Kılıçdaroğlu: “Milli Paramızı Dolara Mahkum Ettiler”

Muhalefet cephesi gündeminde bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni finans aracı “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” ürünü yani dövize endeksli TL cinsinden vadeli hesap uygulaması vardı

Kılıçdaroğlu: “Milli Paramızı Dolara Mahkum Ettiler”

Muhalefet cephesi gündeminde bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni finans aracı “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” ürünü yani dövize endeksli TL cinsinden vadeli hesap uygulaması vardı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara - Elmadağ’da halka seslenerek, öncelikle hiçbir şekilde umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini, birlikten kuvvet doğduğunu ve Elmadağ’daki gibi, CHP’li belediye başkanlarının bu vizyona uygun çalıştığını anlattı. Değer kaybı yaşayan Türk Lirası’nı yeniden itibarlı hale getireceklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Elin oğlunun parası değerli de bizim paramız neden yerlerde sürünüyor? Bütün bunların hepsini aşacağız, birlikte aşacağız. Attığımız her adımın hesabını bu millete vereceğiz. Size hesap vermek, namuslu bir siyasetçi için, bizim boynumuzun borcudur ve o siyasetçinin görevidir. Harcanan her kuruşun hesabını belediye başkanlarımız veriyorlar. Belediye başkanı arkadaşlarıma şunu söyledim: ‘Harcadığınız para sizin paranız değil, milletin parası. Milletin parasıysa millete hesabını vereceksiniz” diye konuştu.

Seçime gidilmesi gerektiği görüşünü yineleyen Kılıçdaroğlu, “Fakirlik kader değildir. Eğer bir kişi açsa açlığını gidermek herkesin görevidir. Dolayısıyla bu çerçevede hareket ediyorlar. İnşallah göreceksiniz, Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı Türkiye’nin bütün sorunlarını azimle, kararlılıkla, hoşgörüyle çözecektir” vaadinde bulundu.

Akşener: “Tek kurtuluş sandıkla gelen kurtuluşumuz”

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise, il ve ilçe ziyaretlerini sürdürdüğüne işaret ederek, halkın da talebi olarak erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledi. “Tek kurtuluş sandıkla gelen kurtuluşumuz” diyen Akşener, Erdoğan’ın yabancıların ekonomide oyun oynadığına dair iddiasına karşılık “Merkez Bankası faizi indirdi, faizler düştü mü? Hayır. Sen faizi indirdim diye caka satarken, yönettiği devlet -pardon o yönetmiyormuş- yüzde 24 faiz ödüyor. Tahvil faizi yüzde 24'e dayandı, hiperenflasyona doğru gidiyoruz. Ekonomide iyi giden hiçbir şey kalmadı. Bu krizin sebebi bizzat sensin sen. Dış güçler de hırlı değil elbette ama önce bak sen kendine. Bir kere olsun yaptığın hatanın sorumluluğunu al” tepkisini gösterdi.

Akşener’in, TBMM’de bugünkü parti grubu konuşmasında, Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirdiği gözlemlendi. Akşener, “Maalesef ülkemiz ekonomi cahili bir adamın saçma sapan deneyleriyle sınanıyor. Biz her seferinde kendisine bu deneyin başarısız olduğunu söylüyoruz. Ekonomistler, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası, ihracat birlikleri söylüyor anlamıyor. AK Partililer bile söylüyor onu da anlamıyor. Kızıyoruz, güzellikle söylüyoruz, tane tane anlatıyoruz, doğrusunu gösteriyoruz, anlamıyor. Bir inat uğruna memlekette ne ocaklar sönüyor. Önce ‘bu bizim ekonomik modelimiz’ dediler, sonra suçu dış güçlere attılar. Sonra dönüp tekrar iç güçlere havale ettiler. Uyguladığın sözüm ona modelle her şey kötüye gidiyorsa bunun tartışılacak bir yanı yoktur. O kadar tecrübeli insan varken damadını Hazine ve Maliye Bakanlığı'na dış güçler mi getirdi? Merkez Bankası'nın 128 milyarını dış güçler mi sana sattırdı? Türk çiftçisini dış güçler mi borca soktu? Devleti dolandıran düzenbaza yılın ihracatçı ödülünü dış güçler mi verdi? Beşli çetenin vergi borçlarını dış güçler mi sildirdi? Bak işte bütün bunlar sebep, olanlar da sonuçtur. Sorumluluğun gereğini yapacaksın ya da sandığı getirip hesabını milletimize vereceksin” diye konuştu.

Dövize endeksli vadeli TL hesabı: 1973 yılı çözümü

Erdoğan’ın talimatıyla hayata geçirilmiş olan “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” ürünü yani dövize endeksli TL cinsinden vadeli hesap uygulamasını değerlendiren Akşener, “Büyük ekonomistimiz son olarak akıl dolu bir hamle ile dolara çevrilebilir mevduat kavramını 50 yıl sonra tekrar hayatımıza soktu. Büyük Türkiye, büyük güç, hedef 1973. 2023 hedefleri gitti, yerine 1973 çözümleri geldi. ‘Nas var’ dedi. Pazartesi çıktı hayatımıza yepyeni bir faiz tipini sokuverdi. Şimdi kur farkını ödeyeceğim diyerek hem faiz hem de döviz lobisini milletin hazinesinden besleyeceksin. Türkiye ekonomisi deneme tahtası mı? Türk milleti kobay mı? Böyle iş bilmezlik olur mu? Yazıklar olsun sana” ifadesini kullandı.

