Kılıçdaroğlu ve Akşener Ekonomi İçin Seçim İstiyor

Merkez Bankası’nın 18 Kasım’da Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi yaklaşımı nedeniyle faiz indirimi kararı alarak Türkiye’de döviz kuru artışını tetiklemeye devam edeceği olasılığı üzerine muhalefet seçim çağrısı yaptı

Kılıçdaroğlu ve Akşener Ekonomi İçin Seçim İstiyor

Merkez Bankası’nın 18 Kasım’da Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi yaklaşımı nedeniyle faiz indirimi kararı alarak Türkiye’de döviz kuru artışını tetiklemeye devam edeceği olasılığı üzerine muhalefet seçim çağrısı yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Türk lirasının değer kaybetmesi nedeniyle sorumlu siyasetçiler olarak Türkiye’de bir an önce iktidar değişimini sağlayacak seçim yapılması çağrısında bulundu.

Erdoğan’ın, “bağımsız” dediği Merkez Bankası’nın faiz oranlarıyla ilgili Perşembe günkü kararı öncesinde “Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Faiz belasını milletin sırtından kaldıracağız. Beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan faizi savunanlar, kusur bakmasınlar. Bu yolda ben, faizi savunanla beraber olamam, olmam” sözleri bugünün gündemini belirledi.

Erdoğan’ın sözleri Ankara kulislerinde Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ile faiz konusunda görüş ayrılığı yaşaması kaynaklı görevden alma olabileceği iddiasıyla birlikte yankılandı. Erdoğan, 20 aylık süreçte Merkez Bankası Başkanlığı’nda dördüncü kez değişiklik ihtiyacı duyarak 20 Mart’ta Şahap Kavcıoğlu’nu getirmişti.

Erdoğan’ın Kavcıoğlu öncesinde 8 Kasım 2020’de Murat Uysal’ın yerine atadığı ve Cumhurbaşkanlığı’nda Strateji ve Bütçe Başkanı sıfatıyla yakın çalışma ekibinde olan Naci Ağbal’ı da faiz konusundaki görüş ayrılığıyla görevinden almıştı.

Erdoğan son olarak, 14 Ekim’de Merkez Bankası’nın başkan yardımcıları Prof. Dr. Semih Tümen ve Dr. Uğur Namık Küçük ile Para Politikası Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Yavaş’ı görevde almıştı. Bu isimlerce Kavcıoğlu’nun faiz indirimi kararına karşı çıktıkları ifade edilmişti. Dolayısıyla Erdoğan’ın bugünkü sözleri de AKP’nin ekonomi yönetimindeki isimlere mesajı olarak yorumlandı.

Muhalefet liderleri ekonomi kurmaylarıyla “acil” buluştu

Erdoğan’ın tutumu nedeniyle Merkez Bankası’nın nasıl karar alacağı ve ekonomideki olası gelişmeler ise muhalefet liderlerini harekete geçirdi. Bugün öğleden sonra ana muhalefet partisi lideri CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Gündemdeki aciliyet üzerine saat 16.00'da Millet İttifakı ortağımız İyi Parti Genel Başkanı Sn. Meral Akşener ile görüşmeye gidiyorum. Görüşmemizin ardından ortak basın açıklaması yapacağız” mesajıyla Millet İttifakı’nın “acil görüşme” kararını kamuoyuna duyurdu.

Kılıçdaroğlu’na İyi Parti ziyaretinde ekonomist CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile enerji meselesinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ve CHP’nin parlementodaki en kıdemli yöneticisi Grup Başkanvekili Engin Altay eşlik etti.

Kılıçdaroğlu ve Akşener görüşmesinde, ev sahibi İyi Parti adına ekonomist Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı, mali işlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dikbayır, kalkınma politikalarından sorumlu Prof. Dr. Ümit Özlale ve maliyeci Grup Başkanvekili Erhan Usta yer aldı.

Kılıçdaroğlu: ¨Saçmalıklarla ekonomi yönetilmez, seçime gitmeliyiz¨

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Merkez Bankası’na müdahaleci tutumunu eleştirerek, “Böyle zırvalık ve saçmalıklarla ekonomi yönetilemez. Kendilerine yine çağrı yapıyoruz: Yönetmediğinizi biliyoruz. Merkez Bankası’nın ya müdürü ol açıklama yap ya da Merkez Bankası’na müdahale etme” tepkisini gösterdi.

Kılıçdaroğlu, “Türk lirası, olağanüstü değer kaybediyor. Fakat çözüm üretecek organ Türkiye’de yok. Normalde Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı ile uğraşması gerekirken, Merkez Bankası işlevini bırakmış. Bütün bunlara karşın bizim bir sorumluluğumuz var. Bu gidişe seyirci kalmak doğru değil. Koskoca bir kurum, sadece Türkiye’de değil dünyada itibarsızlaştırıldı. Kendisine açık ve net bir çağrıda bulunuyorum. Yönetemiyorsun, milletin sırtına daha fazla yük yükleme. Bu kadar yükü bu millet çekemez. Bir an önce Türkiye’nin seçime gitmesi gerekiyor. Yazıktır, günahtır. Toplumun hangi kesimine sorarsanız soru. İster esnafa, ister çiftçiye, ister emekliye, ister işçiye, ister memura, ister apartman görevlisine, kime sorarsanız sorun her yerden bir feryat çıkıyor. Gecikilen her gün, topluma maliyetini artırıyor. Bir zam yağmurudur, geliyor. Ülkemizi seven, ülkemizin insanını seven, sorunların kısa sürede çözülmesi için çaba harcamayı kendisine görev edinen bir siyasal anlayışla açık ve net çağrımızı yapıyoruz: Ülkeyi yönetemiyorsunuz, daha fazla savurmayın. Bir an önce seçime gidelim. Yeni bir hükümet gelsin, doğru dürüst bu ülke yönetilsin. Bunun yapılması lazım. Bu nedenle Sayın Genel Başkanımız ve arkadaşlarıyla görüştük. İYİ Parti’nin de iyi bir ekonomi kurmayı var, bizim de iyi bir ekonomi kurmayımız var. Dolayısıyla gidişattan duyduğumuz endişeleri karşılıklı paylaştık” diye konuştu.

