NATO Zirvesi Öncesi 4’lü Zirve

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın bu hafta yapılacak NATO Zirvesi öncesinde yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Türkiye, NATO, İsveç ve Finlandiya arasında bir zirve yapılacağını açıkladı

NATO Zirvesi Öncesi 4’lü Zirve

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın bu hafta yapılacak NATO Zirvesi öncesinde yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Türkiye, NATO, İsveç ve Finlandiya arasında bir zirve yapılacağını açıkladı.

Kalın Habertürk kanalına yaptığı açıklamada, “Salı günü NATO Genel Sekreteri'nin ricası üzerine Cumhurbaşkanımızın katılımı üzerine Türkiye, NATO, İsveç ve Finlandiya zirvesi yapılacak. NATO zirvesinden öncesinde önümüzdeki Salı günü bu zirve olacak. Bu zirveye katılmak pozisyonumuzdan geri adım atacağımız anlamına gelmiyor. Bir müzakere yürütüyoruz” diye konuştu.

NATO zirvesi yarın İspanya'nın başkenti Madrid'de başlayacak ve 30 Haziran'da sona erecek.

İsveç ve Finlandiya’nın birtakım adımlar atacaklarını söylediklerini kaydeden Kalın, “Taahhütlerini not ettik. Taahhütte bulunmakla somut adım atmak arasında fark var. Bunların hepsinin kayda geçirilmesini istiyoruz. Büyük oranda mutabakat sağladık, anlaşamadığımız birkaç konu var. Yarın onunla mutabık kalırsak, Madrid'e öyle gideceğiz. Doğrudan PKK, PYD, YPG gibi yapılara karşı açık ve net tavır almalarını istiyoruz İsveç ve Finlandiya'nın. Bu Suriye'deki PYD ile YPG ile ilişkiyi de kapsıyor” ifadelerini kullandı.

Açıklamalarında Türkiye-ABD ilişkilerine de değinen Kalın, şöyle konuştu:

“Suriye'de ABD'nin izlediği PYD, YPG, PKK'ya destek vermekle Suriye'ye barış istikrar mı geldi? Tabii ki NATO müttefiki iki ülke olarak ulusal çıkarlarımız temelinde devam etmek arzusundayız. İyi yürüyen konular var. Ticari meseleler, F-16 konular var. Anlaşamadığımız FETÖ, S-400, PYD meselesi gibi meseleler var. Türkiye karşı zaman zaman siyasi blokaj, adı konulmamış ambargoları da biliyoruz. Suriye'de bize dönük açık yakın tehdit var. Sınırımızı korumak zorundayız. DEAŞ'ı bertaraf ettik, sınırlarımızdan uzaklaştırdık. Bu bizim kontrol altımızda olan bölgeleri güvence altına almak zorundayız. En az 6-7 milyon Suriyeli bizim sağladığımız güvence ile orada duruyor. İdlib'de sıkışmış Suriyeliler var. 200-300 bin insan konserve gibi dipdibe yaşıyor. Türk askeri İdlib'de güvenliği sağlamasa bu insanların gideceği yer yok, bu yeni bir göç dalgası demek. Şuan ABD, Rusya da PYD ve YPG'yi kullanmak için elinden gelen herşeyi yapıyorlar. Onlar da sıkıştığı zaman ABD ve Rusya ile iş tutuyor. Fırat'ın batısını Rusya, doğusunu ABD'ye bıraktılar. Şimdi bunu Cumhurbaşkanımız sayın Putin'e de söylüyor. Biz Ruslar'la Telrıfat ve Münbiç için 'Buradan PYD YPG'yi çıkaracaksınız' dedik.”

“ABD sadece bizimle sorun yaşamıyor”

Kalın, ABD’nin sadece Türkiye ile sorun yaşamadığını kaydederek, “Körfez ülkeleriyle, Orta Asya, Rusya, Çin'le inişli çıkışlı ilişkilerine bakın. Biz Türkiye açısından baktığımızda daha seçici davranıyoruz. Türkiye'nin ulusal çıkarlarında anlaşabilirsek birlikte yol yürürüz. Anlaşamıyorsak kendi yolumuza devam ederiz. Artık stratejik ortaklık yok araçsal bir ilişki diyenler de oldu. NATO da stratejik ortaklık noktasında attığımız adımlar var. Ama Suriye'de bunun böyle olmadığını ABD politikalarında görüyoruz. Bu sıfır toplamlı bir değil. Bazen en yakın dost dediğiniz ülkeyle yeri geliyor ihtilaf ediyorsunuz” ifadelerini kullandı.

"Karara saygı duymak zorundayız"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın Suudi Arabistan’la normalleşen ilişkilere yönelik bir soruya ise, "Suudi Arabistan'la Kaşıkçı cinayetine kadar çok ciddi sorunlarımız yoktu. Bir iki yerde görüş ayrılıklarımız vardı. Kaşıkçı cinayeti büyük bir travma yarattı. Ülkemizde bu şekilde yapılmış olması. Türkiye o dönemde üzerine düşeni fazlası ile yaptığını düşünüyorum. Duyurulması ve dünyada gündem olması. Neticede mahkemenin verdiği karara hukuken saygı duymak zorundayız. Siyaseten ve vicdanen yeterli bulmayabilirsiniz" yanıtını verdi.