Muhalefetten Erdoğan’a 'Kürdistan Tepkisi’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İyi Partili Türkkan’ın PKK saldırısında kardeşini kaybetmiş olan Tahir Gürman adlı vatandaşa küfürlü yanıt vermesini hedef alan açıklamaları muhalefetin tepkisine yol açtı

Başkent siyasetinde bugün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısı sonrasında, İyi Partili Lütfü Türkkan’ın Bingöl’de PKK saldırısında kardeşini kaybetmiş olan Tahir Gürman adlı kişiye küfürlü yanıt vermesini, İyi Parti’yi ve muhalefeti hedef alan açıklamaları gündemdeydi.

Erdoğan, kişisel verilerin korunması kanununa aykırı şekilde bir kamu bankasına olan kredi borcunu da açıkladığı Türkkan’ın milletvekilliğinden ayrılması gerektiğini söyledi. Erdoğan, Türkkan’ın partisinden ihraç edilmesi gerektiğini de savunarak, “şehit” kavramı üzerine görüşlerini dile getirdi.

İyi Parti Grup Başkanvekilliği’nden istifa ettiğini açıklayan Türkkan’ın yerine Erhan Usta’nın getirildiği süreç sonrasında İyi Parti Genel Başkanı Merak Akşener de bugün Erdoğan’ın geçmişteki tepkilerini içeren videoyla iktidara yanıt verdi.

Akşener, grup toplantısında izlettirdiği bir videoda da, İyi Parti’nin “AKP’li provokatör” olarak tanımladığı ve Türkkan ile Bingöl’de planlı şekilde tartışmaya girdiği vurgulanan Tahir Gürman adlı şahsın sosyal medya hesaplarında kendisiyle ve kadınlara yönelik küfür içerikli paylaşımlarını ekrana yansıttı.

Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın özür dilediğine ve partideki yöneticilik görevinden ayrıldığına işaret eden Akşener, “Karşısındaki (Tahir Gürman adlı şahıs), kadın olan genel başkanına ağza alınmayacak hakaretleri etmiş, ahlaksız bir adam da olsa koruma içgüdülerine sinirlerine hakim olması gerekirdi. Siyasi deneyimi ve konumu bunu gerektirirdi. Ama maalesef olamadı ve hislerine yenik düştü. Elbette bu hatayı mazur görecek değiliz. Ancak benim asıl dikkatimi çeken bu olay vesilesiyle başta Sayın Erdoğan olmak üzere AK Parti mensuplarının gönüllerindeki şehit yakını, hatta kadın hassasiyetini keşfetmeleri oldu. Bu mağribilerin başı olan beyefendi, kısa ve orta dönemli bir hafıza kaybı yaşıyor olsa gerek; dün akşam, kabine toplantısı sonrasında yaptığı açıklamalarda, muhalefetten, STK’lara, kim varsa, demediğini bırakmadı. Utanmadan işi, kendi eliyle rafa kaldırdığı, İstanbul Sözleşmesi’ne kadar getirdi. Hatta kantarın topuzunu kaçırıp, Lütfü Bey’in kredi borcunu açıklayarak, kanunları bile çiğnedi. Sözüm ona, ahlak timsali bu bey, son dönemde alışkanlık haline getirdiği üzere, bir de kolaj video hazırlatmış izlettirdi” diye konuştu.

