Merkez Bankası Politika Faizini Değiştirmedi

2021 yılının son dört ayında beş puanlık faiz indirimine giden Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 2022 yılının Ocak ayından sonra Şubat ayında da politika faizini yüzde 14’te tuttu

Merkez Bankası Politika Faizini Değiştirmedi

2021 yılının son dört ayında beş puanlık faiz indirimine giden Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 2022 yılının Ocak ayından sonra Şubat ayında da politika faizini yüzde 14’te tuttu.

PPK karara ilişkin basın duyurusunda bir yandan yüksek küresel enflasyonun artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğu nedeniyle beklenenden uzun süreceğini vurgularken diğer yandan da yurtiçi enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının rol oynadığını dile getirdi.

‘‘Merkez Bankası liralaşmayı teşvik ediyor’’

Şahap Kavcıoğlu, Taha Çakmak, Mustafa Duman, Elif Haykır Hobikoğlu, Emrah Şener, Yusuf Tuna’dan oluşan Para Politikası Kurulu, 2011 yılının Temmuz ayından beri tutturulamayan yüzde 5 enflasyon hedefinin altını çizerken ilk kez ‘‘liralaşma’’ kavramını da ortaya attı:

‘‘Bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülmektedir. TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.’’

Prof. Başlevent: ‘‘Bu kadar negatif reel faiz kesinlikle sürdürülebilir değil’’

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 16 Aralık 2021 tarihindeki toplantısında, yılın ilk üç ayında kur indirimine gidilmeyeceğini ima etmişti. Ancak politika faizi yüzde 14 olsa da bankalarda ihtiyaç kredi faizlerinin yüzde 30’larda, ticari kredi faizlerinin de yüzde 23’lerde olduğu görülüyor. Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Cem Başlevent, politika faizi ile kredi faizleri arasında makasın her ay açıldığına işaret ediyor.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Prof. Başlevent, ‘‘Düşük faiz politikasından dönüş yapamıyorlar. Merkez Bankası, bir süredir Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ikinci plana atılmış durumda. Bildiğiniz gibi Hazine Bakanı’nın Londra temaslarında yer almadılar. Hatta Merkez Bankası’nın değişebileceği de piyasada konuşuluyor. Tabii şu an asıl merak edilen PPK’nın Mart ayında ne yapacağı; zira Aralık ayında ortaya konan ilk çeyrek çerçevesi tamamlanmış olacak. Kimi yorumcular yüzde 12’ye düşüş olabileceğini söylüyor. Ama Amerikan Merkez Bankası’nın da faiz artışını konuştuğu bir dönemde buna cesaret edebilirler mi emin değilim. Şunu da söylemek gerekir, Merkez Bankası’nın kasasına para girişi var. Kur korumalı mevduat formülü ile 13 milyar dolar döviz mevduattan döndü. Bugün itibarıyla ilk defa dövizden dönen para TL’den döneni yakaladı. Dövizde çözülmeyi, kur korumalı mevduatı cazip hale getirildiler. Şirketlere kurumlar
vergisi muafiyeti getirilince şirketlerden de dönüş oldu. Bu kadar negatif reel faiz, Avrupa ve Amerika’da bile yok, bu kesinlikle sürdürülebilir değil. Ama sıradışı bir denge oluştu. Çünkü insanlar dolar 11’e 12’ye gidecek diye korkuyor.

Erdoğan: ‘‘Faiz prangasını da döviz kuru prangasını da ve enflasyon prangasını da parçalayıp atacağız’’

Bu yılın ilk ayında yüzde 48,69’luk enflasyonla son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaşan enflasyon, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bugün gündemindeydi.

Ankara’da Engelli Memurlar Atama Töreni’nde konuşan Erdoğan, ‘‘Hayat pahalılığı başta olmak üzere kimi konjonktürel meselelerin bizi asıl hedeflerimizden, asıl vizyonumuzdan koparmasına izin veremeyiz. Ülkemizin ayağına vurulan her pranga gibi faiz prangasını da döviz kuru prangasını da ve enflasyon prangasını da parçalayıp atacağız. Dikkat ederseniz, artık faiz tartışması gündemden önemli ölçüde düştü. Aynı şekilde döviz kuru da istikrara kavuştu. Şimdi sırada enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara indirme var. Turizm ve inşaat sezonunun açılmasıyla istihdam oranı hızla artmaya devam edecektir. Siz, sürekli felaket senaryoları yazarak, milletimizin moralini bozmaya, umudunu zayıflatmaya, karamsarlık aşılamaya çalışanlara sakın ha bakmayın’’ dedi.

