Macron'un Zor Zaferi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkede iki turlu olarak yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 58,54 oyla yeniden seçilmeyi başardı. Ancak ülkede tüm muhalefet partileri ve medya, "oylar Macron'a değil, aşırı sağa karşı verildi" uyarısı yaptı

Macron'un Zor Zaferi
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve eşi Brigitte Macron

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkede iki turlu olarak yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 58,54 oyla yeniden seçilmeyi başardı. Ancak ülkede tüm muhalefet partileri ve medya, "oylar Macron'a değil, aşırı sağa karşı verildi" uyarısı yaptı.

Macron, seçim zaferinin ardından yaptığı konuşmada, sandığın kendisine verdiği mesajı duyduğunu belirterek, "Önümüzdeki 5 yılda, yeni bir metodla, aşırı sağa baraj oluşturma, ekolojik ve sosyal politiklar uygulama" sözü verdi.

Aşırı sağcı adaylar Marine Le Pen ve Eric Zemmour ile radikal solcu aday Jean Luc Melenchon ise seçim gecesi Macron'a karşı 50 gün sonra yapılacak Genel Seçimler için kampanya başlattı. Melenchon, sandığa düşük sayıda katılım ve atılan protesto oylarına dikkat çekerek, "Macron, Beşinci Cumhuriyet'in en kötü seçilen Cumhurbaşkanı oldu" dedi.

İktidardaki Cumhuriyete Yürüyüş hareketi LAREM adayı Macron ile Ulusal Bütünleşme'nin(RN) adayı Marine Le Pen arasındaki düellonun tekrarı, seçmenin "aşırı sağa karşı cumhuriyet cephesi kurulması" inancını sarstı. Fransa'da, tıpkı 2017 seçimlerinde olduğu gibi, ilk turu 10 Nisan'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerde Macron yüzde 27,8, Le Pen de yüzde 23,1 oyla ikinci tura kaldı.

İkinci turda Macron oyların yüzde 58,54'ünü alarak seçildi. Marine Le Pen de oyların yüzde 41,46'sını alabildi . "Ne Macron, ne Le Pen" diyen seçmenin yüzde 28'i, yani 14 milyona yakını, sandığa gitmeyerek tarihi bir rekora imza attı. Sandığa gidip geçersiz ve boş oy atan Fransızlar'ın sayısı da 4 milyona yaklaştı. Sandığa gitmeyen seçmen oranı, 1969'daki seçimlerde elde edilen yüzde 31'den sonra, son 53 yılın en düşüğü oldu.

Cumhurbaşkanı Macron, "koalisyon hükümetine ihtiyaç duymadan ikinci kez seçilen ilk cumhurbaşkanı" olma başarısı gösterirken, Marine Le Pen de bir önceki seçimlerde aldığı yüzde 33 oy oranını yüzde 41'e yükselterek yeni bir başarıya imza attı. İktidar, yeni hükümet ve Meclis dengeleri için kulislere başlarken, muhalefet de 50 gün sonra, 12 ve 19 Haziran tarihlerinde yine iki turlu olarak yapılacak Genel seçimler için ittifak arayışlarını başlattı.

Seçimlerin kaybeden adayı Marine Le Pen, sonuçlardan hemen sonra Macron'u telefonla aradı, ancak konuşmanın içeriğine ilişkin her iki taraftan da bilgi verilmedi. İki tur arasında "Beni başbakan seçin" diyen ilk turda yüzde 22 oy alma başarısını gösteren ve ikinci turda Macron'u destekleyen sol seçmenin adayı Jean Luc Melenchon da, "Katılım düşüklüğüne ve geçersiz oylara bakarsanız ve sol oyların aşırı sağa karşı Macron'a gittiğini göz önünde bulundurursanız, Macron, cumhuriyet tarihinin en düşük oyla en kötü seçilen cumhurbaşkanı oldu" dedi.

Macron, seçim gecesi sonuçların açıklanmasının ardından, kutlama konuşmasını yapmak üzere eşi Brigitte Macron ve bir grup çocukla birlikte, Avrupa Birliği'nin marşı Beethoven'in "Neşeye Şarkı/Ode to Joy" adlı eseri eşliğinde geldi. Kısa ve coşkusuz bir konuşma yapan Macron, " Bu oylamanın beni gelecek yıllar için bağladığının farkındayım " diyerek, kendisine verilen oyların emanet olduğunu bildiğini, bu nedenle önümüzdeki 5 yıl içinde farklı bir metodla çalışarak aşırı sağa baraj oluşturacağı sözünü verdi.

Giderek daha da derin yaşanan bölünmelerin sandığa yansıdığı bir Fransa'ya seslenen Macron, "yeni iktidarın bitmekte olan beş yıllık dönemin devamlılığı olmayacağını söyledi ve "yeni bir dönem" vaad etti. Fransızların mesajını duyduğunu ve "her gün herkese saygı gösterilmesini sağlayarak ifade edilen ayrımların ve farklılıkların giderilmesi için çalışacağını" söyledi.

Gazetelerden de uyarı

Ertesi sabah çıkan gazeteler de, Cumhurbaşkanı Macron'u "kendisine verilen oyların emanet olduğunu ve ülkeyi bütünleştirecek politikalar uygulaması gerektiği" konusunda uyardı.

