RSF ve DİSK Basın İş’ten RTÜK’e Lisans Tepkisi

RTÜK’ün Amerika’nın Sesi (VOA), Deutsche Welle Euronews’ün Türkçe sitelerine lisans başvurusu yapma şartı getirmesi Türkiye’de basın örgütlerinin de tepkisini çekti

RSF ve DİSK Basın İş’ten RTÜK’e Lisans Tepkisi
Hilmi Hacaloğlu

Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) önceki gün merkezi Washington’da bulunan VOA, merkezi Berlin’de bulunan Deutsche Welle ve merkezi Lyon’da bulunan Euronews’ün Türkçe sitelerine lisans başvurusu yapma şartı getirmesi Türkiye’de basın örgütlerinin de tepkisini çekiyor.

Üst kurul, iki gün önce aldığı kararının RTÜK internet sitesinde yayınlanmasından sonra geçecek 72 saat içinde lisans başvurusu olmaması halinde hukuki sürecin başlatılacağını duyurmuştu.


Faruk Eren: ‘‘Bu gelişmeler zaten büyük kıskaç altındaki basın ve ifade özgürlüğünün alanını daha da daraltacak’’


DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, RTÜK’ün Türkiye’de yayın yapan yabancı kuruluşlara lisans almaları için süre vermesinin iktidarın basın üzerindeki baskılarının yeni bir aşaması olduğunu söyledi.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan DİSK Basın İş Genel Başkanı, ‘‘RTÜK, sadece bu kuruluşları değil, Türkiye’deki diğer internet sitelerini de denetimi altına almak isteyecektir. Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesinde yer alan ‘milli ve manevi değerlere uygun yayıncılık’ talimatının hemen ardından bu kararın gelmesi gazeteciler arasında endişe de yarattı. Genelgeyle ne olduğu tartışmalı, muğlak ‘milli ve manevi değerlere uygun yayıncılık’ için kurumlar göreve çağırılmıştı. Gazeteciliği ‘denetleyecek’ kurumların isimlerinin de yer almadığı genelgeyi gerekçe göstererek herhangi bir mülki amir bile istemediği yayınlara müdahale edebilir. Tüm bu gelişmeler zaten büyük kıskaç altındaki basın ve ifade özgürlüğünün alanını daha da daraltacak. Özellikle seçimlerin konuşulduğu bu süreçte, iktidara biat etmeyen yayın organlarına baskının artması endişesi içindeyiz’’ dedi.


Önderoğlu: ‘‘2023 Seçimleri öncesine de denk gelen bu girişim bizim için endişe konusu’’


Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi ve Bianet Medya Özgürlüğü Raportörü Erol Önderoğlu uluslararası medya kuruluşlarının isteğe bağlı dijital hizmet sağlayıcıları gibi değerlendirilmesinin “vahim sakatlık” olarak değerlendirdi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Önderoğlu, ‘‘RTÜK’ün siyasete hizmet eden taraflı kararları olmasaydı VOA Türkçe, DW ve Euronews’dan lisans başvurusu talep etmesi sıradan bir işlem olarak karşılanabilirdi. 2023 seçimleri öncesine de denk gelen bu girişim bizim için endişe konusu. RTÜK’ün son beş yıldır, daha bir göze batan eleştirel kanallara dönük politik müdahalelerinin bu kez, bağımsız gazetecilik açısından son yıllarda etkisini artırmış uluslararası haber mecralarını hedef alma ihtimali temel kaygımızdır. Bu arada, Exxen, Blutv, Gain, Puhu TV gibi abone bazlı veya paralı dijital platformlar olarak ele alınamayacak bu medya kuruluşlarının “isteğe bağlı dijital hizmet sağlayıcıları” olarak işleme davet edilmesini vahim bir sakatlık olarak değerlendiriyoruz. Bu bakış açısı sorunlu olduğu kadar sürecin ne denli telaşla ve özensiz idare edildiğinin de göstergesidir’’ diye konuştu.


Deva Partili Yeneroğlu: ‘‘Karara konu olan yönetmelik hukuka aykırı’’


RTÜK’ün uluslararası medya kuruluşları hakkındaki lisans kararına bir tepki de siyaset dünyasından geldi. Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hukuk ve Adalet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, üst kurumun iktidarın güdümüyle yayın durdurma ve para cezalarıyla televizyon ve radyoları kontrol altına aldığı gibi internetten yayın yapan haber sitelerini de kontrolü altına almak istediğini söyledi.

Yeneroğlu, ‘‘Radyo ve televizyonda yer almayan birçok habere artık internetten ulaşabildiğimiz düşünüldüğünde yapılmak istenen müdahalenin ne kadar ciddi olduğu açıktır. İnternetten yayın yapan haber sitelerinin çerçevesi RTÜK tarafından belirlenecek şekilde, izin sistemine bağlayan ve denetimin içeriğini RTÜK ilkeleri kapsamında genişleten yasal düzenleme ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan belirsiz ve ölçüsüz hükümlerin yer aldığı yönetmelik hukuka aykırıdır. Yasa değişikliği ve yönetmelik düzenlemeleri Türkiye’de zaten zayıflamış olan basın özgürlüğüne internet denetlemeleri üzerinden de ölümcül bir darbe vuracaktır’’ dedi.

Hilmi Hacaloğlu