Cumhurbaşkanı konuşmasında ekonomik toparlanma için turizm gelirlerinin yükselişe geçmesinin beklendiği yaz aylarını adres gösterdi.

‘‘Piyasada kredi faizleri çok yüksek; konut kredisi, ihtiyaç kredileri halkın erişimine çok uzak oranlarda’’

Prof. Cem Başlevent, enflasyonun tek haneli seviyelere gelmesinin kısa vadede mümkün olmadığını düşünenlerden.

Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi, ‘‘Cumhurbaşkanı, dövizin istikrara kavuştuğunu söylüyor ama bundan altı ay öncesi dolar kurunun 13,50 ya da 13,60 olması kimsenin hayal edemeyeceği bir düzeydi. Ve kurun istikrara kavuştuğu seviye burası oldu. Açıkçası bunun ekonomik anlamda bir geçerliliği yok. Faiz dersek ancak kur kaybını garanti ederek çok sınırlı sürede kullanabileceği bir enstrümanı sahaya sürerek dengeleyebiliyor. Piyasada kredi faizleri çok yüksek. Konut kredisi, ihtiyaç kredileri halkın erişimine çok uzak oranlarda. Suni olarak baskılanmış bir faiz ile karşı karşıyayız. Enflasyonun tek haneli seviyelere ineceği söylemi ise kendi tabanına vermekten başka bir şey değil. Doğalgaz ve elektrikteki fahiş artışların neden olduğu toplumsal isyan göz önünde bulundurularak bir indirim yapılmak isteniyor. Ancak bütçe açığı büyüyecek, vergi kaybı ve sübvansiyonlu ürünlerin sunulması nedeniyle devlet bütçesindeki açıklar büyüyecek ve enflasyonist etkilere neden olacak’’ dedi.

Elektrik faturalarındaki artışlar halkın tepkisini çekiyor

Merkez Bankası’nın küresel ölçekte yüksek enflasyonun ana nedeni olarak saydığı enerji fiyatlarındaki artış, Türkiye’de özellikle akaryakıt, doğalgaz ve elektrik fiyatlarındaki artış olarak kendisini gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 3 Şubat’ta açıkladığı Ocak ayı Yurtiçi Üretici Fiyatları Endeksi’ne (Yİ-ÜFE) göre son bir yılda ham petrol ve doğalgaz yüzde 162, elektrik ise yüzde 138 artış gösterdi.

Bu artışların halka zam olarak yansıması sosyal medyada tepkilere neden olurken tepkiler İstanbul’un Şişli, Muğla’nın Bodrum, Hakkari’nin Yüksekova ve Artvin’in Hopa ilçelerinde sokağa da yansıdı.

Enerji Bakanı: ‘‘Enerjideki sorunun kaynağı Türkiye'de değil, yurt dışındaki fiyat artışları’’

Bu tepkilerden sonra bugün NTV’de Ahmet Ergen’in sorularını yanıtlayan Enerji Bakanı Fatih Dönmez, konutta yapılan düzenlemeden sonra esnaf için de belli bir kademe için indirim olacağını söyledi.

Dönmez, ‘‘Ticarethane grubunda yer alan esnaf ve zanaatkarlar için de konuttakine benzer bir indirimli tarife üzerinde çalışmaya başladık. Bu konuda çalışma sürüyor. Hem ticarethane hem de konutlarda yeni tarife için amacımız çalışmayı 1 Mart'a kadar bitirmek. Esnafın fatura tutarından belli bir kademede muhtemelen yüzde 25 indirim olacak. Doğalgazda 80 milyar lira, elektrikte 20 milyar liralık bir yük aldık. Geçtiğimiz yıl her haneye 5 bin liralık bir desteğimiz oldu. Bu yıl da hanelere destek miktarı geçtiğimiz yıldan daha fazla olacak. Artan maliyetler zorunlu olarak tüketicilere yansıdı. Sorunun kaynağı Türkiye'de değil, yurt dışındaki fiyat artışları. Bizim beklentimiz fiyatların bir miktar geri geleceği yönünde’’ dedi.

Hilmi Hacaloğlu