Erdoğan’ın “hafızasını tazelemek üzere” İyi Parti’nin de bir video hazırladığını kaydeden Akşener, ekranda Erdoğan’ın “şehit yakını” olarak savunduğu Gürman’ın küfür içerikli paylaşımlarıyla birlikte Erdoğan’ın terör kurbanı yakınlarına, çiftçilere, madenci ailelerine yönelik ifadelerini içeren videoyu izlettirdi. Bu video sonrasında Akşener, “Ben de bazı ilaveler yapayım. Bu ülkede Mustafa Kemal Atatürk'ün anasına Zübeyde Hanım'a ‘genelevde çalışıyor’ diyenler oldu Saray’da kabul edildi. Bu ülkenin kadınlarına ‘başı açık kadın perdesiz eve benzer ya satılıktır, ya kiralık’ denildi. Elini uzatıp 'çekil şuradan diyen' olmadı. Rize Belediye Başkanı 'çözüm sürecine ne gerek var her birimiz ikinci bir eş olarak Kürt kadınlarını alalım bu mesele çözülsün' dedi, yerinde oturdu, kınamaya bile uğramadı. Bu örnekleri defalarca, sonsuz sayıda anlatabiliriz. Bunları söylemek bile benim içimi acıtıyor. Ama biraz önce videosunu izlediğiniz ahlak şövalyesi Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının şehitlerimize olan saygısı, milletimize olan muhabbeti, kadınlara olan hassasiyeti neresinden tutsanız rezillik, saygısızlık. Derin bir kirlilikle karşı karşıyayız. Bir hususun altını kalın bir şekilde çizmek istiyorum ellerinde şehitlerimizin kanı olan teröristleri devletin televizyonuna çıkarıp konuşturanlar bize şehitlerimiz üzerinden ahkam kesemez” tepkisini gösterdi.

Kılıçdaroğlu’ndan da tepki

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da hedefinde Erdoğan vardı ve Kanal İstanbul için yapılacak uluslararası ihaleye katılım olmasını engellemek amacıyla yabancı ülke büyükelçiliklerine yazılı uyarı göndermesi nedeniyle AKP ve MHP’nin kendisini “yabancılara Türkiye’yi şikayet etmek” ile suçlamasına tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Kürt sorununu çözüm iddiasıyla yürütülen süreçte “milliyetçiliği ayaklar altına almak” ile ilgili sözlerini anımsatarak, CHP’nin milliyetçiliğini sorgulamayacağı mesajını verdi.

Kılıçdaroğlu, “Büyükelçiliklere yazı yazdım ve ‘Eğer Kanal İstanbul'a sizin ülkelerinizden bir şirket, kişi, müteahhit girer ve İstanbul'u talan eder, yağmalarsa o da ağır bedeller ödeyecektir’ dedim. ‘Bizi neden yabancılara şikayet ediyorsun?’ diyorlar. Ülkenin çıkarlarını korumak, gözbebeğimiz İstanbul'u korumak ne zamandan beri yabancılara şikayet oldu. Bunu söyleyenler bizim milliyetçiliğimizi asla sorgulayamazlar. Cumhur İttifakı'nın en temel sorunu şu; birisi (Devlet Bahçeli) diyor ki ‘Ben milliyetçiyim’, öbürü (Erdoğan) diyor ki ‘Ben her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına alırım’. Bunlar koalisyon kurmuşlar. Hiç kimse merak etmesin. Bu ülkenin çıkarlarını koruyacağız, İstanbul'un talan edilmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.

Sancar da Erdoğan’ın Kürdistan açıklamasını hatırlattı

HDP Eş Genel Başkanı, Kürdistan ifadesini kullandığı için Fırat Üniversitesi’nde görevli akademisyen Hifzullah Kutum’un tutuklanmasına tepki göstererek, Erdoğan'ın ‘Kürdistan’ ifadesini kullandığı açıklamalarını gündeme getirdi.

“Kürdistan kelimesinin bu ülkede suç olmadığı biliniyor” diyen Sancar, “2013'te Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ilk Meclis zabıtlarında Kürdistan ifadesinin olduğunu söylüyor, tepki gösteren CHP ve MHP’yi eleştiriyor. Daha sonra, 'Korkuyla büyük devlet olunmaz' diyor. O zaman kendi basını da yandaşları da acayip alkışlıyorlardı. Batman'da türkü söylenirken Erdoğan alkışlıyor, bir daha dinlesinler bakalım o türküde neler geçiyor?” diye sordu.