Babacan: “Yarınlara ipotek koyan bir gözü dönmüşlüktür”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, dövize endeksli ve Hazine tarafından kur farkı ödemeli vadeli TL hesabı uygulamasını eleştirdi. Babacan, “Başımıza sözüm ona yeni bir icat çıkardılar. Adına da ‘kur korumalı Türk lirası vadeli mevduat’ dediler. Tabii ki döviz kurunun daha düşük seviyelerde olması iyi bir şeydir. Ancak bu uygulamanın önce adını doğru koymak gerekir. Yeni uygulamanın adı, bu milleti torunlarına kadar borca batırma planıdır. Şu an iktidar, servet sahibi olan bir kesime diyor ki, ‘dolar almayın, parayı Türk Lirası hesabınızda tutun. Dolar ne kadar artarsa, o farkı biz size vereceğiz.’ O farkı Hazine’nin veya Merkez Bankası’nın kasasından verecekler. Vergilerden farkı ödeyecekler. ‘Aynı döviz almışsınız gibi olacak’ diyor. Model bu. Türk Lirası’nın artık bir güven unsuru olmadığını itiraf eden bir yönetimle karşı karşıyayız. Kendi ekonomisine güveni Amerikan parası ile sağlamaya çalışan bir yönetim zihniyeti bu. Bu, ülkenin hazinesini, döviz kuruna bağlı şekilde borçlandırarak yarınlara ipotek koyan bir gözü dönmüşlüktür, aynı zamanda bir çaresizliktir. Hazine, Merkez Bankası… Bu kurumlar, hepimizin ödediği vergiler demek. Çocuklarımızın torunlarımızın bile alın teri demek, gelecek nesillerin ödeyeceği bir borç demek” dedi.

Sancar: “Çözüm için neler yapılabileceği arayışındayız”

Bu arada bugün aynı zamanda muhalefet cephesinde ‘ziyaret’ günüydü. Bu sefer HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nu ziyaret etti. Heyetler arasında iki parti politikalarına ilişkin kapsamlı değerlendirme sonrasında ortak basın açıklaması yapıldı.

HDP adına Mithat Sancar, “Gerçekten çok zor bir dönemden geçiliyor. Bu zor dönemin faturasının halkın büyük bir kesimine çıkarılmakta olduğunu görüyoruz. Bundan önceki politikaların faturası da yoksulluk, açlık, işsizlik ve sefalet olarak halkın büyük bir bölümüne çıkarıldı. Çözüm için neler yapılabileceği arayışındayız. Muhalefet partilerine burada sorumluluk düştüğünü toplumun geniş bir kesimi görüyor ve dile getiriyor. HDP bu sorumluluk gereği olarak bu görüşme turunu başlattı. Bizim başka görüşmelerimiz var. Emek ve meslek örgütleriyle görüşmelerimiz var ama bu görüşme turuna da özel önem veriyoruz” dedi.

Pervin Buldan da, “Muhalefet partilerinin erken seçim önergesi vermesinin faydalı olabileceğine inanıyoruz. Bunu eğer diğer siyasi partilerle de ortaklaştırırsak önümüzdeki günlerde bir seçim önergesi ile Meclis'in önüne getirmeyi de hedefliyoruz. Bir kez daha teşekkür ediyoruz. Şunu da merak ediyorsunuzdur. İyi Parti ile randevu talebinde bulunmadık, şu anda İyi Parti ile görüşme hedefimiz yok. Diğer partilerle görüşmelerimiz devam edecek” açıklaması yaptı.

Karamollaoğlu: “Demokraside farklı görüşler konuşulmalı”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise, “Ülkemiz demokratik bir ülke. Demokrasinin temeli de farklı görüşlerin biraraya gelerek meseleleri mütalaa edebilmelidir. Eğer bu mütalaa yapılamıyorsa o ülkeye demokratik bir ülke demek mümkün olmaz. Bizi ziyaretlerinden dolayı duyduğumuz memnuniyeti kendilerine ifade ettim. Parlamento mutlaka aktif olmalıdır. Demokrasinin gereği yerine getirilmelidir. Biz biraraya gelip meseleleri mütalaa etme ortamını her zaman oluşturmalıyız. Seçime yaklaşıyoruz, 1,5 seneden az aldı. Kararı iktidar, sayın Cumhurbaşkanı verecek. Ama bugün içinde bulunduğumuz sıkıntılardan kurtulmanın yolu da bu, istişarelerde bulunmak siyasilerin görevidir. Bu çalışmaların ileride bütün siyasi partilerle yapılmasının bir gereklilik olduğunu düşünüyoruz” görüşlerini dile getirdi.

Yıldız Yazıcıoğlu