Rusya ve Ukrayna Antalya'da Uzlaşamadı

Antalya’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ev sahipliğinde, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitro Kuleba arasındaki görüşmeden sivilleri tahliye etme amacıyla ateşkes için de uzlaşma sağlanmadı

Rusya ve Ukrayna Antalya'da Uzlaşamadı

Antalya’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ev sahipliğinde, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitro Kuleba arasındaki görüşmeden sivilleri tahliye etme amacıyla ateşkes için de uzlaşma sağlanmadı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodomir Zelenski ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği müzakereler sonrasında bugün ikinci Antalya Diplomasi Forumu düzenlendi. Forum kapsamında Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve savaş ile ilgili en üst düzey müzakere yapıldı. Ancak bir buçuk saatlik üçlü müzakere sonuçsuz kaldı ve insani koridorlar açılması için ateşkes ilan edilmesi yönünde dahi adım atılmadı.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Sayın Kuleba ateşkes konusunda mutabakata varamadık demiş ama bizim zaten böyle bir hedefimiz yoktu. Bizim zaten taleplerimiz belliydi. Ateşkes ve insani koridor talepleriyle Ukrayna yönetimi algı oluşturuyor” sözleriyle ateşkes konusunda adım atmayacakları mesajını verdi. Bu durum, Türkiye’nin de Ukrayna’nın doğusunda mahsur kalan Türk vatandaşları açısından da ateşkes sağlanması yönündeki beklentisini boşa çıkardı. Türkiye tarafı en az 24, hatta 48 saatlik ateşkes sağlanabileceği görüşündeydi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, Antalya’da özellikle siviller için insani koridor açılması konusunda uzlaşma sağlayabileceklerini düşündüklerini belirtti, Rusya’nın ise masaya çözüm için gelmediğini söyledi. “Lavrov’un talepleri teslimiyet listesi. Kendisi dinleme amacıyla gelmiş” diyen Kuleba, “Ateşkes konusunda ilerleme yok. Tahliyeler konusunda Lavrov taahhüt vermedi. Yine de ilgili yetkililerle bu konuyla ilgili konuşacağını belirtti” ifadelerini kullandı.

Lavrov Rusya’nın “işgalci” olmadığını savundu, savaş mesajı verdi

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Mariupol’da doğum hastanesine saldırı konusunda Ukrayna’yı sivilleri canlı kalkan olarak kullanmak ile suçlayarak, o hastane binasında silahlı birlik bulunduğunu öne sürdü.

Lavrov, Birleşmiş Milletler’e Mariupol'daki bombalanan doğum hastanesinde aşırı sağcı Azak taburu tarafından karargah kurulduğuna dair kanıt sunulduğunu söyleyerek, pek çok hamile ve yeni doğum yapmış kadın görüntüleriyle birlikte uluslararası kamuoyuna yansıyan hastane bombardımanını savundu.

Lavrov, Mariupol başta olmak üzere Ukrayna’nın sivilleri tahliye etmek amacıyla talep ettiği insani koridorlar açılması ve ateşkes sağlanması konusunda, “Rusya burada ölüm kalım savaşı veriyor. Dünyadaki coğrafi haritasında hak ettiği şekilde yer almak üzere mücadele ediyor” sözleriyle ateşkes yerine savaş mesajı verdi.

Lavrov, üçlü görüşme sonrasında yaklaşık bir saat süreyle uluslararası medya mensuplarının yönelttiği soruları da yanıtlayarak, Rusya’nın “işgalci olmadığı” görüşü ekseninde açıklamalar yaptı ve ABD’yle İngiltere başta olmak üzere Batı ülkelerini suçladı.

Belarus’taki müzakere masasında insani koridorlar açılması yönünde görüşme yapılabileceğini kaydeden Lavrov'un Antalya’da sadece “Ukrayna’nın silahsız ve tarafsız bir ülke olması” vurgusuyla Rusya’nın taleplerini yinelediği görüldü.

Batı ülkelerinin Ukrayna’da faşizan yönetim kurulmasına destek verdiği suçlamalarını da yineleyen Lavrov, savaştan dolayı Rusya’da da halkın ekonomik zorluk yaşadığıyla ilgili soru üzerine “Ukrayna’ya silah temin edenler bunun tehlikesini anlamalı. Sorumlu olduklarını unutmamaları lazım. Ukrayna’nın tarafsız bir ülke olmasını istiyoruz. Rusya'nın güvenliğini düşünüyoruz. Ukrayna’da yeni Nazi hükümeti kurulmasını istemiyoruz. Rusya halkı bir takım zorluklar yaşayabilir ama tarihimiz boyunca zorluklar yaşadık” karşılığını verdi.