Akşener: ¨Seçimler yapılmalı, ekonomi için kurmaylarımız çalışacak¨

İyi Parti Lideri Meral Akşener de, “Acil seçim çağrısına katılıyorum. Tarafsız şekilde seçimlerin yapılması lazım. Artık yolun sonu görülmüştür. Daha fazla yıkıma, yoksulluğa, yoksunluğa -bugün eğitim konusunda uzman bir arkadaşımızın bana verdiği bir raporu okudum- yoksulluğun yanında yoksunluk. Eğitimde yoksunluk gibi ağır bir problemle karşı karşıyayız- bütün bunların ortadan kalkmasının yolu, seçimin yapılması ve hür ve bağımsız, tarafsız biçimde seçimlerin yapılıp, milletimizin kimi tercih ediyorsa ona saygı duyulmasının yolunun açılıp, seçimlerin yapılması lazım” dedi.

Yurtiçi gezilerinde nelerle karşılaştığından örnekler anlatan Akşener, “Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartların tahminimizden daha fazla vatandaşı etkilediğini, ‘partili cumhurbaşkanlığı sisteminin ülkemizi uçuracak’ söyleminin tam tersine yere çaktığını görüyoruz. İstanbul genelinde İyi Parti olarak yaptığımız yoksulluk araştırmasında, küçük çocuklarımızda protein eksikliğinin getirdiği bodurluğu ortaya çıktı. ‘Ekonomi kitabını yazdık’ diye övünen bir kişinin kararına, bilgisine, görgüsüne göre, Türkiye’yi getirdiği nokta ortada. Acil çözüm reçetelerini ortaya koyup kamuoyuyla paylaşıp -bizim çözüm önerilerimiz kamu malı, keşke hayata geçirseler- bu konuda ekonomi kurmaylarımızla bir araya geldik. Kılıçdaroğlu’nun teklifini sevinçle karşıladığımı belirtmek istedim. Bugün itibariyle CHP ve İYİ Parti’nin ekonomi kurmayları bir araya gelip çalışacaklar” açıklamasında bulundu.

“Bu işin kitabını yazdım diyor, sen milletin defterini dürdün”

Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası’nın yarınki kararında bağımsız olup olmayacağına ilişkin soru üzerine, "Merkez Bankası Müdürü Sayın Erdoğan konuşmuş. Sizin az önce söylediğiniz cümleyi kurarak. Artık durması lazım. Bu millete acıyın bari. 'Bu işin kitabını yazdım' diyor. Bırak kitabı, sen milletin defterini dürdün. Biz burada iki genel başkan olarak neden konuşuyoruz? Ülke daha büyük acılar çekmesin, daha büyük felaketler yaşamayalım, bakın kış geliyor yol yöntem öneriyoruz; hala Merkez Bankası’na müdahale ediyor. Al kardeşim onu, doğrudan doğruya Merkez Bankası’nı kendine bağla. Merkez Bankası’nın itibarını sıfırladılar, Türkiye’nin de itibarını sıfırladılar. Türk lirası milli itibarımız değil miydi? Bankalardaki mevduatın yarısından fazlası yabancı döviz. Hani bunlar milliydi, hani bunlar yerliydi. Doları olan kazanıyor, Türk lirası olan da kaybediyor. Dolayısıyla bunların artık bu ülkeyi yönetme kapasiteleri yok. Bir an önce izzeti ikbal ile babı hükümetten çekilsinler, bu millete daha fazla acı çektirmesinler” yanıtını verdi.

Akşener de, “Gördüğüm şey şu, merkez bankası başkanı yazlık ve kışlık olarak değiştiği için ömrünü doldurmuş gibi görünüyor. Bütün kurumları insanların şahsında yerle bir eden bir partili cumhurbaşkanımız var. Eğer ilkeler bir şahsa bağlıysa, ‘ben ne dersem o olur kardeşim’ diyen bir mantık var ise, Erdoğan’ın bu konuşmalarını yadırgamak mümkün değil. Kendisi kitabıyla Nobel’e aday gösterilecek, ‘Bir ülke nasıl batırılır’ kitabıyla. Türkiye parası pul olmuş, dış dünyada itibarı zedelenmiş ve yolsuzlukta marka olmuş bir ülke haline getirilmiştir. Söylediklerinin şaşırtıcı bir tarafı yok” görüşünü aktardı.

Yıldız Yazıcıoğlu