Karamollaoğlu’dan CHP’yle İttifak Eleştirilerine Yanıt

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, altı muhalefet partisinin genel başkanlarının bir araya geldiği altılı masa görüşmeleriyle ilgili eleştirilere İzmir'den yanıt verdi. Karamollaoğlu, "Biz prensiplerimizden taviz vermeyiz. Ama uzlaşmayı da biliriz. Her iş adım adım gerçekleşir” dedi

Karamollaoğlu’dan CHP’yle İttifak Eleştirilerine Yanıt

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, altı muhalefet partisinin genel başkanlarının bir araya geldiği altılı masa görüşmeleriyle ilgili “CHP’yle ittifak” eleştirilerine yanıt verdi. Karamollaoğlu, “Bugün bazen arkadaşlarımız çıkıyor, ‘Bu altılı masada ne işiniz var? CHP’yle bir araya nasıl gelirsiniz? Erbakan Hoca hayatta olsaydı sizi lanetlerdi’ diyor. Hadi oradan sahtekar! Nasıl görmüyorsun sen böyle bir gerçeği? Biz prensiplerimizden taviz vermeyiz. Ama uzlaşmayı da biliriz. Her iş adım adım gerçekleşir” dedi.

İzmir’de partisinin Konak 8’inci Olağan İlçe Kongresi’nde konuşan Karamollaoğlu, Bülent Ecevit’in genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi ile Necmettin Erbakan liderliğindeki Milli Selamet Partisi tarafından 1974’te koalisyon hükümeti kurulduğunu hatırlatarak bu sözleri kullandı. Saadet Partisi lideri, söylemlerinin bugünkü koşullara göre değiştiğini ancak prensiplerinin kalıcı olduğunu belirtti: “Biz farklıyız. Biz 50 yıldır çok idealist prensiplere sahibiz. O gün neyi düşünüyorsak bugün aynı şeyleri düşünüyor, aynı ideallerle hareket ediyoruz. Biz şimdi yeni bir çalışmanın ve hamlenin içindeyiz. Bizim prensiplerimiz hiç değişmedi. Ama yerine göre söylemlerimizde bugünkü şartları dikkate alarak birtakım değişiklikler yaptık. Bu, prensipleri değiştirdiğimiz anlamına gelmez, böyle yorumlanamaz.”

“Sadece düşmanlaştırarak oylarını arttırma gibi bir politikaları var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını geçmişteki prensiplerini kaybetmekle eleştiren Karamollaoğlu, “19 yılı aşan bir süredir Türkiye’yi yöneten bir iktidar var. Bundan 19 yıl önce, 15 yıl önce, hatta 10 yıl önce Sayın Cumhurbaşkanı ve arkadaşlarının bir ülkenin yönetimiyle ilgili prensipleri neydi, onları hatırlayalım ve bugün söyledikleriyle ne kadar çeliştiğini görelim. Bu kadar çelişkinin içine girmişlerse pusulayı kaybetmişler demektir. Ülkeyi yönetemezler, prensipleri kalmamış. Bir tane hedefleri var, ne pahasına olursa olsun iktidarda kalabilmek. Milletin refah, huzur içinde olması, bu ülkenin problemlerini çözmesi, dünyaya örnek bir medeniyet inşa etmesi bu arkadaşlarımızın gündeminde yok. Sadece düşmanlaştırarak oylarını arttırma gibi bir politikaları var” dedi.

Karamollaoğlu partisinin ilkelerini şöyle açıkladı: “Ahlaki ve manevi değerleri ihya etmez, baskıcı bir düzen kurarsanız orada huzur olmaz. Adaleti ortadan kaldırırsanız hiçbir zaman huzuru toplumda hâkim kılamazsınız. Siz de huzur bulamazsınız. Saadet, inanç, fikir ve düşünce hürriyetinin ülkede sağlanmasına dayanır. Sadece bizim için değil, bütün dünya için. İnanç, fikir ve düşünce hürriyeti de adaletle sağlanır. Bu prensipler olmadan olmaz. Bu prensiplerin arkasından da elbette insanımızın maddi ihtiyaçlarının sağlanması, bugünkü düzen içinde ekonomik ihtiyaçlarını giderecek imkanlara kavuşması gelir. Onun arkasından da izzet ve şeref kazanır, bütün dünyaya hakim olmak için gayret ederiz.”

