KKM’yi 'Kur Korumalı Milli Para' Sözüyle Savundu

Partisinin 21. kuruluş yıldönümü kapsamında Ankara’daki toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kur korumalı mevduatın temel dayanağı olduğu yeni ekonomik politikanın geçmişin değil geleceğin üzerine kurulu olduğunu söyledi, eleştiriler içinse ‘‘Kur garantili milli parayı hazmedemiyorlar’’ dedi

KKM’yi 'Kur Korumalı Milli Para' Sözüyle Savundu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

İSTANBUL - Kur korumalı mevduat (KKM), Amerikan doları/Türk lirası kurunun 18 lirayı gördüğü 20 Aralık akşamı kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasıyla ilk kez gündeme geldi. O açıklamanın ardından dolar kuru 11 liraya kadar gerilerken ertesi gün 21 Aralık 2021’de döviz kuruna karşı mevduat sahiplerinin hesaplarındaki paraya koruma getiren yeni finansal enstrüman yürürlüğe girdi.

Hazine Bakanlığı bu enstrümandan mevduat sahiplerine Temmuz ayı itibariyle 60,6 milyar lira ödendiğini açıkladı. Bugün kamuoyuna duyurulan Hazine ve Maliye Bakanlığı Temmuz ayı Merkezi Yönetim Gerçekleşme Raporu’na göre,
Mart ayında 1,7, Nisan ayında 4,6, Mayıs ayında 4,8, Haziran ayında 16,1, Temmuz ayında ise 23, 4 milyar ödendi.

Merkez Bankası’nın eski Başekonomisti Hakan Kara Merkez Bankası’nın geçtiğimiz hafta yayınladığı anketindeki gibi dolar kurunun yıl sonunda 19,65 TL olması halinde, ‘‘kur korumalı mevduat’’ kapsamında yapılacak ödemenin 300 milyara yükseleceğini, bunun da en iyimser hesapla milli gelirin yüzde 2'sine denk geleceğini söyledi.

Ancak hükümetin kur korumalı mevduata yönelik eleştirilere karşı sert tepkisi devam ediyor.

Erdoğan: ‘‘Kur garantili milli parayı hazmedemiyorlar’’

Partisinin 21. kuruluş yıldönümü kapsamında Ankara’da düzenlenen toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kur korumalı mevduatın temel dayanağı olduğu yeni ekonomik politikanın, geçmişin değil geleceğin üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı, ‘‘Esasen dünyada her ülkeye uyacak tek tip bir ekonomi modeli yok. Her ülke bizim de yakından takip ettiğimiz genel yaklaşımlardan istifadeyle kendi şartlarına, imkanlarına, ihtiyaçlarına, hedeflerine göre kendi ekonomi programını geliştirir ve hayata geçirir. Biz ne diyoruz? Evet, kur garantili milli paradan bahsediyoruz ama bunu hazmedemiyorlar. İktisatçıların bazıları bu gerçekleri bildikleri halde sahiplerine yaranmak için programımızı kötülerken, bir kısmı cehaletleri sebebiyle bize kör düşmanlık yapıyor. Ellerinde sadece çekiç olduğu için her şeyi çivi gibi görenler misali, bildikleri tek ekonomi teorisiyle Türkiye'yi değerlendirmeye, özellikle kendi kısır dünyaları ile baş başa bırakıyorum’’ dedi.

Nebati: ‘‘Kur Korumalı TL Mevduat hesabını haksızca eleştirenlerin iyi niyetinden şüphe ediyorum’’

Muhalefete yönelik eleştiriler Cumhurbaşkanı ile sınırlı değildi. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati de kur korumalı mevduatın döviz kuruyla spekülasyon yapmak isteyenlerin yoluna taş koyduğunu öne sürdü.

Hazine ve Maliye Bakanı, ‘‘Kur Korumalı TL Mevduat hesabı, milletimizin tasarruflarını döviz yerine Türk Lirası’na yatırmasını teşvik eden, bu sayede ekonomimize çok önemli katkı sağlayan bir enstrümandır. Tasarruf sahiplerinin üçte biri döviz yerine bu faydalı yatırım aracını tercih ediyor. Böylece hem ekonomik büyümemize katkı sağlıyor, hem tasarruf ediyor, hem de döviz kurlarında manipülasyon yapmak isteyen kötü niyetli güçlerin yoluna taş koyuyor. Ülkemizde enflasyonu tetikleyen aşırı kur hareketleriyle mücadelemizde vatandaşlarımızla birlik olmamızı sağlayan en önemli enstrümanlardan biri olan Kur Korumalı TL Mevduat hesabını haksızca eleştirenlerin iyi niyetinden şüphe ediyorum’’ dedi.


Öztrak: ‘‘Bu ucube uygulamanın bütçeye sadece birkaç aydaki yükü 70 milyar lirayı buldu’’

Birçok ekonomist gibi CHP de hükümetin politika faizinde yapılan indirimler sonrası yükselen döviz kurlarını dizginlemek için devreye soktuğu kur korumalı mevduat tercihine başından beri karşı çıkıyor.

Eski Hazine Müsteşarı ve CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ‘‘Kur korumalı mevduat için yedi ayda ödenen toplam para 60 milyar liraya ulaştı. Bir de şirketlere tatlandırıcı olsun diye tahsilinden vazgeçtikleri 10 milyar liralık vergi alacağı var. Bunu da eklerseniz, bu ucube uygulamanın bütçeye sadece birkaç aydaki yükü 70 milyar 797 milyon lirayı buldu. Ne demişlerdi? ‘Milletin cebinden bir kuruş para çıkmayacak.’ 70 milyar çıktı, 71 milyar çıktı. Bir de Merkez Bankası'nın kur korumalı mevduat için şirketlere ödediği faizler var. Onları göremiyoruz. Onları milletten saklıyorlar. Bunları da eklerseniz o zaman maliyet kaydı 100 milyar lirayı geçmiş oluyor" ifadelerini kullandı.

Hilmi Hacaloğlu