerini kullandı.

FETÖ Türk-Amerikan ilişkilerini zehirledi”

İbrahim Kalın, Fethullah Gülen konusunu da gündeme getirdi.

Türkiye’nin terör örgütü olarak nitelediği FETÖ yapısıının Türk-Amerikan ilişkilerini zehirlediğini belirtti, “Şu anda biz konuşurken eminim yakından takip ediyor ve tweet atıyorlardır” diye konuştu.

“Güvenli bölge için çalışıyoruz”

Konferansa Amerika tarafından katılan önemli isimlerden biri de ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Suriye özel temsilcisi James Jeffrey’di.

Jeffrey bir kez daha Amerika’nın Suriye’de IŞİD’in kalıcı şekilde yenilgiye uğratılması, siyasi sürecin başlaması ve İran güçlerinin bölgeden çekilmesini içeren üç amacının altını çizdi.

 

Güvenli bölge konusunda Türkiye ile görüşmelerin devam ettiğini belirten Jeffrey, “Türkiye’nin güvenlik kaygılarını anlıyoruz. Güvenli bölge üzerinde çalışıyoruz” dedi.

Konferansa ABD tarafından katılan üst düzey isimlerden biri de ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford oldu. Dunford’ın katıldığı oturum basına kapalı olarak gerçekleşti.

Albayrak: “Dostlarımızın kaygılarımızı ciddiye almasını bekliyoruz”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da Washington’da yapılan Amerikan Türk Konseyi (ATC) toplantısının ilk gününün sonunda katılımcılara seslendi.

Beyaz Saray’da temaslarda bulunduğunu belirten Albayrak Türk-Amerikan ilişkileri için “İlişkilerin doğasını görüş ayrılıklarının belirlememesi sorumluluğu bizim üzerimizde” dedi. Yatırımcılara da Türkiye’ye yatırım yapmak için daha iyi bir zaman olmadı” mesajını verdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak geçtiğimiz Perşembe gününden bu yana Amerika’da bir dizi toplantı yaptığını, ABD ile ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla Beyaz Saray’da da ABD Maliye Bakanı Steve Mnuchin dahil olmak üzere temaslarda bulunduğunu belirtti.

 

Berat Albayrak ABD temasları için “Şimdiye kadar çok iyi geçti” dedi. Washington’da yapılan ATC konferansına yüksek katılım düzeyini de övdü.

Milliyetçiliğin yükselmesi, aşırı sağın yükselmesi ve korumacı yaklaşımların ülkeler arasındaki bağları zayıflattığını belirten Albayrak uluslararası anlamda ortamın değişmesiyle birlikte Türk-Amerikan ilişkilerinin de sınavdan geçtiğini vurguladı.

Türkiye’nin NATO üyesi olduğunun altını çizen Albayrak yeni güvenlik risklerinin ikili ilişkilerin çeşitlendirilmesini gerektirdiğini söyledi.

Suriye krizine de değinen Albayrak, “Başkan Trump’ın çekilme kararının ardından Türkiye ve Amerika arasında güvenli bölge oluşturulması konusunda ilerleme sağlanması halinde iki ülkenin bölgede bir işbirliği örneği sergilemiş olacağını belirtti.

Berat Albayrak, “Dostlarımızın kaygılarımızı ciddiye almasını bekliyoruz. İlişkinin doğasını görüş ayrılıklarının belirlememesinin sorumluluğu bizim üzerimizde” ifadelerini kullandı.

“Liderlerin ekonomiye atıfta bulunması tesadüf değil”

Konuşmasında Türkiye ve Amerika arasında ekonomik ilişkilerin de geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Albayrak, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump’ın her görüşmede ekonomiye atıfta bulunması tesadüf değil. Liderler kararlı. İlişkilerin geleceğinde iş dünyasının da rolü olmalı” dedi.

Albayrak’tan yatırımcıya istikrar mesajı

Türk-Amerikan ilişkilerinde “olumlu gündem” vurgusu yapan Albayrak Türkiye’de yerel seçimlerin ardından 4,5 yıllık seçimsiz bir süreç olacağını vurgulayarak yatırımcıya da mesaj verdi.

Türkiye’nin önümüzdeki yıl yüzde 2,5 oranında büyüyeceğini belirten Albayrak “Bu daha başlangıç olacak” dedi.

Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ve serbest piyasa ekonomisi ilkelerine bağlı olduğunu vurgulayan Berat Albayrak konuşmasını “Türkiye iş dünyasına açık. İlişkileri empati, karşılıklı diyalog ve ortak çıkarlar seviyesine yükseltelim” sözleriyle tamamladı.