Sol eğilimli gazetelerden Humanite, "Marine Le Pen yenildi, şimdi sıra Macron ile mücadelede" manşetiyle çıktı. Aşırı sağın aldığı yüksek skora dikkat çeken gazete, "Genel seçimler cumhurbaşkanının liberal politikalarına son vermek için belirleyici olacak" ifadesini kullandı.

Günün en etkili başlığını atan Liberation gazetesi de, Macron'un aşırı sağ karşısında verilen sol oylarla seçildiğine dikkat çekerek, "Macron yeniden seçildi: Kime teşekkür etmeli?" manşetini attı. Liberation, "Macron, başarısını, her zamankinden daha güçlü olan aşırı sağa karşı harekete geçen sola borçlu" dedi.

Popüler gazete le Parisien ise, "Macron daha iyi bir 5 yıl sözü verdi" diyerek, Cumhurbaşkanı'nın "daha çok sosyal ve ekolojik politikayı uygulamaya koyma" sözü verdiğine dikkat çekti. Dün gece sonuçların açıklamasından hemen sonra radikal sol lider Melenchon'un çoktan Haziran ayındaki seçimlere hazırlandığını gösterdiğini belirten gazete, "Yeni kampanya dün gece başladı" dedi. Macron'u destekleyen liberal sağ eğilimli Le Figaro gazetesi ise, "Büyük zafer, büyük zorluklar" manşetiyle, Macron'un önemli bir başarı elde ettiğini, ancak yeni döneminde zorlukların da çok büyük olduğunu yazdı.

Hem Zelenski hem Putin kutladı

Macron'un seçildiği gece ilk kutlama mesajları Brüksel ve Berlin'den geldi. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Macron'u telefonla arayarak kutlarken, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Konseyi Başkanı Charles Michel de Twitter üzerinden kutlama mesajı yayınladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski de Macron'u arayarak kutlayan ilk liderlerden oldu. Ertesi sabah, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin de yeniden seçilen Macron'u kutladı.

Zelenski, Twitter üzerinden paylaştığı mesajında, "Fransız halkının iyiliği için ona daha fazla başarı diliyorum. Desteğini takdir ediyorum ve birlikte yeni ortak zaferlere doğru ilerlediğimize inanıyorum. Güçlü ve birleşik bir Avrupa'ya doğru!" dedi.

ABD Başkanı Joe Biden, ertesi gün Twitter'dan, "Tebrikler Emmanuel Macron. Fransa, en eski müttefikimiz ve küresel zorlukların üstesinden gelmede önemli bir ortağımızdır. Ukrayna'yı desteklemek, demokrasiyi savunmak ve iklim değişikliğine karşı koymak da dahil olmak üzere devam eden yakın işbirliğimizi sürdürmeyi dört gözle bekliyorum" mesajını paylaştı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken de Twitter hesabından, Washington'un Paris ile yakın işbirliğine devam etmesini beklediğini vurguladı ve "Fransa ile küresel zorluklarda yakın işbirliğimizi sürdürmeyi, ittifakımızı ve uzun süredir devam eden dostluğumuzu güçlendirmeyi dört gözle bekliyoruz" dedi.

İlk geceden "Macron defol" eylemleri

Macron kampanyası boyunca, göreve geldiği ilk 100 gün içinde, yasal emeklilik yaşını 65'e yükseltmeyi planlayan reform vaadinde bulundu. Ancak, daha seçim sonuçlarının açıklandığı gece, ülkede büyük kentlerde yapılan Macron karşıtı gösteriler, Haziran seçimleri öncesi bu reformun getirilmesi ihtimalini zayıflatan bir görüntü sergiledi.

Pazar akşamından itibaren, başkent Paris ve Lyon başta olmak üzere, büyük kentlerdeki şiddetin damgasını vurduğu anti-faşist ve anti-kapitalist gösteriler, polisin müdahalesiyle hızla dağıldı. "Macron defol! ", "Ne Macron, ne Le Pen" sloganıyla sokaklara çıkan eylemciler, Macron'u daha ilk geceden protesto etti.

Yeni hükümet kulislerinin de yoğunlaştığı Elysee Sarayı'nda, emeklilik yaşının sonbahara bırakılması, önce alım gücünün arttırılmasıyla ilgili yasaların ön plana alınması görüşleri hakim.
Pazar akşamı yayınlanan iki ankete göre, Fransız halkının çoğunluğu, yeni Cumhurbaşkanı seçilen Emmanuel Macron'un Haziran ayındaki genel seçimleri kazanmasını istemiyor.

Opinionway tarafından, haber kanalı Cnews ve Europe 1 Radyosu için yapılan ankete göre, katılanların yüzde 63'ü Macron'un "çoğunluğa sahip olmamasını ve bir koalisyon hükümetine zorlanmasını" isterken, 35'i Meclis'te çoğunluğu da alması gerektiğini dile getirdi.

Ipsos Sopra-Steria'nın, France TV, Le Parisien ve Radio France için yaptığı bir başka ankete göre de, katılanların yüzde 56'sı Emmanuel Macron'un "programını uygulamasını istemediğini ve yasama seçimlerini kaybetmesini" istediğini, yüzde 20'si ise çoğunluğu elde etmesini dilediğini söyledi.

Arzu Çakır