İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri

Berlin Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Yunus Emre Enstitüsü - Berlin ve Bergama Müzesi bünyesindeki İslam Sanatı Müzesi işbirliğiyle ‘‘Nakış Bahçeleri: Borgs Koleksiyonu’ndan Osmanlı Tekstilleri’’ Sergisinin açılışı gerçekleşti.

İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
İşlemeli Bahçeler Borg Koleksiyonundan Osmanlı Tekstilleri
Berlin-
Berlin Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Yunus Emre Enstitüsü - Berlin ve Bergama Müzesi bünyesindeki İslam Sanatı Müzesi işbirliğiyle ‘‘Nakış Bahçeleri: Borgs Ailesinin  Koleksiyonu’ndan Osmanlı Tekstilleri’’ Sergisinin açılışı gerçekleşti.
Sergi’nin açılışında yaptığı konuşmada, Büyükelçi Şen, Türk toplumunun gelenekleri ile Osmanlı sanat anlayışının özgün bir yansıması olan nakış sanatının kültürümüzdeki önemine değinmiş, projeyi hayata geçiren Berlin Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ile İslam Sanatı Müzesi’ne teşekkür etti.
Sergi, 16 Nisan 2023 tarihine kadar Bergama Müzesi bünyesindeki İslam Sanatı Müzesinde ziyaret edilebilecektir.
İslam Sanatı Müzesi - Berlin Ulusal Müzeleri tarafından özel bir sunum

Bergama Müzesi Kitap Sanatları Dolabı'ndaki özel sunum, Osmanlı İmparatorluğu'nun zengin tekstil geleneğinin bir alt alanına ışık tutuyor: halı ve kumaşların yanı sıra, daha az bilinen nakışlar da özellikle şehirlerin ev içi bağlamlarında önemli bir rol oynadı. Her genç kadının çeyizinin bir parçasıydı ve bir hazine gibi saklanırdı.

Sergide, 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan Borgs Koleksiyonu'ndan zengin işlemelerle süslenmiş havlular, peçeteler ve kemer atkıları yer alıyor. Değerli eserler genellikle ev işleri sırasında yaratılırken, özellikle özenle işlenmiş bazı nakışlar profesyonel nakışçıların eseridir.

Yüksek prestij değerine sahip nakışlar

Nakış, önünde nakışçının yere oturabildiği dört ayaklı dikdörtgen bir nakış çerçevesi üzerinde yapılırdı. Özellikle ipek, keten ve pamuktan yapılmış ince dokunmuş kumaşlar kullanılmıştır. Doğal boyalarla boyanan nakış iplikleri genellikle ipekten yapılırdı ve gümüş veya altın fener de kullanılırdı. Kural olarak, şalların kısa kenarlarına bir bordür işlenirdi. Nakış o kadar yüksek kalitedeydi ki her iki taraftan da aynı görünüyordu ve önü ya da arkası yoktu. Bu ince havlu ve peçetelerin hiç kullanılmadığı varsayılabilir. Ancak kesin olan şey, bunların öncelikle bir gelinin çeyiz hazinesi olarak önemli oldukları ve bu şekilde sergilendikleridir.

Gelenek ve çeşitlilik

Bu nakışların motifleri, desenleri ve teknikleri yüzyıllar boyunca aktarılmış, böylece geleneksel süslemenin yanı sıra trendler ve modalar da tespit edilebilmiştir. Örneğin, 18. yüzyıldan itibaren Avrupa ve Çin desenleri ve nakış teknikleri giderek daha fazla kullanılmaya başlanmıştır. Motiflere bakıldığında, çiçek ve bitki tasvirlerinin büyük ölçüde tercih edildiği fark edilir. Buna yönelik belirgin bir ilgi, 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı sanatında zaten yaygındır ve İznik çinileri, Bursa kadife kumaşları veya Osmanlı kitap sanatının minyatür resimleri gibi hemen hemen tüm malzemelerde ve çeşitli tekniklerde görülebilir. Nakışta ise desenler daha özgürce yorumlanır ve bazen klasik Osmanlı saray üslubundan uzaklaşır. Aynı zamanda, bölgesel teknikler ve motifler de tespit edilebilmektedir.

Videojournalist: Bedii Selvi