Marmara Denizi Kararı Yargıya Gidiyor

Marmara Denizi’nin özel çevre koruma alanı ilan edilmesi nedeniyle başlayan tartışmalar devam ediyor. CHP'li belediyeler kararı yargıya götürmeye hazırlanıyor. VOA Türkçe'ye konuşan Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, kararın imar planı yetkisini belediyenin elinden almak anlamına geldiğini söyledi

Marmara Denizi’nin özel çevre koruma alanı ilan edilmesi nedeniyle başlayan tartışmalar devam ediyor.

Hafta sonu Sakarya’nın Sapanca ilçesinde bir araya gelen Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Grubu üyeleri Cuma günü Cumhurbaşkanı Kararı olarak Resmi Gazete’de yayınlanan yeni düzenlemenin neler getireceğini masaya yatırdı.

Yeni düzenleme en çok İstanbul’un Adalar ilçesini etkiliyor.

Neredeyse bir buçuk yılı aşkın çalışmalar sonucu hazırlanan 1/5000’lik imar planı ve strateji belgesi merkezi yönetimin bu hamlesiyle en azından şimdilik boşa düşmüş oldu.

Erdem Gül: ‘‘Bu karar imar planı yetkisini belediyenin elinden almak anlamına geliyor’’

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, bu kararın peşini bırakmayacaklarını söyledi.

Gül, ‘‘Adalar’ımızın geçmişte 1/5000 binlik planları iptal olduğu için çok uzun süredir imar planı olmayan bir ilçeyiz. İlçenin tamamı SİT alanı ve imar planımız yok. Şimdi bu dönemde 1/5000’lik imar planları hazırlandı yaz aylarında. Şimdi İBB Meclisi’nden geçecekti. Bu özel çevre koruma alanı ilanı, aynı zamana denk geldi. Bu düzenleme plan yetkisini İBB’nin elinden almak anlamına geliyor. Biliyorsunuz hazırlanan 1/5000’lik plan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçtikten sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayına gidecekti Şimdi ‘sen bunu da yapamazsın’ deniliyor. Bizim her zaman hep bildiğimiz bir gerçek şu değil mi? Yerel yönetim kendi planını hazırlar. Bu gerçeği ortadan kaldırmak bir hakkın elden alınmasıdır. Dolayısıyla her türlü yargısal süreç takip edilecek. Birincisi maç devam ederken oyun değiştirilmez, ikincisi bu asla demokratik bir hareket değil’’ dedi.

‘‘Adalar’da sanayi yok, Marmara Denizi’ni kirletmiyor, müsilaja katkısı yok’’

İktidarın sürekli yeni düzenlemelerle yerel yönetimleri zayıflatmaya çalıştığını vurgulayan Adalar Belediye Başkanı, Marmara Denizi’ni yaz boyunca etkileyen müsilaja belki de en az katkı sağlayan ilçenin bu kararla cezalandırıldığını savunuyor.

Erdem Gül, ‘‘Bildiğiniz gibi Adalar’da hiçbir sanayi kuruluşu yok. Denize atık olacak hiçbir şey yok. Az bir nüfus var. Yazları belki artıyor ama esas olarak az bir nüfusu var. İstanbul’un sanayisi ile hiç alakası olmayan bir yer. Dolayısıyla Adalar’ın müsilaja neden olacak şehri, denizi kirletme söz konusu olamaz. Kaldı ki ben bu çalışmanın yani özel çevre koruma alanı ilan edilmesinin çalışmasının müsilajdan daha önce başladığı kanısındayım’’ dedi.

Düzenleme kimleri ilgilendiriyor?

Düzenleme aslında yalnızca Adalar’ı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı ilgilendirmiyor.

Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı’nın üçüncü sayfasındaki kroki, kıyı kenar çizgisini plana dahil ettiğinden Marmara Denizi’nde denize kıyısı olan belediyelerin kıyı hatları bu planın içinde yer alıyor.

Yalova, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir ve İstanbul’un tüm denize kıyısı olan ilçelerinin kıyı kenarları plan kapsamında.

Odabaşı: ‘‘Adalar’ın imar planlarını Ankara’da oturan bir daire başkanı mı yapacak?’’

Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, bu durumu kuşkuyla karşılayan belediye başkanlarından.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Odabaşı, ‘‘Hiç bilgi verilmiyor bir gece saat 12:00’de Resmi Gazete’de yayınlanıyor. ‘Artık bu yetki sizde değil bizdedir’ deniyor. Niye aldınız? Hangi yetkimizi aldınız? Hangi yetkiyi verdiniz? Niye sizde iyi oluyor da ilçe belediyesinde büyükşehir belediyesinde bu kötü oluyor. Adalar’ın imar planlarını Ankara’da oturan bir daire başkanı mı yapacak? Hayatında adaya mı gelmiş? Ve yahut da Kadıköy’de bir imar değişikliği için ilçe belediye meclisinin, belediye başkanının, büyükşehir belediyesinin belediye başkanı tek başına alamayacağı bir kararı Ankara’da bilmem neden sorumlu bir daire başkanı alabiliyor mu? Bu mu demokrasi? Bu mu çevrecilik? Siz gerçekten iklim değişikliğinin yaratmış olduğu sorunlarla mücadele etmek istiyorsanız bütün paydaşlarla iyi niyetli ve ön yargısız bir şekilde o masada oturup bunu tartışıp kararlar alıp uygulamanız gerekiyor’’ dedi.

‘‘Bu düzenleme merkezileştirmenin bir parçası, birilerine rant kapısı açılacak’’

Tekrarlanan İstanbul Seçimleri’ni Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasıyla birlikte iktidarın yerel yönetimlere bakışının değiştiğinin altını çizen Kadıköy Belediye Başkanı, kıyı şeridindeki yetkinin yerel yönetimlerden alınarak Ankara’daki bir bürokrata verilmesinin demokratik teamüllerle çeliştiğini vurguluyor.

Odabaşı, ‘‘Merkezi hükümetin kaybetmiş olduğu İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinden sonra belediyelerin yetkilerini ellerinden alıp tamamen tüm yetkileri yerelden genele merkezileştirmenin bir parçasıdır. Buna böyle bakmak lazım. Gerçekten iyi niyetli bir şey olsa olduğuna inansak biz elimizden gelen yardımı yapmaya da devam ederiz. Çevreyle ilgili iklimle ilgili müsilajla ilgili kafaların arkasında ne olduğunu bilemediğimiz için doğal olarak bu tür konulara ön yargı ile yaklaşmak mecburiyetinde kalıyoruz. Kıyı şeridinde hangi yetki devredildi Çevresi Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na? Hangisinde yetkili? Hangisinde biz yetkiliyiz? Hangisinde büyükşehir yetkili? Bugün yetkisiziz de yarın yetkimiz olacak mı? Bu kadar belirsizliğin içerisinde gerçekten iklim değişikliğinin yaratmış olduğu sorunlarla mücadele etmeyi beklemek çok iyi niyetli bir yaklaşım olur. Burada büyük bir ihtimalle geçmiş tecrübelerinizden edindiğimiz kazanımlarla anladığımız yine birilerine rant kapısı açılacak’’ dedi.

Hilmi Hacaloğlu