“Türkiye böyle bir duruma tarihinde hiç düşmedi”

İktidara yönelik eleştirilerini sürdüren Saadet Partisi Genel Başkanı, “Bilmemek çok büyük bir eksiklik. Daha önemlisiyse bilmediğini bilmemek. ‘Ben ekonomiyi bilirim’ demek ama ekonomiyi bilmemek, bizi bugünkü hale getiren gaflettir. Türkiye böyle bir duruma tarihinde hiç düşmedi. Merkez Bankası’nın kasasının dibi delindi, para yok. Onu telafi edebilmek için alınan borçlar bile bu açığı kapatamıyor. Hiçbir şeye güçleri yetmiyor. Meselenin ne olduğunu bilmiyorlar. Anlamıyorlar, anlamak da istemiyorlar” dedi.

Ekonomiyi rayına oturtmak için hükümetin kaynağa ihtiyacı olduğunu kaydeden Karamollaoğlu, “Kendi evinizde bile geliriniz giderinizi karşılamıyorsa önce israfı kesersiniz. Devlet olarak ne yaparsınız, bütün israfı durdurursunuz. Ülke ekonomisine katkı sağlamayan her harcama israftır. Öyle yollar yapıyoruz, köprüler, tüneller inşa ediyoruz, devlet dairelerinde öyle büyük inşaatlar yapıyoruz ki bu inşaatları yapmak Allah’tan korkmamak manasına gelir. Açık söylüyorum. Yeni bir Genelkurmay Başkanlığı binası inşa ediliyor. Biz Ortadoğu’nun en güçlü ülkesi olarak 100 yıl önce inşa edilmiş olan Genelkurmay binasında nasıl kalırız, bize yakışır mı? Şu anda biz uçak inip kalkmayan havaalanları inşa ediyoruz. Hakikaten Allah’tan korkmak icap eder. Yap-işlet-devret modeliyle öyle havaalanları inşa etmişiz ki haftada bir uçak inip kalkıyor ama oranın parası her gün yüzlerce uçağın inip kalkmasını gerektiriyor. En az senede bir milyon insanın taşınmasını gerektiriyor ama öyle bir yolcu kapasitesi yok. Memleket meselelerine bu kadar bigane kalınarak problemleri düzeltemeyiz” diye konuştu.

“Türkiye’yi birkaç sene içinde en güçlü ülkelerden biri haline getiririz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhuriyet’in 100’üncü yılında bir Türk vatandaşının Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderileceği açıklamasına dair eleştirilerde de bulunan Karamollaoğlu, “Kaç paraya gidecek o adam? Bilmem kaç milyon dolar ödeyeceksiniz. Dünyada zengin olan kim varsa şimdi uzaya gidiyor. Suudi prensleri bile gitti. Bu marifet değil ki. ‘Vay canına şu adamlara bak, uzaya bile gitmemize rıza göstermiyorlar’ diyorlar. Sen ciddi bir uzay programını önümüze koy, ben senin arkanda olurum. Böyle sahtekarlıkla bizi kandırmaya kalkarsan rıza göstermeyiz” dedi.

Karamollaoğlu konuşmasına şöyle devam etti: “Biz bugün ilacımızı dışarıdan alıyoruz. Kendimiz mi üretiyoruz? Nerede bizim ilaç tesislerimiz? Montaj yapıyoruz sadece. Madenlerimizin tamamını değerlendirebiliyor muyuz, hayır. Bütün enerjimizi dışarıdan alıyoruz. Şimdi Karadeniz’de doğal gaz bulduk. ‘Türkiye aslında bunu daha önce bulmuş olsaydı, biz şimdi kalkınmış, Avrupa’yı da peşimize takmış olacaktık.’ Hadi oradan be! Bu kadar basit mi sanıyorsun? İlmi çalışmaları geliştirmek için 200’ün üzerinde üniversite kuracaksınız. Sonra o üniversitelerde okuyacak öğrenci kalmayacak, bulamayacaksınız. O üniversitelerde öğretim görevlisi bile bulamayacaksınız. Sonra da ‘biz 200’den fazla üniversite kurduk’ diye övüneceksiniz. Bu iş o kadar basit değil.”

Karamollaoğlu iktidara gelirlerse yapacaklarını “Biz bütün israfı, yolsuzluğu, rüşveti ve gereksiz yatırımları ortadan kaldırır, üretime dönük yatırımlara bütün gücümüzle destek verir ve Türkiye’yi birkaç sene içinde en güçlü ülkelerden biri haline getiririz” şeklinde açıkladı.

Karamollaoğlu, İzmir’de Kılıçdaroğlu ile buluştu

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu’nun İzmir ziyareti, üç gün boyunca çeşitli programlara katılmak üzere kente gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaretiyle de çakıştı. İki lider Konak ilçesindeki bir kafede bir araya gelerek çay içip sohbet etti. Yaklaşık yarım saatlik görüşmenin ardından kafeden ayrılan Kılıçdaroğlu ve Karamollaoğlu, yanlarına gelen yurttaşlarla fotoğraf da çektirdi.

İlgili Haber