Libya’da Yeni Toplu Mezar Şüphesi

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine 6 Temmuz’da sunulacak insan hakları raporunun üçüncüsünde yer alan bazı ayrıntılar basınla paylaşıldı. Libya’da yeni bir toplu mezar şüphesiyle karşı karşıya kalındığı belirtiliyor

Libya’da Yeni Toplu Mezar Şüphesi

NEW YORK- Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine 6 Temmuz’da sunulacak insan hakları raporunun üçüncüsünde yer alan bazı ayrıntılar basınla paylaşıldı. Libya’da yeni bir toplu mezar şüphesiyle karşı karşıya kalındığı belirtiliyor.

BM İnsan Hakları Libya Bağımsız Soruşturma Komisyon Başkanı Mohamed Aujjar, başkent Trablus’a 65 kilometre uzaklıktaki Tarhuna kentinde yeni bir toplu mezar şüphesiyle karşı karşıya kaldıklarını açıkladı.

Auajjar, savaşın parçaladığı ülkede cezasızlık kültürünün hala devam ettiğini, bu kültürün kurbanlar için ulusal uzlaşma, gerçeklere ulaşma ve adaletin yargılanmaları için büyük bir engel oluşturduğunu ifade etti.

“Ciddi tanık ve kanıtlara ulaştık”

Raporda, Tarhuna kentiyle ilgili El Kani milisleri tarafından, insanlığa karşı suç teşkil eden çok sayıda kişinin tanık ifadelerine ve ciddi delillere ulaşıldığı kaydedildi. El Kani milislerinin, yaygın ve sistematik olarak insan kaçırma, imha, cinayet, işkence ve hapis cezasına çarptırılmaları için yeterince kanıtların bulunduğu belirtildi.

BM Soruşturma Komisyonu Başkanı Aujjar, başkent Trablus'a yaklaşık 65 kilometre uzaklıktaki kasabada daha önce keşfedilmemiş toplu mezarları ileri teknoloji kullanılarak tespit ettiğini kaydetti.

Başkan Aujjar, “Kaç tane olduğunu bilmiyoruz. Mezarların kazılması gerekiyor. Ancak henüz bulunamayan yüzlerce kaybolmuş insan var. Yakınları hala bulamayan bu kaybolmuş kişilerin derin acılarını yaşıyor. Bu ailelerin sevdiklerinin akıbetiyle ilgili gerçeği bilmeye hakkı var” diye konuştu.

“Kadınlar cinsel tacizin hedefinde”

Rapordaki bulgular arasında, kadınların henüz yapılmayan ulusal seçimlerde kendilerini göstermek için öne çıktıklarında ayrımcılığa veya şiddetin hedefi haline gelmeleri de yer aldı.

Aujjar, ayrımcılık ve şiddetin Libya'daki çoğu kadın ve kız çocuğu için günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini belirterek, “BM Libya Bağımsız Soruşturma Komisyonu’nun özellikle endişesi, iç hukukun cinsel, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı koruma sağlamadaki başarısızlığı ve bu tür suçların ülke doğası yüzden cezasız kalmasıdır. Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet davalarını karara bağlamak için iki özel mahkemenin kurulması memnuniyetle karşılansa da, özel infazlar, keyfi gözaltılar, cinsel ve cinsiyete dayalı şiddet ve işkence konusunda endişelerimiz var” diye konuştu.

Can Kamiloğlu