“Ukrayna bizi tehdit ediyordu, diğer ülkelere saldırmayacağız”

Rusya Dışişleri Bakanı, nükleer silahlar kullanılacağı endişesiyle ilgili soru üzerine “Buna inanmıyorum, inanmak istemiyorum” yanıtını verdi. Ancak Lavrov, nükleer savaş ihtimaliyle ilgili “NATO Genel Sekreteri Stoltenberg çok bağımsız davranıyor. Üye ülkelerden izin aldığını düşünmüyorum. Başkan Biden, yaptırımlara alternatif olarak tek yolun 3. Dünya Savaşı olduğunu söyledi. Demekki onlarda böyle bir düşünce var. (Sigmund) Freud’un ifadesiyle ‘Herkes kendi içindekini yansıtır.’ Bize bunu hatırlatıyor” dedi.

Ukrayna’nın NATO üyeliği ihtimalini kesinlikle kabul etmeyecekleri mesajını da yineleyen Lavrov, “Ukrayna bizim güvenliğimizi tehdit ediyordu. Bu operasyon planlandı. Ancak diğer ülkelere saldırmayacağız. Biz Ukrayna’ya da saldırmadık, kendimizi koruyoruz” açıklaması yaptı.

Bu sözleriyle birlikte Lavrov, Rusya’nın Avrupa’nın doğusundaki diğer ülkelere yönelik askeri operasyonlar gerçekleştirebileceği yönündeki sorulara karşılık bu iddiayı reddetti.

“Biz Ukrayna’nın tarafsız bir ülke olmasını istiyoruz. NATO’nun genişlemesine karşı çıkarak hiçbir şekilde Ukrayna’nın güvenliğini sağlamasına karşı çıkmıyoruz” diyen Lavrov'un Ukrayna’nın askerden arındırılmış bir bölge olması halinde güvenliği için taahhütte bulunabileceklerini söylemesi de dikkat çekti.

Lavrov, Ukrayna’daki Zelenski hükümeti hakkında “Nazi hükümeti” tanımlamasını ve askeri biyolojik silah üretildiği iddialarını yineleyerek, “Ukrayna’da yönetim değişikliği sağlanıncaya kadar Rusya’nın kendi güvenliğini sağlamak amacıyla” hareket edeceğini ifade etti.

Lavrov, Ukrayna’ya nükleer füze yerleştirileceği iddiasına tekrarlayarak, “NATO, 'Nereye füze yerleştireceğimize biz karar veririz' dedi. Bu yüzden biz kesinlikle Ukrayna'daki tutumumuzu, davranışlarımızı aklamak, anlatmak zorunda değiliz. NATO'lu ya da NATO'suz Ukrayna'nın militarize edilmesini kabul edemeyiz. Ukrayna'da neo-Nazi bir devlet kurulmasına müsaade edemeyiz. BM'nin temsilcileri böyle bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi. ABD'li yetkililer bunu çok gizli bir şekilde yürüttü” diye konuştu.

Lavrov, "Ukrayna’da silah temin edenler bunun tehlikesini anlamalı. Sorumlu olduklarını unutmamaları lazım. Ukrayna’nın tarafsız bir ülke olmasını istiyoruz. Rusya'nın güvenliğini düşünüyoruz. Ukrayna’da neo-Nazi hükümeti kurulmasını istemiyoruz. Rusya halkı bir takım zorluklar yaşayabilir ama tarihimiz boyunca zorluklar yaşadık” dedi. Lavrov, “2019’dan yılından bugüne Ukrayna’dan taleplerine yanıt alamadıkları gerekçesiyle Rusya’nın güvenliğini sağlamak için askeri müdahaleye giriştiği” yönündeki görüşlerini sıkça ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Putin, Zelenski ile görüşmekten kaçınmıyor. Sadece bu temasların laf olsun diye gerçekleşmesini istemiyoruz” diyerek bunu Kuleba’yla görüştüklerini kaydetti.

“Petrol ve gazı silah olarak görmüyoruz”

Rusya Dışişleri Bakanı, “Biz bu konuyu Batılı meslektaşlarımız açısından vicdanlarına bırakıyoruz. Biz asla petrol ve gazı silah olarak görmüyoruz. Ukraynalılar geçtiğimiz yıl da Avrupa'ya gönderdiğimiz transit gazı çaldı. Avrupa buna tavır almadı ama ‘Rusya gazı silah olarak kullanıyor’ denildi. Ukrayna'yla ilgili her şey ‘Rusya'yı nasıl daha fazla kontrol altına alabiliriz’ yaklaşımıyla yapılıyor. Her türlü yaptırımı uyguladılar. Ama dediler ki, ‘Petrol ve gazı almaya devam edeceğiz. Üşürüz, soğuk olur.’ Enerji alanını ilgili bakanımız yönlendiriyor. Almak istiyorlarsa alsınlar, almak istemiyorlarsa kendileri bilir. Bizim bu konuda her zaman pazara sürecek malımız ve başka alıcılarımız olacaktır. Avrupa eğer başka doğalgaz varsa alıp kullanabilir” dedi.

