Marmara Denizi Kararına Tepkiler

Geçtiğimiz yaz aylarında Marmara Denizi’nde görülen müsilaj sorunuyla başa çıkmak için oluşturulan 21 maddelik eylem planında yer alan Marmara Denizi ve Adalar’ın ‘‘özel çevre koruma alanı’’ ilan edilmesi konusu Cuma günü Resmi Gazete’de yayınlan Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girdi

Marmara Denizi Kararına Tepkiler

Geçtiğimiz yaz aylarında Marmara Denizi’nde görülen müsilaj (deniz salyası) sorunuyla başa çıkmak için oluşturulan 21 maddelik eylem planında yer alan Marmara Denizi ve Adalar’ın ‘‘özel çevre koruma alanı’’ ilan edilmesi konusu Cuma günü Resmi Gazete’de yayınlan Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girdi.

İstanbul, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Yalova, Tekirdağ, Kocaeli düzenlemeden etkilenecek

Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, İstanbul’un Adalar ilçesi (Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Büyükada, Sedefadası, Tavşanadası, Sivriada, Kaşıkadası ve Yassıada’dan oluşan Prens Adaları) ile Balıkesir’in Erdek ve Marmara ilçeleri sınırlarındaki mevcut her ölçekteki plan, plan kararları ve projeler konusunda söz konusu KHK hükümlerine göre yapılacak değerlendirme sonuçlanıncaya kadar herhangi bir uygulama yapılamayacak.

Ayrıca bölgedeki faaliyetlerle ilgili tedbirlerin alınması, kontrolu ve izlenmesi yetkisi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ait olacak.

Cumhurbaşkanlığı Kararı, İstanbul ve Çanakkale Boğazı da dahil olmak üzere tüm Marmara Denizi’ni kapsadığından İstanbul, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Yalova, Tekirdağ, Kocaeli illerinin kıyı kenarları da bu düzenlemeden etkilenecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bu hafta hazırlanan 1/5000’lik plan görüşülecekti

Her ne kadar düzenlemenin ana gerekçesi Marmara Denizi’ni ekolojik olarak korumak olarak ortaya konmuş olsa da derin deniz deşarjı ile Türkiye’nin iç denizinin ana kirleticisi konumundaki Ergene Nehri üzerindeki sanayi tesisleri ile ilgili herhangi bir düzenleme yapılmamış olması kafaları karıştırıyor.

Üstelik düzenleme bir yılı aşkın süredir üzerinde çalışılan ve Haziran ayında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne Adalar Stratejisi Belgesi ve 1/5000 Nazım İmar Planları ve 1/1000 Uygulama İmar Planları’nı kadük hale getiriyor.

Halbuki 8 Kasım’da yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bu plan üzerinde tartışma olacaktı.

Adalar Belediye Başkanı: ‘‘Bu plan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni devre dışı bırakıyor’’

VOA Türkçe’nin ulaştığı Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül de bu durumun çok büyük bir çabayı heba ettiğini söyledi.

Gül, ‘‘Bu plan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devre dışı bırakıyor. Plan yetkisini Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı’na devrediyor. Adalar biliyorsunuz tamamı SİT alanı. Biz Adalar’da yeni arsa üretmiyoruz. Binalarda ancak çok basit onarımlara izin verebiliyoruz. Hatta o bile kurulların onayına bağlı, belediye ancak bu kurulların onayı halinde yürüyebiliyor. Uzun uzadıya ve titiz çalışmalar sonucu 1/5000’lik koruma planı oluşturulmuştu ancak bu düzenleme ile bu plan da yok sayılacak’’ dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Marmara Denizi’nin özel çevre koruma alanı ilan edilirken Adalar üzerindeki yerel yönetiminin tasarrufunun ortadan kalkması hakkında bir değerlendirme yapmış değil. Pazartesi günü toplanacak İBB Meclisi’nde İmamoğlu’nun bir açıklama yapması bekleniyor.

İBB Şehircilik Daire Başkanı:‘‘Marmara Denizi’nin korunması hayati ama denizi kirleten Adalar değil’’

Sosyal medya hesabından süreci yorumlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İmar ve Şehircilik Daire BaşkanıGürkan Akgün karara dair güvensizliğini ifade ederken Demokrasi ve Özgürlükler Adası adıyla kongre ve turizm merkezi haline dönüştürülen Yassıada’nın son durumuna dair fotoğrafını da paylaştı.

Akgün, ‘‘Marmara Denizi’nin korunması son derece hayati ama Marmara Denizi’ni kirleten Adalar değil. İmar planlarının yetkisini alarak da bu gidişata önlem almak hiç mümkün değil. Kurumlar arası eşgüdüm, strateji planı, bütünleşik kıyı yönetimi gerekli. Ve bunları yapmaya engel de yok. Son bir not: 2013 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Yassıada ve Sivriada’nın planları yapıldı. 2015’te Kongre ve Turizm Merkezi olarak inşaatları başladı. Son halinin fotoğrafını da buraya bırakayım’’ dedi.

Esin Köymen: ‘‘Yerelin yetkilerini gasp etmenin ötesinde Çevre Bakanlığı buradaki kamu varlıkları üzerinde tek başına inisiyatif geliştiriyor’’

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi de süreci yakından takip eden örgütlerin başında geliyor.

Şube Başkanı Esin Köymen, Cumhurbaşkanı Kararı’nın son sayfasında yer alan krokinin kıyı kenar çizgilerini de kapsadığına dikkat çekerek bu sayede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yalnız denizde değil çoğu Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin görevde olduğu illerde kara üzerinde de hakimiyet kurabileceğinin altını çizdi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Köymen, ‘‘Mesela İstanbul Kabataş’ta bulunan Martı dolgu alanı bu kapsamda. Zira Cumhurbaşkanı Kararı’nda yer verilen kroki Boğazlar ile birlikte Marmara Denizi ile kıyı kenar çizgileri de burada yer alıyor. Bu alanlardaki her türlü plan yetkisi artık Özel Çevre Koruma Kurumu ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bırakılıyor. Aslında özel çevre koruma alanı ilan edilen bölgelerde yerel yönetimlerle işbirliği olması gerekiyor. Kirlilik ancak el ele çözülebilir. Bu alanlarda yerelin yetkilerini gasp etmenin ötesinde buradaki kamu varlıklarının tek başına kendileri tarafından kullanılması ile Özel Çevre Koruma Kurulu’na devri söz konusu. Ne olacak o zaman? 1989’da çıkarılan bir kanun hükmünde kararnameyle dolgu alanlarda bir işletme varsa ve bu özelse kamulaştırma yetkisi var. Bakanlık yedi ildeki o mülkiyetler üzerinde tek başına inisiyatif geliştiriyor’’ dedi.

Marmara Denizi’ne zarar vereceği çok çeşitli disiplinlerden bilim insanları tarafından ilan edilen Kanal İstanbul’a sahip çıkan bir bakanlığın Marmara Denizi’ni korumak için samimi mücadele içinde olmasının çok mümkün olmadığını belirten Esin Köymen, Mimarlar Odası’nın bu konuyu sıkı bir şekilde takip edeceğini ifade etti.

Hilmi Hacaloğlu