"Küreselleşme İki Tarafı Keskin Bıçak Gibi"

WTO, yıllık raporunda, ülke ekonomileri arasında artmaya devam eden yakın bağları “iki tarafı keskin bir bıçağa”benzetti; küreselleşmenin hem olumlu hem olumsuz taraflarına dikkat çekti

"Küreselleşme İki Tarafı Keskin Bıçak Gibi"

Dünya Ticaret Örgütü (WTO) küresel ticaretin durumuna ilişkin yıllık raporunda, küreselleşme sonucu ülke ekonomileri arasında artmaya devam eden yakın bağları “iki tarafı keskin bir bıçağa”benzetti.

WTO, küreselleşmenin ülkeleri kısa vadeli şoklara karşı daha savunmasız hale getirmesine rağmen geçmişe oranla günümüzde çok daha hızlı toparlanmalarına da yardımcı olduğunu belirtti.

Rapor, Corona virüsü pandemisinin ilk aylarında hızla azalan küresel ürün ticaretinin şimdiden toparlanarak pandemi öncesi seviyenin üzerine çıktığını yazıyor. WTO'nun öngörüsüne göre 2022 yılı ortasında ticaret hacmi pandemi öncesi seviyeyi yakalayacak. Bu durum, uluslararası düzeyde alınan ve satılan malların, pandeminin hiç yaşanmamış olması halinde ulaşacağı seviyede olacağı anlamına geliyor.

WTO Başkanı Dr. Ngozi Okonjo-Iweala, raporun önsözünde, Covid-19 pandemisine verilen küresel yanıtın, küreselleşmenin hem zorlukları hem de faydalarını gösteren bir örnek olduğunu kaydetti.

Dr. Ngozi Okonjo-Iweala, önsözde, "Yaşadığımız dönemin karakterini yansıtan seyahat, ticaret ve finans akışı arasındaki derin bağlar, Corona virüsü pandemisi ve buna bağlı ekonomik şokların dünya geneline birkaç hafta içinde yayılmasına neden oldu. Daha önceki pandemilerin küresel düzeyde yayılması aylar, hatta yıllar almıştı" dedi.

"Ancak küreselleşme aynı zamanda bu virüse neden rekor sayılabilecek kısa süre içinde aşılarla yanıt verildiğinin de temelinde yatan ana etken. Uzmanlar fikirlerini ve teknolojileri sınırlar ötesinde paylaşabildi, araştırma ve geliştirme çalışmaları kamu fonları ve özel sermayeyle desteklendi" diyen Dr. Okonjo-Iweala, "Yeni aşıların güvenli ve etkili olduklarının ortaya çıkmasıyla birlikte çok sayıda ülkede yüzlerce noktaya yayılmış olan tedarik zinciri biraraya geldi ve bir yıl içinde büyük çapta aşı imal etmek için gereken uzmanlık ve sermaye mallarına erişimi sağladı" dedi.

ABD'deki tedarik sıkıntısı

Düşünce kuruluşu Cato Enstitüsü'nde ekonomi uzmanı olan ve ticaret üzerine yazılar kaleme alan Scott Lincicome, Amerika'nın Sesi'ne, WTO'nun analizlerinin tutarlı olduğunu söyledi.

"Bu durumun pandemi sırasında hayata geçtiğine tanık olduk" diyen Lincicome, ”İç piyasaya yönelik şirketlerin pandemi karşısında küresel şirketlerden daha iyi performans gösterdiği gibi bir durum olmadı” şeklinde konuştu.

Lincicome, ABD'de en fazla tedarik sıkıntısı ve fiyat artışı yaşanan ürünlerin bazılarının gıda ve kamyonet gibi, ABD'nin kendi ürettiği mallar olduğunun altını çizdi.

”Pikap kamyonetler geçen yıl dört kapılı binek otomobillere kıyasla çok daha az bulunuyordu. İthal ettiğimiz binek otomobil sayısı, pikap sayısından fazla” diyen Lincicome, "Bu yılki gıda üretimine bakarsanız bu alandaki üretimin çoğunun ülke içinde olduğunu görürsünüz. Ancak erişimi en zor olan ve fiyatı en çok artan ürünler arasında gıda var" vurgusu yaptı.

Karşılıklı bağlantılar istikrarla birlikte artıyor

WTO raporu aynı zamanda bir ülkenin ticari ilişkilerinin dünyanın geri kalanına kıyasla daha fazla çeşitliliğe sahip olmasının ciddi ekonomik çalkantı yaşanması olasılığını düşürdüğüne işaret ediyor.

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) topladığı verileri kullanan WTO raporunun yazarları, ticari çeşitlilik seviyesi yüksek olan ülkelerin 2008 yılındaki ekonomik kriz sırasında çalkantılardan çok daha az etkilendiğini kaydediyor.

Raporda, "Ticaret, bir ülkenin arz ve talep kaynaklarını çeşitlendirmesini sağlar. Bu nedenle ülkenin kendine has arz ve talep şoklarına maruz kalma riskini azaltır. Örneğin bir ülke birden çok ticari ortağa sahip olduğunda kendisinde ya da ticaret ortaklığı yaptığı ülkelerdeki ekonomik gerileme, ticareti çok daha sınırlı olan ülkelere kıyasla, üreticiler için talep şokunun daha az olması anlamına gelir" yazılı.

İmalatı geri getirmek işe yaramayabilir

WTO raporunda öne çıkan bir diğer konu, ekonomide 'reshoring' olarak tanımlanan ve yurt dışına aktarılan imalatın yurt içine yeniden döndürülmesi çabaları. WTO, kilit sanayi kollarında kendi kendine yeter hale gelmek için bazı ülkelerin yurt dışına çıkan imalatı geri getirme çabasına karşı uyarıda bulunuyor.

Özellikle pandeminin ilk aylarında, ABD'nin de aralarında bulunduğu birçok ülkede hayati önem taşıyan tıbbi malzeme, kişisel koruyucu ekipman ve aşı içerikleri için yabancı tedarikçilere olan bağımlılığın azaltılması çağrıları yapılıyordu.

Çelik imalatı konusunda ABD'nin kendi kendine yetmesinin ulusal güvenlik açısından bir gereksinim olduğunu savunan eski Başkan Donald Trump, çelik imalatını ABD içine geri döndürmek için yabancıların ürettiği çeliğe ilave gümrük vergileri getirmişti. Ancak Trump'ın çabaları başarılı olmadı.

Rapor, "Ticareti kısıtlamak ve ulusal yeterliliği teşvik etmek, uzun vadede ülkelerin ulusal ekonomilerinin daha verimsiz olmasını kaçınılmaz kılıyor. Bu tür politikalar, sonunda, ürün ve hizmet fiyatlarının artmasına, ürünlere, yan mamüllere ve teknolojilere erişimin kısıtlanmasına yol açıyor" ifadelerine yer veriliyor.

Lincicome, WTO'nun ülkeleri imalatı kendi topraklarına geri getirmekten caydırmaya çalışmasındaki nihai amacın, sınırlar arasındaki sağlıklı ekonomik bağları korumak olduğunu kaydediyor.

"WTO, pandemiye karşı daha fazla korumacı politikalar oluşturma refleksi verenlerin meydana getirdiği ciddi tehdide yanıt veriyor" diyen Lincicome, "Ekonomi açısından bu kötü bir fikir. Jeopolitik açıdan da ülkeler ne kadar çok içe kapanırsa gelecekte o kadar fazla gerginlik yaşanma olasılığı meydana gelir" şeklinde konuştu.

Rob Garver