İstanbul'da Ekmek Kuyruğu Manzaraları

Ekonomideki sıkıntılar sokağa yansıyor. İstanbul ve Ankara’nın yoksul ilçelerindeki belediye ekmek büfeleri önünde uzun kuyruklar oluşuyor. İstanbul Gaziosmanpaşa’daki bir Halk Ekmek büfesinin önünde Salı günü, yaklaşık 100 kişiden oluşan bir kuyruk oluştu

İstanbul'da Ekmek Kuyruğu Manzaraları

Dünyadaki tedarik sorunları ve Türk lirasının yabancı paralar karşısında değer kaybına bağlı olarak Türkiye’de yaşanan ekonomik türbülans, özellikle yüksek enflasyon olarak kendisini gösteriyor.

Her ne kadar Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı Kasım ayı enflasyonu yüzde 21,35 olsa da halkın hissettiği enflasyon daha yüksek.

Bu durumun en net görüldüğü yerler, büyük kentlerdeki ekmek kuyrukları oluyor. Özellikle İstanbul ve Ankara’nın görece yoksul ilçelerindeki belediye ekmek büfeleri önünde uzun kuyruklar oluşuyor. İstanbul Gaziosmanpaşa’daki bir Halk Ekmek büfesinin önünde Salı günü yaklaşık 100 kişiden oluşan bir kuyruk vardı.

“Bizi bu hale düşürenler kuyruklara baksınlar, biz bunu hak etmiyoruz”

Özel sektörde çalıştığını söyleyen Fazlı Çelik, bu yılın başında 1 lira 75 kuruşa aldığı ekmeğin, bazı fırınlarda 3,5 liraya satıldığını söyleyerek yağmurlu havaya rağmen ekmek kuyruğunda beklediğini ifade etti.

VOA Türkçe’nin konuştuğu Çelik, “Fırın pahalı olduğu için geliyoruz. Belediye halk ekmeğini buradan alıyoruz. Bizi bu hale düşüren insanlar, kuyruklara bir baksınlar. Biz bunu hak etmiyoruz, halk olarak biz bunu hak etmiyoruz. Günde sekiz tane alsan 3,5 liradan kaç para yapıyor? Ben burada 10 TL verdim sekiz tane aldım. Her şeyden kısmamız lazım. İnan akşam televizyon ışığında oturuyorum. Neden, fazla elektrik gitmesin. Benim bütçem belli, ben aylık 3000 TL’ye çalışıyorum. Ekmeğe mi vereyim, doğalgaza mı vereyim, elektriğe mi vereyim? 150-200 TL elektrik parası geliyor, 300-400 TL doğalgaz parası geliyor. Yani yok yetmiyor” dedi.

“Eskiden burada kuyruk olmuyordu, pahalılık aldı başını gidiyor”

Kuyrukta aktif olarak çalışanlar sıklıkta olsa da öğrenciler ve emekliler de ağırlıklı grubu oluşturuyor. Emekli olduğunu belirten Şeref Tenekeci, özellikle dövizdeki artışın gıda fiyatlarına yansımasından rahatsız.

Tenekeci, “İnsanlar mecburen ucuz ekmeği seçiyor, artık hayat pahalı. Fiyatlar aldı başına gidiyor. İnsanlar eskiden burada kuyruk olmuyordu. Aşağı mahalleye gidin oradaki kuyruk daha da uzun. Halk mağdur yani çok mağdur durumda. İnsanlar on tane ekmek alıyor günde. 3 liradan aldıklarını düşünün, 30 TL. Burada Halk Ekmek’te 12,50 TL. Dolar, Eylül ayında sekiz liraydı şu an on dördü geçti. Herhalde 15’e dayandı galiba, düşün. Her şey dolara bağlı, dolara endeksli. Bugün dolar 14 TL olduysa bil ki yarın fiyatlar yine yükselecek” diye konuştu.

“Dün yoğurt 14,90’dı bugün 23 lira, hayatım boyunca böyle bir şey görmedim”

Bir başka emekli Sedat Uçan, yalnız ekmeğin değil birçok gıda ürününde fiyatların arttığına dikkat çekiyor.

Uçan, “Dün 2 kilo yoğurt aldım, 14 lira 90 kuruştu. Bugün 23 lira olmuş. Bu nedir? Niye bu kadar bizde döviz inip çıkıyor? Neden müdahale edilemez? Bunun hiçbir olur yanı yok mu? Bu insanlar burada kuyrukta beklemeye meraklı değil ki. 2,5-3 liraya fırından alacaklarına buradan alıyorlar. Yazık değil mi? Hayatım boyunca böyle bir şey görmedim” dedi.

Yine emekli olduğunu söyleyen Şenol Adal’sa her gün yarım saatini ekmek kuyruğunda geçirdiğini belirtirken bir sonraki günün bir önceki günü arattığı günlerden geçildiğini savundu.

“Benim torunum Amerika’da mekatronik okudu, hala evde oturuyor”

Kuyrukta bekleyenlerden 70 yaşındaki Ali Rıza Elibol da ekonomik krizin işsizliği de körüklediğini söylüyor. Elibol, Türkiye’de mühendis olduktan sonra iki yıl Amerika’da yüksek lisans yapan torununun hala işsiz olmasından şikayet ediyor.

Elibol, “Benden artık geçti ama torunlarım için geleceğe umutlu bakamıyorum. Geleceği hiç düşünemiyorum. Benim torunum var dört sene Türkiye’de mühendislik okudu, sonra iki sene de Amerika’da okudu. Hem de mekatronik okudu. Önemli bir meslek ama hala şu anda evde oturuyor. Düşünebiliyor musun İngilizce eğitim gördü Amerika’da, hala şu anda evde oturuyor” diye konuştu.

Ev hanımı olduğunu söyleyen Saliha Keser de asgari ücret artışının gündemde olduğu bugünlerde asgari ücretle geçinen bir aile olarak kira ödemekte çok zorlandıklarını dile getirdi.

“Günde altı yedi ekmek alıyoruz yetmiyor. Kira 2 milyar, asgari ücretli ne yiyip ne içecek?”

Keser, “Hayat çok pahalı asgari ücretle kurtarmıyor. Kira aldı başını gidiyor. veremiyoruz ki. Bir artı bir dairenin kirası iki milyar (iki bin Türk lirası) lira. Asgari ücretliler ne yiyip ne içecek? Mutfakta geçim nasıl olacak? Günde altı yedi ekmek yiyoruz, ama yetmiyor. Hayat çok pahalı, geçim çok zor oldu” sözleriyle yaşadığı sorunlara dikkat çekiyor.