Lavrov ayrıca, “Yaptırımlar konusunu öyle bir çözeceğiz ki Batılılar'a asla bağımlı olmayacağız. Öyle tedbirler alacağız ki benzer duruma bir daha düşmeyeceğiz” ifadesini kullandı.

Rusya’nın kontrolundaki Kırım’da kaçırılan insanlar olduğuyla ilgili soru üzerine, Lavrov bu iddiaları Ukrayna’nın uydurduğunu ileri sürerek, Yerel Kültür Müzesi Müdürü olan ve kaçırıldığı belirtilen Leyla İbrahimova ismini ise ilk kez duyduğunu kaydetti.

Ukrayna tarafı hayal kırıklığını vurguladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitro Kuleba ise, Rus mevkidaşına kıyasla çok daha kısa süren basın toplantısında, Antalya’da bugün Lavrov ile görüşmesinde hayal kırıklığı yaşadığı yönünde mesajlar verdi.

Kuleba, “Rusya-Ukrayna arasındaki ilk temas oldu. Hem kolay hem zor bir görüşme oldu. Zordu çünkü ben de aslında elimden gelenin en iyisini yaptım. Diplomatik bir çözüm bulmaya çalıştım. Mariupol'de bildiğiniz gibi havadan bombalamalar oluyor. Bölgeler ateş altında. Ben buraya nasıl bir amaçla geldim? Toplantı insani bir koridorun açılması için gerçekleşti. Ancak maalesef Lavrov bu konuda bir taahhüt veremedi. Böyle bir konumda değildi” açıklaması yaptı.

Ateşkes konusunda kesinlikle ilerleme kaydedilemediğini vurgulayan Kuleba, “Çabalarımızı sürdüreceğiz. Ülkedeki insani sorunların çözülmesi için çabalarımız sürecek. Bu formatta yine görüşmeler yapabiliriz eğer çözüm söz konusu olursa. Ukrayna'daki savaşın bitirilmesi için ben bu görüşmelere devam edeceğim, sivillerin acısına son vermek için devam edeceğim” dedi.

“Rus ordusunun yapabileceği en güzel şey çekilmesi”

“Bugün yapmak istediğim son şey, umudu yok etmek” diyen Kuleba, nükleer bir felaket ihtimalini de işaret ederek, “Rus ordusunun ülkemizde öldürdüğü birçok kişi var. Bakan Lavrov ile bunu paylaştım. Rus ordusu girmeden önce nükleer santrallerimiz çalışıyordu. Hiçbir sıkıntı yaşamıyorduk. Daha önce santrallerde hiçbir kural ihlali de yaşanmadı. Rus ordusunun yapabileceği en güzel şey çekilmesidir, nükleer santrallerden uzaklaşmasıdır” ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu: “Bir görüşmeden mucizeler beklenmemeli”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Türkiye'nin arabuluculuğu ile Antalya Diplomasi Forumu (ADF) sırasında Rusya-Ukrayna-Türkiye üçlü dışişleri bakanları toplantısı için “Bir görüşmeden mucizeler beklenmemeli. Bu toplantı bir başlangıç. Türkiye olarak sürdüreceğiz. Amacımız barışın sağlanması” dedi.

Görüşmede Türkiye’nin beklentisi sivilleri tahliye etme meselesini ele aldıklarını işaret eden Çavuşoğlu, "Tabii bunun için sürdürülebilir bir ateşkese ihtiyaç var. Sürdürülebilir bir ateşkesin tesis edilmesine kadar da insani ateşkesin sahada da işlemesi gerekiyor. Özellikle insani koridorların hiçbir engelle karşılaşmadan açık tutulması gerektiğini bir kez daha vurguladık” açıklamasında bulundu.

Liderler düzeyinde görüşme konusunda Çavuşoğlu, “Ukrayna tarafı Sayın Zelenski'nin böyle bir toplantıya hazır olduğunu, Lavrov da Sayın Putin'in prensip olarak buna karşı olmadığını bugünkü toplantıda söyledi” bilgisini aktardı.

Çavuşoğlu, devam eden savaş ve çatışmalar nedeniyle kolay bir görüşme olmadığını da vurgulayarak, “Elbette bu şartlarda bu toplantı gerçekleşti ama tüm zorluklara rağmen son derece medeni bir toplantının gerçekleştiğini söyleyebilirim. Elbette taraflar kendi pozisyonunu savundu, düşüncelerini medeni bir şekilde savundu” tespitini yaptı.

Barış anlaşması üzerineyse Çavuşoğlu, “Rusya’yla Ukrayna arasında tarafsızlık dahil birçok müzakere ettikleri unsurlar var ve kapsamlı bir barış antlaşması imzalanması da masada. Böyle bir durumda Ukrayna'nın bazı ülkelerin garantör olarak burada olmasını istediğini biliyorsunuz. Bunlardan biri de Türkiye’dir. Bugün ikili yaptığımız görüşmede de Kuleba bunu bir kere daha teyit etmiştir” diye konuştu.